Dipnot.3 Hipnoz konusu

06 Şubat 2010

Fringe dizisini izleyen var mı bilmiyorum. Bu dizi X-files’ın yeni bir versiyonuna benzer, arada ilginç konular bulabiliyorlar 🙂
Bu haftaki konusunda, otuz yıl önce yapılan bazı askeri deneyler sebebiyle çevrede yaşayan insanlar mutasyona uğramışlar, bir diğer değişle deforme olmuşlar! Projeyi yöneten bilim adamının bizzat kızı ve eşi de bunların arasındaymış. Bu durumdan fevkalade sorumluk hisseden adam, belli bir alan dahilinde, bakanların göz frekansını değiştirecek bir makina yapmış. Böylece köyde yaşayan deforme olmuş (ucubeler) insanlar (ikibin kişi), bu alan içinde kaldıkları takdirde dışardan bakanlara norml görünüyorlarmış!

İşte hipnoz da böyle bir şey, ve onun birincil aracı “lisan”… Önceki yazımızda sihirli formulümüzün “kendini hipnoza kapatmak” olduğundan bahsetmiştik. Hipnozu aynen bu dizideki gibi belli bir alana yayın yapan frekans gibi düşünebiliriz.

Hangi lisanı konuşuyor, dinliyorsanız, onun için ayarlanmış hipnoz frekansına dahil oluyorsunuz 🙂 Çok sayıda lisan bilen, sürekli ülke ve yer değiştiren biri, ara sıra hapisane duvarlarının çöktüğüne şahit olabilir belki 🙂
Tabi tek belirleyici lisan değil, başka unsurların da olabileceğini tahmin ediyorum (Yeri geldiğinde onlardan da bahsederiz herhalde). Bu arada eğer dikkatinizi doğaya çevirir ve yeterli süre orada tutabilirseniz bu kez de onların frekansına dahil olma olasılığınız artıyor.

Saramago’nun “Körlük” kitabı da bu konuda oldukça aydınlatıcıdır, okumayanlara öneririm.

3 Yorum

  • Sibel 10 Şubat 2010, 12:24

    “Peki bu hipnozu neden ve ne amacla yapiyoruz kendimize ve cevremize? Dunyadaki fiziksel yasamimizi kolaylastirmak icin mi mesela? Yada neden?”
    Bu sorunun cevabını Eski/Yeni dünya yazı dizisinde açıklamaya çalıştım, tatminkar değil mi sence?
    Kısaca söylemek gerekirse mesele kendi yerküremiz, ay ve diğer yakın gök cisimlerinin gelişmesi ve beslenmesi, insanın bu sistem içindeki yeri bellidir!

  • ismail 10 Şubat 2010, 11:42

    Kollektif hipnoz (propaganda vb) yillardir kullanilan bir yontem. Hitler Almanyasinda cok bilincli bir sekilde kullanilmistir mesela (uniformalar, sembollar, marslar, sloganlar vb). Bunun birde spirituel boyutu var elbette, perceive (algiladigimiz) hersey esasinda bir illizyon ve bizler bu ilizyonu gercek gibi algiladigimiz bunu birde sonraki kusaklara ve cevremizdeki insanlara recetelendiriyoruz. Bunun disinda dusunenleri psikotik, akil hastasi, falan filan diye yargiliyoruz. Bunun icin cok zorlanmaya gerek yok halusinasyon olusturan bir cok bitki ve dahi kimyasal madde etrafimizda tonca (tatar nanesi, akasya, magic mushrooms, Ayahusca, LSD vb) bunlari yada bazi diger benzer ajanlari denemis olanlar cok farkli bir dunya algilamaya baslarlar. Peki bu hipnozu neden ve ne amacla yapiyoruz kendimize ve cevremize? Dunyadaki fiziksel yasamimizi kolaylastirmak icin mi mesela? Yada neden? Yada boyle sinirli olmak belkide bazi zamanlar icin gerekliydi ve belkide artik bu gereklilik miladini doldurdu. Denizden havaya dogru balik sicramasi zamani geldi hepimiz icin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir