Birleşim Noktası

05 Şubat 2009

Farkındalıkla ilgili konuştuğumuz gerçekleri nesnel bir dünya olmadığı, sadece görücülerin Kartal’ın yayılımları dediği erke alanları evreni olduğu şeklinde özetledi. İnsanların, Kartal’ın yayılımlarından meydana geldiğini ve esasında parlak erke balonları olduğu; her birimizin bu yayılımların ufak bir parçasını kapsayan bir kozayla sarmalandığını söyledi. Farkındalık, koza dışındaki yayılımların, kozamızın içindekilere uyguladığı devamlı baskı sayesinde oluşuyor ve kozamızın içindeki yayılımlar kendilerine uyan dışarıdaki yayılımlarla birleştiğinde, algıyı genişletiyordu. Sonraki gerçek, algının her birimizin içinde, içsel ve dışsal yayılımları seçip birleştirmekle görevli bi birleşim noktası olduğudur. Dünya olarak algıladığımız bu belirli birleştirme, birleşim noktamızın kozamızdaki belirgin yerinin eseridir.

Yaşayan her canlıda olan birleşim noktası, vurgulanacak yayılımları seçer. Görücüler, diğer hisseden varlıkların aynı dünya görüşünü paylaşıp paylaşmadığını birleşim noktalarının seçtiği yayılımların aynı olup olmadığını görme yoluyla görür.

Nagualın vuruşunun büyük önemi vardır çünkü o noktayı oynatır, yerini değiştirir. Bazen orada devamlı bir yarık yaratır. Birleşim noktası tamamen yerinden çıkar ve farkındalık fazlasıyla değişime uğrar. Ama daha da önemlisi, bu noktanın kendi kendine oynatılabileceğinin ayırdına varılıp farkındalıkla ilgili gerçeklerin tam anlaşılmasıdır. Bahtsızlık şu ki, insanlar ihmalden kaybeder. Kendi olanakları hakkında bi şey bilmezler.”DJ

CC, bir kimsenin bu değişikliği kendi içinde nasıl başaracağını sorar DJ ye.

“Yeni görücüler, bu tekniğin idrak olduğunu söylerler. Onlar, öncelikle bi kimse, algıladığımız dünyanın birleşim noktasının kozanın belirli bi yerde durması sonucu olduğunun farkına varmalıdır derler.( Dünyanın olması). Bu anlaşıldığında, birleşim noktası yeni alışkanlıkları takiben kendiliğinden oynar. İnsanın birleşim noktası, Kartalın buyruğuyla kozada belirli bi alan etrafında görünür. Ama kesin nokta alışkanlıkla, tekrar edilen eylemlerle belirlenir. Önce orada yer alabileceğini öğreniriz ve sonra orada olmasını buyururuz. Buyruğumuz Kartalın buyruğu olur, nokta o yerde sabitlenir.

Birleşim noktasının kaymasının çeşitleri var mı?

Bunun için ilk önce birleşim noktasının nereye doğru yer değiştirdiğini ve etkilerini bilmemiz gerekir. DJ iki tür yer değiştirmeden bahsetmektedir. “Biri, ışıltılı kürenin yüzeyinde ya da içindeki bir konuma yer değiştirmesi – buna birleşim noktasının kayması” adını veriyor ikincisi ise “ışıltılı kürenin dışındaki bir noktaya yer değiştirme – buna da birleşim noktasının devinimi” olarak adlandırıyor.

İlki, yani birleşim noktasının kaymasının “yolunu açtığı dünyalar ne denli garip, şaşırtıcı ya da inanılmaz olurlarsa olsunlar, insanın etkinlik alanı içindeki dünyalardır.” İkincisi, yani birleşim noktasının devinimleri “insan aleminin ötesindeki erke lifleriyle ilgilidirler. Böyle lifleri algılamak, idrakin ötesinde, içinde insan soyunun izi bulunmayan, anlaşılmaz dünyaların yolunu açar.”

7 Yorum

  • Sibel 08 Şubat 2009, 15:27

    Bu arada Kaydırmak ile Aydırmak arasındaki L Mesafesi=1
    (L. mesafesi için bakınız: http://sibelatasoy.com/?p=820 )

    Hatta K-aydırmak= Kozmik Aydırma
    :)))

  • Sibel 08 Şubat 2009, 12:21

    Konuya dikkatimizi çektiğin için çok memnunum Ak, gerçekten de hayati öneme sahip bizler için.
    Ve bu kavramı kuantum felsefesi düzeyinde:
    http://sibelatasoy.com/?p=854 ve hatta ilaveten Jung’un çözümlemeleri ile ortak bir anlayışta çözümlersek, gün geçtiğinde tekrar unutma riskimiz azalacak diye umud ediyorum.

  • Aki 07 Şubat 2009, 23:12

    Her ne kadar “yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan” durumuna düşülecekse de alışkanlıkların yer değiştiren birleşim noktasından kaynaklandığını düşünüyorum.
    Birleşim noktası hayatı ve/veya dünyayı algılamamızı belirlediğine göre bu eylemi a priori olarak tanımlayabileceğimizi, alışkanlıklarımızın ise bu algılarımız neticesinde oluşan eylemler olduğu görüşündeyim. Yani algıladığımız dünyanın birleşim noktasının kozanın belirli bir yerde durması sonucu olduğunun farkına varıldığında (dünyanın olması / oldurulması) bu yeni dünyanın gerçekliğine uygun yeni alışkanlıklar da yavaş yavaş oluşmaya başlar.
    Birleşim noktasının kaymasına neden olan şey ise bir şekilde biriktirdiğimiz veya artırdığımız enerjimiz ile ilgilidir. Eğer bir erk avcısı olabilir ve enerjimizi artırabilirsek birleşim noktamızı da kendi başımıza kaydırabilir ve en önemlisi orda sabitliyebiliriz. Bunun dışında kaydırma bir başkasının yardımı / zorlaması ile veya sanrılandırıcı bitkilerle de yapılabilir ancak o durumda yeterli erk olmadığından sabitlenemiyeceği için bir süre sonra yine eski yerine gelecektir.
    Birleşim noktası kayma çeşitlerini biraz daha kolay anlamak için şu metaforları kullanabiliriz;
    Bir dürbünü farkılı mesafeleri görmek için odaklamak birleşim noktasının kaymasına benzetebiliriz, burda görülen dünyalar ne kadar garip olursa olsun insanın etkinlik alanı içindedirler.
    X-Ray, İnfrared veya güçlü bir elektron mikroskobu gibi görüntüleme sistemleri ile baktığımzda ise, bunu birleşim noktasının devinimi olarak anlayabiliriz, çünki bu şekilde gözlemlenen anlaşılmaz dünyalardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir