Beyond the game
Yaşayanın Anıları / 11 Şubat 2012

Biz zaten geçmişte yaşıyoruz. Yani hücrelerimiz anda yaşıyor olabilirler (bilmiyorum) ama bilinçli kendimiz, ben olgusu, her zaman olayın biraz gerisindedir. Bence farkındalık denen şey de basitçe olayın ne kadar gerisinde olduğunun ölçüsüdür. (sa) Hep oyun’la ilgili saptamalar yapıyorsun, what about beyond the game?… (Yaşayan, namı diğer beyond sa) O beni aşar, bilmediğim şeyler konusunda ne diyebilirim ki? …(sa) Bi şey demek için çok erken ama deneyimlemek için perfect time!.. (Yaşayan, namı diğer beyond sa) Ne yapmam lazım?..(sa) Karar. Sadece seçim yap. De ki; istediğim zaman oyunların ötesine giderim,istersem oyunun istediğim bi aşamasına dönerim..Do it now! Or sometime, when ever you wish!..(Yaşayan, namı diğer beyond sa) Haklısın.. sa Onaylamana ihtiyaç yok. Just do it! Çok heyecanlıyım. Ölümden daha zor bu! Fakat Nereye kadar? Kararımı verdim.  istediğim zaman oyunların ötesine giderim,istersem oyunun istediğim bi aşamasına dönerim..

YENİ yeni yepisyeni
Yaşayanın Anıları , YENİ DÜNYA / 10 Şubat 2012

Geçenlerde rüya ile uyanıklık arasında bir şey gördüm, bana oldukça tuhaf gelmişti ama şimdi yeri geldi demek ki hatırladım. Başımın üstünde bir karıştan biraz daha uzun dört tane kalınca birer yaprağa benzeyen uzuv vardı. Dik durabiliyorlardı fakat buna rağmen çok yumuşak ve hareketliydiler. Kendi çevrelerinde hafifçe salınıyorlardı. İçleri daha açık renk, dışları biraz daha koyuydu. Tam hatırlamıyorum ama galiba grimsi bi renkti. Bana sanki bi çeşit radar işlevi görüyorlarmış giibi geldiler. Yine de bir başka işe de yaradıklarını hissettim (bunu şimdi anlatmayayım), sanki bi çeşit temizleme, arındırma yapabiliyorlar, pür sevgiyle (bilinçsiz) dalgalanıyorlardı. ** Her konuda doymak, alınan total zevkle alakalı, miktarla ya da zamanla ölçülemez. ** Beyaza doyduk. Zihin bile nerdeyse out of order bu beyazlıkta. Bi garip sonsuzluk hissi. Sevinç yok, hüzün yok, boşluk ve onun garip uğultusu var..dı Bugün ilk resmimi oynadım.

Sibel A.Hayatımın esansı

BAK’ a sibelA’in işlevi soruldu. Resmedecek kişinin rolünün bana söylenmemesi istendi. 24.10.2011 Ekimde yaptığım bu resim oyunu ile BAK seansında gördüğünüz gibi oldukça cesur bir soru yönelttim. Cevabın ne çıkacağıyla ilgili hiç tasalanmadım. Her BAK modere edişimdeki kadar boş ve BİLMİYORdum. Ortaya çıkan bu tablo (ki şimdiye kadar yaptıklarımın en zoru oldu, çünkü gece başlamıştım, yoruluncaya kadar devam ettim bitmedi, yatıp uyudum. Sabah uyanınca yeniden başına geçtim. Çünkü vizyon zaten bi anda belirmişti ancak benim onu anlayıp resmedecek aracım (bedenlerim) bunu ancak saatlerce süren bi çalışmayla bitirebildi. Sonuç ilk anda beni şaşırttı. Resimde beni en irkilten tavuk benzeri o şeyin ayaklarıydı. Bu ayakları her daim aynen kırmızı AY gibi irkiltici bulurdum. Ve bu simgenin en eski mitlerden gelen kaos olduğunu internetten bulduğumda şaşkınlığım iyice arttı. Bazı şeyler anlamıştım ancak itirafa, yüzeye çıkarmaya hazır değildim. Bunu Ekimden beri çekmecemde tuttum. Galiba bugün gerçekten bişeyler anlamaya başladım. İşte Sibel A. olarak geçmiş hayatımın özetle esansı: Sa, dünyaya gerçekten bakmaya başladığı yaşlarda (yedi yaşından itibaren; çünkü öncesi nasıl bakılacağının öğrenildiği daha ana karnında olan süreçtir. Çocuk dünyaya güya gelmiştir ama esas olarak halen anasındadır-ya da ona kim bakıyorsa- onun malıdır. Şu anda sebeplerini anlatmaya gerek görmediğim -çünkü sebepler vasıtadır sadece- bir durumla karşılaştı…

Yeni Dünya-Yeni Dönem
esinti , YENİ DÜNYA / 20 Ocak 2012

Üç yıl önce yazılmış bu yazı gerçekten ilginç. Gerçi o Sibelden sonra bi çok sibel geldi geçti şimdi farklı şeyler, ilaveler de yapmak mümkün, acaba sizler ne düşünecek, neler ekleyip çıkaracaksınıız frekanslar? Gurubumuz bizatihi YENİ olanla ilgilidir bu sebeple fikirleriniz hepimiz için tazeleyici olacak ve sevinçle karşılanacak 🙂 “Bildiğimiz gibi yeni bir şey öncelikle imajinasyon/hayal olarak oluşuyor, bunu en güzel ifade eden Feynnman’dır: “daha önce hiç görmediğiniz bir şey olacak, daha önce görülmüş, ele alınmış her detayı kapsayacak, o ana kadar düşünülmüş olandan farklı olacak ve daha da ötede; kesin olacak ve herhangi bir muğlaklık içermeyecek.”” (yazının bütünü için tıklayınız) te: Sibel YENI konusunda simdi ne düsünüyorsun? YENIyi bulma/görme ögrenilebilir mi? Bilim adamlarinin da yapabildilerine göre görme teknigi olmasi lazim….. sa: Ana temaya katılıyorum ancak  şimdi yazsaydım (şu anda) Castaneda kavramlarını (birleşim noktası,nagual,ikinci dikkat gibi) kullanmazdım; çünkü CC bilmeyenler için yazı yarı anlaşılır duruma düşüyor! Bu biir. İkincisi, YENİ’leri dar aralıktan geçirmeyi başaranlar için bunu ifade temek ve hatta yaşamak, özellikle 2011 den beri kolaylaştı; çünkü büyük gök cisimlerinin dizilimleri eskiyi tarumar etmeye başladılar ve yeniler bu fırsattan faydalanacaklar ve eskisi kadar darbe almayacaklar. Tabi bu geçici bi rahatlama, ne kadar sürer bilinmez. Bu frekans, üçboyutlu eski dünyamız gibi kısa…

Yaşayan’ın Anıları-8

Öncesi için Tıklayınız Az önce balkonda (anniş sigara kahve içerken) yağmuru seyrediyorduk ve birden önümüzden iki tane yeşil papağan hızla geçtiler ve “günaydın frekanslar” diye bizi selamladılar. Anniş sadece şahane bi kuş sesi duydu gerçi ama fark etmez, ikimiz de çok heyecanlandık ve bi ağızdan “heyyyyyy” diye bi çığlık attık. Hayat çok güzel. ** Anniş gece sıcak sevmediği için ısıyı azaltmış, sabah derecenin 17 ye düştüünü görünce, ah vah yaptı, evde bebek var sorumsuz davrandım diye pişmanlık duydu. O beni ara sıra anlasa da ben onun tüm hislerini ve düşüncelerini algılıyorum. Böyle hissetmesi ne tuhaf! Ne yani onun mükemmel olmasını bekleyen mi var ki! Ben onu mükemmel diye seçmedim. İnsanların pişmanlık duymaya bu derece yatkın  olmaları beni şaşırtıyor. Gerçi taşıyıcı annem o an söyleyip gereğini yapanlardan, zaten hafızası pek iyi değil sonraya bırakırsa unutacağını biliyo 🙂 Şimdi çevremizdeki her bi şeyi gıdıklıyoruz, zıplıyoruz. Hem ısındık hem enerjiyle dolduk. Harika süper, yaşadığım için çok memnunum. ** Taşıyıcı annem (ona bundan sonra SA diyeceğim, elim yoruluyo), ekteki yazıyı okuyunca bi tuhaf oldu. Uzun uzun bana baktı. Allah allaaahhh diye bişey söyledi. Niye bu kadar şaşırıyo ki bu kadın zaten bildiği şeylere, bunu anlayabilmiş değilim. Belki de şaşırmayı zevk edinmiş olabilir diye fikir…

Yaşayan’lar
esinti / 14 Ocak 2012

Az önce tam güneşin vurduğu yastığa kedi gibi kıvrılmış, onun ısısına kendimi bırakmıştım ki bana şöyle dedi: “Her biriniz bir “Yaşayan” siniz. Ölüleri rahat bırakın.” Ve bunu der demez bi bulutun ardına saklandı, sanırım bunu sizinle paylaşabilmem için bi fırsat verdi 🙂 Böylece artık ölülerle ilgili bişey düşünmeyip, okumayıp, burdan da paylaşmayacağımı ilan ediyorum. (Eğer unutursam-aradan kaçan bişey olursa lütfen beni ikaz edin  kardeşlerim). Tüm zamanlardaki ölülerimizi saygı selam ve en samimi minnetimle yolcu ediyor, bizlere kattıkları için şükranlarımı sunuyorum, hoşçakalın. Böylece Yaşayan’lar, hepiniz hoşgeldiniz, artık zamanımı(kendimi) yalnızca sizlerle paylaşacağım. Sevgi ve selamlarım, en tatlı gıdıklarımı sunuyorum. ** Çevremdeki insanlar herhalde bi kaç kez duymuştur, aynı nüfus cüzdanını kullanarak yedinci kez doğdum (sonuncusuna şahit oldunuz 20 Aralık 2011 di), belki öncekilerin bazıları için bu kadar spesifik tarih verebilemem (sanırım sonuncusu için de vermemeliydim-ilerde yaşım ortaya çıkar! hahahahahaha) ama yıllar aşağı yukarı bellidir. Çünkü öncekiyle tamamen ilgisiz bi kişilk (meslek, şehir, çevre, arkadaş,fikir,duygu vs. yani kişilik dediğimiz şeyleri oluşturan her ne varsa.) Fakat az önce salata yaparken bazı ortak yönlerimiz de olduğunu fark ettim. Örneğin ilk aklıma gelen, “Ben”dediğim bu kişilerin hepsi kendine çok güvenirdi, sonuncusu da güveniyor. Öyle ki neyine güveniyorsun diye sorduracak kadar. Ve ben’lerden birine bu soru geldiğinde,…

Yaşayan’ın Anıları-7

Öncesi için lütfen Tıklayınız Günaydınnnnn…Çok uzuuun uzuuun uyudum, rüyalarımda herhalde hepiniz ve bilmediğim diğer hepsi vardı. Bugün anniş beni oyun’la tanıştıracakmış. Adı BAK olan bi oyun. Fakat daha önce ciddi işler yapması gerekiyormuş, bu sebeple sakin sakin etrafı seyretmemi, vıdıvıdıya sonra devam edebileceğimi söyledi. Sonra da omuzlarını silkip farketmez yani aslında dedi. Nerelere gideceğimizi, oyun kelimesinin açılımını ve daha biçok şeyi merak ediyorum ama şimdilik sormadım. zaten merak edince onları hemen görebildiğimi fark ettim. sevgiler cancanlar (Yaşayan) Annişim ve bazı diğer insanlar BAK diyebi şey oynadılar.Fakat buna neden oyun diye ayrı kelime bulmuşlar anlayamadım, bu benim normal halim işte! Yani benim yaşamım aynen böyle. Bu durumda insanların yaşamla oyun’u ayrımsadıklarını anladım. Verimli bi iletişim durumuna ilk geçtiğimizde bi anniş veya babişe bunu soracağım. ** Buna bayılıyoruuum: Hadi şimdi benim Americano ya da sizde hangi şarkı çalıyorsa onun eşliğinde bizi çepeçevre sarmış yeni enerjiyi gıdıklayalım biraz. Gerçekten iki elinizle gıdıklayın onu! Dışardan havaları tırmıklıyomuş gibi görünmeyeceğiniz bi yere gidip yapın:) Sonra bana teşekkür edeceksiniz. Uyanalı ben 3 fasıl yaptım (tabi annnişle), bu arada havalara zıplamak, yerlere ,yanlara en uzanabildiğin yerlere gıdık atmak çok hoş oluyor belirteyim.mucukkss ** Yörsan…Yörsan… Yörsan Pastörize süt. İşte benim biricik lezzetim, hele de yanında Eti çifte kavrulmuş…