TENSEGRITY ve Sihirli Geçişler – Carlos Castaneda Röportaj – 1997
Carlos Castaneda / 29 Ocak 2011

“TENSEGRITY” VE SİHİRLİ GEÇİŞLER Carlos Castaneda ile Clair Baron röportajı – The New Times – Temmuz 1997 Otuz yıldan daha uzun bir süre önce, Meksika, Sonora’daki Yaqui kızılderilileri arasında saha çalışması yapan bir antropolog olarak Carlos Castaneda bir Meksikalı şaman olan don Juan Matus’la tanıştı. Önce, don Juan’dan antropolojik bilgiler aldı, ve sonra onun öğretmeni oldu. Carlos Castaneda’ya, kadim zamanlarda Meksikada yaşayan ve kendisinin de üyesi olduğu sülalenin şamanların algı dünyasını tanıttı. Carlos Castaneda don Juan ile olan çömezliğini hepsi de de çok satan olan dokuz tane kitap yazdı, Don Juan’nın Öğretileri: Yaqui Kızılderililerinin Bilgi Yöntemi idi ve 1968’de yayınlandı, ve en sonuncusu Rüya Görme Sanatı 1993’te yayınlandı. Tüm dokuz kitabın halen baskıları mevcuttur, ve en az on yedi farklı lisana çevrilmişlerdir. Yazar tarafında HarperCollins yayın evince yeni bir kitap yayınlanması planlanmaktadır, başlığı, Sihirli Geçişler: Kadim Meksika Şamanlarının Uygulamalı Bilgeliği. Burada, Carlos Castaneda okuyucularını, don Juan tarafından öğretilen bir takım bedensel hareketlerle tanıştırmaktadır. Tensegrity bu hareketlerin modern şekline verilen isimdir, birleşik Devletler, Meksika, Güney Amerika ve Avrupada verilen seminer ve çalışmalar ile ilgili son bir buçuk yılda üç adet video yayınlanmıştır. CB : Tensegrity nedir? CC : Don Juan’nın bana öğrettiği sonsuz sayıdaki şeylerden biri olan kadim Meksika’daki şamanların kullandığı,…

Kindred Spirit Dergisi – Carlos Castaneda Röportaj
Carlos Castaneda / 12 Ocak 2011

Kindred Spirit Dergisi – Carlos Castaneda Röportaj 1960’ların başında Carlos Castaneda dokuz kitabından birincisi olan “Don Juan’nın Öğretileri – Yaqui Kızılderililerin Bilgi Yöntemi” yayınladığında dünyaya derin bir darbe vurmuştur. Bu kitapta,  Sonora Meksika’daki bir Yaqui Kızılderilisinin gözetimi altındaki bir büyücü çömezi olarak, edindiği deneyimleri anlatmaktadır. UCLA’dan bir antropoloji öğrencisi olarak doktora tezi için halüsinojen kaktüs olan peyote hakkında bilgi toplarken, don Juan Matus ile karşılaştı. Kitap yayınlandığı anda Castaneda bir inanç figürü oldu. Her ne kadar çok ender olarak röportaj vermesine rağmen Castaneda bu yılın (1997 yılından bahsediliyor ÇN) Şubat ayında konuştu, ve ne söylediğinin merak ettiğinizi sanıyoruz. Castaneda’nın kitabı ‘savaşçının yolu’ görüşünü ileri sürmektedir, mükemmel yaşama, kişisel tarihi silme, ölümü danışman olarak alma ve kendi önemliliğini yok etme. Castaneda, don Juan, diğer öğretmen arkadaşları ve çömezleri ile olan etkileşimini, alayın ve eleştirinin hedefi olan ciddi bir Batı bilgininin, sosyal modelini bir tarafa bırakarak, bilinmeyenin gizeminde uyanışını açıklayarak, samimi olarak gözler önüne sermektedir. Fayda değerinin yanında, Castaneda’nın çalışması şüphesiz yazınsal bir kaliteye de sahiptir. Şiir, büyü ve güzellik ile doldurulmuştur. Dokuz kitabı da çok satar kategorisine girmiş ve tüm önemli dillere çevirileri yapılmıştır. Castaneda’nın arkadaşları, Taisha Abelar ve Florinda Donner-Grau, da don Juan ile olan deneyimlerini “Büyü Geçişi” ve “Rüyacı”…

Carlos Castaneda Röportaj – La Jornada Gazetesi
Carlos Castaneda / 05 Ocak 2011

***   Az Küfür içeriyor, rahatsız olacaksanız okumayın!   *** Carlos Castaneda Röportaj – La Jornada Gazetesi Orijinal yazı İspanyol’ca ve Arturo Garcia Hernandez tarafından yazılmıştır. “Markos? Onu tanımıyorum… Özür dilerim. Hiç tanımıyorum…” “Biz insan varlıkları olarak, hem kendimizi özgürleştirme şiddetli arzusu hem de korkusu ile birlikte yaşıyoruz” (Castaneda) Şaman, “Bizim için gerekli olan şey manyakça kendini beğenmekten vazgeçip enerji bedenimizi keşfetmektir” noktasına işaret eder. Carlos Castaneda ne ‘Markos’ ne de EZLN’yi (*) biliyor; o gazete okumuyor; bir guru veya kurtarıcı olmayı reddediyor; şefkat ve sosyal ilgi’nin kendini yenileyen bir yalan olduğunu düşünüyor; o gurulara ve tanrı tüccarlarına karşı; annesinin komünist ve kısa yazılar biri olduğunu garanti ediyor; Meksiko City’de, Cuma’dan Pazar’a kadar süren ‘Tensegrity’nin yeni yolu’ seminerinin molasında medya ile konuşurken, bir büyücü veya şaman olarak tesirli olarak bilgisini yaymanın hangi kademe ile başladığı, ve şu bu gibi meseleleri ele aldı; Cumartesi gecesi, bir saatten fazla bir süre ile ‘Don Juan’nın Öğretileri’ ve ‘Erk Öyküleri’ yazarı birçok farklı soruyu cevapladı. Sakin bir konuşma ile, sıkça şaka yaparak, her zaman muhataplarına saygılı, ihtiyatlı, çevresindeki sekiz gazetecinin soruları peş-peşe ateşlendiğinde, Castaneda bir konudan diğerine gidiyordu. Tek istediği, resim ve ses kaydının olmaması idi. Aşağıda notlardan düzenlenmiş, bu konuşmanın bir metni bulunuyor. Castaneda için,…

Carlos Castaneda ile Yemek – Benjamin Epstein / La Jornada Newspaper – 1996
Carlos Castaneda / 03 Ocak 2011

***  Küfür içeriyor, rahatsız olacaksanız okumayın!  *** Carlos Castaneda ile yemek Benjamin Epstein Özet : Carlos Castaneda’ya odaklanmak; Şöhret; Yapıtları; Sihirli Geçişler; Tensegrity üzerine tartışma; Din ve Yaşam üstüne görüşler. Modern zamanların en anlaşılmaz şahsı, Castaneda, geçenlerde Anaheim Kaliforniadaki küçük bir konferansta sürpriz bir şekilde ortaya çıktı. Gazeteci Benjamin Epstein de oradaydı. O, 20.nci yüzyılın büyücü yamağı idi. O görünmeyen adamdı, geçiciydi, fani idi: bir görünüyor, bir kayboluyordu. O, yaşayan evrenlerde zarif bir akışla yolculuk eden, bir denizcidir. Veya Carlos Castaneda’nın kendi için söylediği gibi, o bir geri zekalı, bir salak, bir osuruktur. İsa’nın ya Tanrının Oğlu ya da yaşayan en büyük yalancı olduğunu söylemiştir. Carlos Castaneda, bir inanç takipçisi olarak, tanrısallığın insanların ihtiyacı olan son şey olduğunu söyleyerek, benzer bir muammaya neden olmuştur. Eleştiriler onu tam ortadan kancaladı: Biri onu “Hediyeler taşıyan yalancı-adam … Bize gerçeği getirdiği yalanını söylüyor.” diye tanımladı. Don Juan’nın Öğretileri, kitabı yayınlandığından ve 1960’larda ve 70’lerdeki akademik fırtınadan beri, jüri onu yargıladı ve halen de yargılamaya devam ediyor. Şu ana kadar Castaneda dokuz kitap yazdı, bunları Yaqui görücüsü olan don Juan’nın doğaüstü deneyimlerine dayandırdığını iddia etmektedir. Görünmez olmak, dediğine göre savaşçının yoludur. Resminin çekilmesine ve sesinin kaydına izin vermemektedir. Ender olarak röportajlar vermektedir. 80’lerde tamamen…

Tensegrity uygulama çalışması
Carlos Castaneda , Duyuru / 27 Eylül 2010

Sık sık bana bu konuda bilgi soran mesajlar geliyor. Aşağıdaki çalışmayı bu sebeple duyurmak istiyorum. Sıfırdan başlamak için harika bir fırsat. Tensegrity Nedir ve Grup Çalışması Hakkında Bilgilendirme] Tensegrity, eski çağ Meksika şamanları tarafından ortaya çıkarılan bir takım sihirli beden hareketleridir. Bu alıştırmalara sihirli denmelerinin nedeni, onların benlik üzerinde arzulanan sonuçlara yol açmalarındaki etkililikleridir. Canlı varlıkların yaptıkları her şey ve başlarına gelen her şey, onların enerji ya da kişisel erk düzeyine bağlıdır. Gündelik yaşamdaki bütün girişimlerimiz için enerjiye gereksiniriz. Kendimizde gerçekleştirmek istediğimiz bir değişim-dönüşüm çabası başarısızlıkla sonuçlanıyorsa bunun tek nedeni, bunun için gereken enerjiye sahip olmamamızdır. İşin daha da tuhaf yanı şudur ki, aslında gerek duyduğumuz bu enerjiye sahibizdir, ancak bu enerji bizim için ulaşılamazdır. Bu enerjiler , doğduğumuz andan itibaren almış olduğumuz yoğun toplumsal eğitim nedeniyle edinmiş olduğumuz alışkanlıklar ve rutinlerin sürdürülebilmesi için kullanılmaktadırlar. Şamanların bakış açısından bakıldığında bizim istediğimiz zaman ve şekilde kullanamadığımız enerjiye sahip olmamız, o enerjiye sahip olmamamızla aynı şeydir. Bu tıpkı kapağını açacak gerekli donanıma sahip olmadığımız için kullanamadığımız bir tanker suyla çölde kalmaya benzer. Orada bir tanker dolusu su vardır ama susuzluktan ölüyoruzdur. Tensegrity’nin onu uygulayanlar üzerindeki direkt etkisi, enerjiyi yeniden yönlendirerek uygulayıcılar için onu erişilebilir hale getirmesidir. Böylelikle uygulayıcılar, süreç içerisinde enerjisel olarak kapasitelerinin tamamını…

Tensegrity
Carlos Castaneda / 23 Şubat 2009

“Tensegrity”, “tension“ (gerilim) ve “integrity” (bütünsellik) kelimelerinden oluşmuş, mimariden esinlenen bir terimdir. Birbirlerine devamlı şekilde gerilim uygulayan bir grup parçayla, birbirlerini sıkıştıran diğer bir grup malzemenin bir arada kullanılarak meydana getirdiği iskelet yapılardır. Bu yapı insan bedenini tarif etmektedir. 5000 yıla varan Toltek geleneğinin Carlos Castaneda tarafından günümüze uyarlanmış modern bir versiyonudur. Vücudun tendon ve kaslarını gerip gevşetmesinin mükemmel bir örneği olan bu devinimler, germe ve sıkıştırma prensiplerini kullanan, mimari yapıların iskelet niteliklerine verilen isimdir. Birçok antrenman sistemi vücudun yüzeyindeki görünen kas gruplarını çalıştıracak şekilde tasarlanmışlardır. Tensegrity ise tendon ve kaslardaki gerginliği vücudun derinlerine etki edecek şekilde germe ve gevşetmesiyle yapılır. Bu devinimler kas sisteminin ötesinde bedenin temel işlevlerini sağlamada çok önemli rol oynayan salgı bezlerini, ve enerji merkezlerini etkiler. http://www.yenibilinc.com/menu/tensegrity_icerik.html CC serisini okurken Sihirli Geçişler kitabından karşılaşmıştım bu terimle, daha sonraki yıllarda bu hareketlerin bizzat CC topluluğundan-izdeşler tarafından hazırlanmış bikaç CD si geçmişti elime. Şöyle hepsini bir seyredeyim dedim fakat öyle çok sayıda ve bazıları oldukça karışık hareketlerdi ki ümitsizliğe düştüm. Öncelikle 12 temel hareketi öğrenmeye karar verdim (yapmayı düşündüğüm bi işin bütünü çok gözümü korkutursa ondan vazgeçmemek adına, bana uygun gelen bi parçasını yapmaktan başlarım, kendimi hepsini yapacağıma dair baskı altında tutmam). Söz konusu temel movementları ezberledim, kendime hatırlatmak…

Cinsel Enerji Aktarımı
Blog , Rüya/Psikoloji / 09 Aralık 2008

Cinsel enerjiyi ve aktarımını anlayabilmek için öncelikle ayırdına varmamız gereken önemli bir husus var: Kadın olsun erkek olsun  “insan” dediğimizde tek bir özneden bahsetmiyoruz. İnsan bir bileşimdir. Bu sebeple anlaşılması zordur. İnsan üç ayrı bölümden oluşur; akıl – beden – ruh. Bu üç bölümün her birinin ortasına onları ikiye bölecek şekilde  bir perde yerleştirilmiştir.  İşte bu sebeple insana dair herşey bu ikiye bölünmüşlüğün bileşimi olarak anlaşılmaya çalışılmalıdır.  Konuya devam etmeden önce lütfen söylediklerimi bir öğrencinin kavrama çabaları olarak değerlendirin. Yaradılışa ait gerçeklik, gökteki yıldız sayısından bile çoktur. Hepimiz kendi genetik/ruhsal yapılanmamızın getirdiği argümanları kullanarak bu gerçekliğin bir parçasını aydınlatırız/karartırız. Aklın bölünmüşlüğü: Akıl ağacına inen perde onu ikiye ayırdı; bilinç ve bilinçaltı Aklın bilinçli kısmı, hareketsiz olan erkek kısmıdır. Aklın bilinçaltı kısmı ise, potansiyel vericidir ve dişidir. Hikaye bilincin bilinçaltını kullanmasıyla başlar. Bu işlemin olması değişik katalizörler (vesile olan olay) gerektirir. Bilinç, katalizörler sayesinde potansiyel vericiden küçücük parçalar aşırmaya başlar. Ve aşırdıkları ile deneyim yaşar. Deneyim olmaksızın biz hiç birşeyiz.  Her kadın ve her erkek yukarıda belirttiğim gibi bir bileşimdir. Yani cinsiyeti her ne olursa olsun kişi kendi potansiyel vericisinden ivme almak durumundadır. Ta ki bu işlemler neticesinde akıl, gerekli dönüşümü gerçekleştirsin ve aydınlık ile karanlık arasında bir seçim yapsın. Cinsel…