Büyük Bir aileyiz.

Hepimiz birbirimize bağlıyız. Büyük bir aileyiz evrende. Eski zamanın şamanları zamanla bugünün meslekleri halini aldı. Örneğin Onların Duygucuları; spor, politika, ticaret, savaş ve kurumsal dinlerin muhtelif isimli mesleklerine dağıldılar. Şamanların Entellektüelleri diyebileceğimiz kesimi; Doktorlar, cerrahlar, mühendisler, mimarlar, denizciler, çiftçiler, astronomlar,astrologlar, eczacılar, biyologlar, çeşitli bilim vs. kollarındaki mesleklere dağıldı. Şamanların Kane bölümü, Sezgiciler ise; pragmatik filozoflar olarak daha az sayıdaydı ve bazı isimler altında genelde saklandılar ve çoğu kez faaliyetlerini telapatik olarak sürdürdüler.. Özellikle üçbin yıllık son dönemde güç Duygucuların elinde olduğundan, entellektüeller gurubu oldukça sıkıntı çekmiş görünüyor. Ancak şimdi tüm mesleklerdeki insanlar asıllarını ve ilişkilerini, birlikteliğin anlamını ve zevkini giderek daha büyük bir hızla hatırlamaya başladılar. * Bizi birbirimizle, dünyamızla ve evrenle birleştiren nedir? Cevap: ŞEFKAT

Yine ve her daim OYUN :)
esinti , Urban Shaman / 04 Temmuz 2016

Bir şeye sınır koymak kendine sınır oluyor, bunu zaten biliriz ama uygulamada an be an yaşadıkça hayretim şaşıyor bazen 🙂 Örneğin Canasta oynarken, oyun tarzını sevmediğim, ya da pek küfürbaz saygısız bulduklarımı kara listeye alıyorum, bunun manası sen varol ama birlikte oynamayalım lütfen. Fakat sistem oyun masası açarken oyuncuları seviyelerine göre eşleştiriyor canasta (SKA’nın ünlü oyunu) programında. Şimdi orada eğer kara listeye aldığın bir oyuncu varsa, seni bir türlü bir oyuna dahil edemiyor, hepimiz hazırız ama masa açılmıyor! Herkesin bir nedenle kara listeye aldıkları var. Bekliyoruzzz… bekliyoruzzzz… ve bekliyoruzzz. Yani kara listeye bir anlamda kendimi almış oluyorum.yine de kara listeyi kullanıyorum 🙂

Kryon’dan benden ortaya karışık holografik esintiler
esinti / 18 Temmuz 2011

Birlikte, yalnız olduğumuzdan daha zekiyiz. Ve her birimiz, kendi dönüşümümüzden sorumluyuz. * Bir nesil ölür,bir diğeri doğar ve hepsi,anne ve babalarının nefret ettiği insanlardan,şeylerden nefret ederler.Sonuçta hiçbişey değişmez. * Tek gereken yalnızca BİR İNSANın bir adım atması ve nefretii sürekli kılmayacak bir bilinç yaratmasıdır.Daha önce yapıld, yine yapılabilir! * Bir ben var benden içeri, benden iyi; geçmişten gelen geleceğin temsilcisi. * Sen bi yol inşa edersen ve bazı insanlar o yolda yürürlerse, onları sen mi yürütmüş olursun? Hayır sen sadece yolu yaptın, üzerinde yürüme kararını onlar verirler. “Peki ya üzerinde bir kişi bile yürümezse, ne hissedersin?” “Bilmem sanırım başıma hiç gelmedi, er ya da geç bi kişi yürümüştür. Aslında bu olasılığı hiç düşünmemiştim! Başıma gelmeden bilemem, sanki şu an farketmez gibi geliyor; çünkü ben yol inşa etmekten zevk alıyorum.” * Zaman içinde merhamet duygusu hızla artar, bu değişmekte olan bilincin bir parçasıdır. Geçmişteki üstadların ortak özelliği merhametti. * Bazen potansiyeller öyle barizdir ki kendilerini yanıtlar gelmeden önce belli ederler! (soruyu kim sordu? Ona bunu sormasını kim söyledi ya da hangi şey gerektirdi, ona iyi bakın!) * Şiddet, şiddete karşı çare değil körük olur ancak. Ülkemize ve gezegenimize daha çok merhamet gerekiyor. *

Korku ve Sevgi
Felsefe ve Kuantum / 06 Mart 2009

Muhtelif yerlerde okuduğum kadarıyla -ki nasıl olduğunu bilmediğim şekilde buna ben de katılıyorum- korkunun, sevgiye(aslında bu şefkat olmalı) oranla daha baskın bir enerji/güç olduğuna dair tespitler var. Enerji nedir? Sözlükte şöyle diyor: Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke (Lât. energia) Canlı organizmada katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi. Kısaca “iş görme kapasitesi” olarak kullanıyorum bu kelimeyi. Korku, iş görme kapasitesi açısından yüksek bir ivmeye sahip olduğu için dinler açıkça, başka metafizik ve felsefik öğretiler daha kapalıca korkuyu kullanmaktalar. Bunu onların kötülüğüne(!) değil, harekete geçirmek istedikleri büyük topluluğu bir an önce etkileyebilmek adına yaptıklarını varsayıyorum ben. Korku ve karşıtı şefkat, aynı enerjinin farklı fazları gibi geliyor bana, biri daha sert ve hızlı iş görüyor ancak etkisi kalıcı değil, diğeri daha yavaş ve yaygın iş görüyor ancak daha kalıcı. Hani seç beğen al durumları var! :)) İyi polis kötü polis işlevini hepimiz biliriz. Dışardan seyrederken bunun bir mekanizma olduğunu kolayca farkedebiliyoruz ancak olay başımıza gelince bunu unutuveriyoruz! Ayrıca “Negatif seyleri görmek pozitif seyleri görmekten bir hayli kolaydir, cünkü negatif seyler duygumuzu daha derinden etkiler.” deniyor ama, bu durum da bence genler ve 0-6 yaş eğitimi ile ilgili. Örneğin Polyanna Genini duymusunuzdur (bakınız : http://sibelatasoy.com/?p=1097). Ben bazen…