Niyet ve Ağ Bağlantısı
Felsefe ve Kuantum / 14 Aralık 2018

J.Searle, Zihnin Yeniden keşfi Kitabında şöyle der: Arka plan tezi basitçe şöyledir: Anlamlar anlayışlar, yorumlar, inançlar, istekler ve deneyimler gibi niyetli fenomenler sadece kendiliklerinde niyetli olmayan bir Arka plan yetileri kümesi içinde işlerler. Bu nedenle, ortada farklı Arka plan yetileri bulunduğunda, aynı niyetli durum farklı karşılama şartlarını belirleyebilir. Ve eğer uygun bir arka plan ile bağıntılı olarak uygulanmaz ise, niyetli bir durum hiçbir karşılama şartını belirlemiyecektir. Bir inanca veya isteğe sahip olmam için, diğer inançların ve isteklerin tüm bir Ağ Bağlantısına sahip olmam gerekir. Dahası Ağ Bağlantısının tümünün bir Arka plana ihtiyacı vardır. Çünkü Ağ Bağlantısının öğeleri kendi kendilerini yorumlayamaz veya kendi kendilerini uygulayamaz. Öncelikle YENİ ye nasıl ulaşılır bir bakalım; Dinlemeyi bileceksin, boşluğa girebilip orada vakit geçireceksin, ne çok istekli ne de isteksiz olmayacaksın, zorlamayacaksın. Doğada amaçsız ve zevk alarak yürüyeceksin. Ve mümkünse uykuya geçiş anını hatırlamaya çalışacaksın. İşte bu aralarda bi yerlerde o kendini Fuji dağının bulutlar ardından görünüşü gibi gösterebilir fakat bu o YENİ’ye sahip olduğun anlamına gelmez. O da ayrı bir hikaye 🙂 İşte Yeni’ye ulaşmanın sistematiğini bence Arka plan Tezi anlatmaya çalışıyor. Ben bunu bir yandan Kuantum Fiziğindeki “Sonsuz potansiyeller Denizi” kavramına, diğer yandan Panenteizmin tarifindeki Tanrının hem değişen hem de değişmeyen yanının izahını anlamaya…

Ağ Bağlantısı ve arka plan
Felsefe ve Kuantum , YENİ DÜNYA / 31 Ekim 2010

Arka plan tezini zaman zaman yeniden anlamaya çalışıyoruz (http://sibelatasoy.com/?p=126) Gelen sorulara cevap ararken biraz daha açılım oldu galiba: İsterseniz bir an için üç kuvvet kanunu bir yana bırakalım ve arka plan tezine odaklanalım çünkü bana göre çok önemli bir konu. Senelerdir insanların dikkatine buna çekmek için uğraş…ıyorum fakat başarılı olduğum söylenemez. Bunu neden yaptığıma gelince, hayatım boyunca, isteklerinin gerçekleşmediğini, şanssız olduklarını, hayatın adaleti olmadığını söyleyerek şikayet eden insanları dinledim ve onlar adına üzüldüm, çözüm aradım. Arka plan tezinin son derece mantıklı ve anlaşılabilir önermesinin onlarda bir aydınlanma yaratacağını umdum fakat belki konu benim zannettiğim kadar açık değildir. Herneyse <Bence A/B ve C alanlarının hiç birinde şuurlu olmak gerekli değil, bunlar otonom sinir sistemimizin kendiliğinden çalışmalarını andırıyor. Fakat şuurla ilgili ince bir nokta var tabi, buna geçmeden önce belirtilmesi gereken husus, A alanındaki niyetli durumun, B alanındaki tüm niyetler bağlantısına uygun olup olmadığının kontrolü kısmıdir galiba. Ağ bağlantısını düşünmeye çalıştığımda bloke olacak gibi oluyorum. Bu inanılmaz bir alan, tüm hayatınız boyunca önemli önemsiz birçok niyetlenmenin sebep ve sonuçları açısından birbirine bağlandığını düşünün. Aslında bu nerdeyse kader ağı gibi bir şey. Ancak aynı zamanda insanın özgür iradesi ile ve bilinçsizce yaptığı niyetlenmeler. İnsanlar sebep sonuç ilişkilerini pek de ciddiye almazlar, alanların da…

Niyetli durumlar…
Felsefe ve Kuantum / 15 Haziran 2010

Bir inanca veya isteğe sahip olmam için, diğer inançların ve isteklerin tüm bir Ağ Bağlantısına sahip olmam gerekir. Dahası Ağ Bağlantısının tümünün bir Arkaplana ihtiyacı vardır. 1. Niyetli bir durum oluştuğunda, bu emir (bi çeşit emir gibidir), önce sizdeki tüm istek ve niyetlerin AĞ Bağlantısına gider, orada bu emre karşı olabilecek bir başka istek bulursa, kendini geri çeker ve beklemeye alır. 2. Eğer emir AĞ Bağlantısında karşı bir duruma rastlamaz ise, bu durumda bir alt kademede bulunan “Arka plan Yetileri” ne başvurur. Bu niyeti gerçekleştirecek yeti bulunmazsa, bu kez geri çekilmekle kalmaz gözden kaybolur. 3. Eğer uygun YETİyi bulursa, yetinin izin verdiği en son hadde kadar kullanarak niyetin gereğini yapar. Arka Plan Yetileri, gen zinciri yoluyla, tüm yaşanmışlıklar sonucu elde edilmiş gerçek bilgiden oluşurlar. Niyetli durumlar, “Arka plan yetilerini”  dibine kadar zorlamak, ve bu yolla farkındalığı milim milim arttırmayı hedefler. Bireysel olarak ulaşılabilecek yolun sınırlı olması da buradan kaynaklanır. Bir kişinin arka plan yetileri ile bir gurup insanın toplam arka plan yetileri şüphesiz ki aynı olmayacaktır. Samimiyetle guruplaşmak ve bu yetileri ortak kullanmak pek tabi olarak farkındalığı, bireysel yola oranla kat be kat hızlandıracaktır. İşin doğası budur. Yoksa bireycilik kötü, birleşiklik iyi diye değil. Varoluşta her şey otomatik işler.    ,…