Sekizinci DNA Katmanı; Akaşayı kazımak

02 Nisan 2016

Siz, “bir üstadın deneyim kütüphanesi”ne sahip olsanız da, onu kullanabileceğinize gerçekten inanana dek, o öylece durur. Bu, sadece bir merak değil, sağlam bir inanç olmalıdır. Onun gerçekleşebilmesi için sizin bu kavrama “sahip olmanız” gerekir ve birçok kişinin bunu nasıl yapacağıyla ilgili bir fikri yoktur. Onlar bu fikirden hoşlanır, ama onu nasıl uygulayacaklarını anlayamazlar. Bu bizim öğretebileceğimiz bir şey değildir, çünkü siz ya bu inanç yolundasınızdır ya da değilsinizdir. Birçok kişi bu yolda bulunduklarını söyler, ama onların yaşamları böyle olmadıklarını gösterir. Bu durum bazen korkudan, ama çoğu zaman da onların hazır olmamalarından kaynaklanır.

Hazır olanlar için bu harika bir süreçtir. Bu lineer bir süreç olmadığından, İnsan, “Ben yüz-ikinci enkarnasyonumu aktifleştirmek, o yaşamdaki hatiplik ve yazarlık becerilerimi tekrar kazanmak istiyorum’’ diyemez. O kişi, bir geçmiş-yaşam okuması yaptırdığı için, onun yüz-ikinci yaşamı olduğundan emin olsa bile, tarihin o niteliği artık mevcut değildir. Onun enerjisi sizin bugünkü kimliğinizin çorbasında bulunmaktadır. O, ortaya çıkarılıp tekrar kullanılmaya hazır olarak saklanmaktadır. O bugünkü “siz” değildir, ama çoktan yaşamış ve deneyimlemiş olduğunuz siz’dir; böylece, o gerçekten sizin bir parçanızdır. Dolayısıyla, bu kuantum bir süreçtir ve siz ona şöyle hitap edebilirsiniz: Sevgili hücresel yapım, ben ‘geçmişimde’ kazanmış olduğum ve şimdiki yaşamımı daha kolaylıkla ve zarafetle yaşayabilmemi sağlayacak niteliklere sahip olmak istiyorum. Daha uzun yaşamamı, işimi daha iyi yapmamı sağlayacak ve yapmayı arzuladığım şeylerle ilgili bana huzur verecek o şeyleri geri çağırmak istiyorum. Bunun için, DNA’mda bulunan Akaşa’yı kazmak istiyorum. ”

Öyleyse, burada neyin yapıldığını görüyor musunuz? Siz hücresel yapınıza talimatlar veriyor, ama onun yapacağı şeyi kesin olarak, ayrıntılarıyla belirtmiyorsunuz. Hangi yaşamlarınızın buna dahil olacağına sizin adınıza “karar vermeyi” DNA’nıza bırakıyorsunuz. Bunun derinliğini anlıyor musunuz?

Tıpkı diğer Lemuryan tabaka gibi, bunun için de Lemurca bir isim vardır: AKEE YAWEE FRACTUS. Bu isim “Bilgelik ve Sorumluluk” anlamına gelir. Bu çok Lemuryan bir anlamdır; çünkü Lemurya toplumu farklı olduklarını, spiritüel olduklarını, boyutlar-arası bir biçimde farkında olduklarını ve spiritüel amacı bulmaktan sorumlu olduklarını bilen İnsanlardan oluşan ilk büyük toplumdu. Onlar, diğerlerine bilgelik aktarmış, en sonunda tüm dünyaya yayılacak olan bilgi tohumunu ekmişlerdi.

Akee Yawee Fractus, kulağa bir formül gibi gelmektedir, öyle değil mi? Aslında öyledir; o, Lemur dilinde(?) bir özdeyişi temsil eder. Bu özdeyiş, Lemuryalılar’ın çevrelerindeki jeolojinin manyetik alanlarıyla ömürlerini uzatabildikleri bir yer olan Gençleşme Tapınağı’nın üzerine yazılmıştı. Bu özdeyişin anlamı şuydu:Sorunlarınızın çözümü pratik şeylerde bulunur.” Bu o kadar zarif bir özdeyiş değildir, çünkü bu uygarlık henüz o kadar bilgili ve eğitimli değildi. Ama bu özdeyiş, İnsanları, hayatta ezoterik şeylerden önce pratik şeyleri halletmeye teşvik eden bir bilgelik prensibiydi.

Tezahür ettirmenin, sekiz sayısının başlıca unsuru olduğunu gözden kaçırmayın. Diğer kavramlar (sorumluluk, pratiklik, yapı) hep birlikte yaratıcı bir enerjidir ve bu tezahür ettirmektir. Onlar bilgelik tezahür ettirir ve bu en sonunda huzurlu bir İnsan yaratır. Bu tabakanın gerçek içeriği, İnsanın – içindeki tıkanıklıkları nasıl çözüp, karma’nın artık bir sorun olmadığı ve diğer ilişki ve etkileşimlerinin endişe yaratmadığı daha huzurlu bir yaşama nasıl geçeceğiyle ilgili- bulmacasının anahtarıdır. O, ezoterik İnsan ruhunun içindeki -incelenmeyi dileyen, hastalıklara ve dengesizliğe bile çözümler vaat eden- enerjidir. İçinizdeki Akaşik Kayıt, kullanacağınız en büyük gereçlerden biridir.

Bu tabaka, İnsanın sahip olduğu en güçlü spiritüel gereci temsil eder ve o bir ruhun kişisel Akaşik Kaydıdır. Her enkarnasyon ve tüm deneyimler oradadır. O, boyutlar-arasıdır ve aslında DNA’da bulunmamaktadır; o, Yaradılış Mağarası’nda daima var olan çok daha geniş ve derin bir enerji bilgisine direkt bir hat oluşturan dinamik bir talimat dizisidir. Boyutlararası nitelikler bir yere ya da lineerliğe sahip değildir, bu yüzden bu kolayca anlaşılan bir şey değildir. Onlar -en küçük parçaların, hep birlikte, bir olarak tüm yaradılışa aktarıldıkları- “kuantum bir hal” içinde bulunur.

Kryon’dan özetleme-sa

(?) Lemurya dili şu an kullanılmamakla birlikte en yakın temsilcisi Hawaiice ve Japonca karışımıdır denilebilir.

Not: Şimdi ben, algımın şu anda çengellendiği Sibel enkarnasyonunda “8 numerolojisi” ve “YAY kuzey ay düğümü” yol haritasına sahip biri olarak tam bir kazıma işiyle meşgulüm. 🙂

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir