Kahramanın Sonsuz Yolculuğu-3

02 Eylül 2011

Öncesi için: Bakınız

Anlaşılan şey, zaman ve sonsuzluğun aynı deneyim bütününün iki yönü, aynı dualitik olmayan ağza alınamazın iki düzlemi olduğudur; yani sonsuzluk mücevheri doğum ve ölüm lotusundadır: om mani padme hum. (KSY-syf172)

**

Dünya arketiplerindeki dinsel, kabilesel ya da ulusal olarak dar kafalılığımızla sınırlanmış önyargılardan kurtulduğumuz zaman, en yüce erginlenmenin kıyısına geliriz.

**

Ruhunun dinginleştirilmesi dileği ile gelen Konfüçyüsçü bir alime, Bodhidharma şöyle yanıt verdi: “Onu yarat ve ben dinginleştireyim”
Konfüçyüsçü yanıtladı: “Sorun da bu, onu bulamıyorum”
Bodhidharma şöyle dedi: “Dileğin yerine getirilmiş”
Konfüçyüsçü anladı ve huzur içinde ayrıldı.

**

“Bir bakış açısından tüm bu tanrılar vardır” diye yanıt verdi Tibetli bir Lama, “Başka bir açıdansa gerçek değiller”. Kadim tantraların öğretisi budur: “Hayal edilmiş tüm bu tanrılar, Yol’da beliren çeşitli şeyleri temsil eden simgelerden başka bişey değildir”

**

Rüzgarlı ağaçta asılı kaldım
Orada tam dokuz gece asıldım;
Mızrakla yaralandım ve Odin’e
Sunuldum, kendi kendime,
Altında nasıl bir kök olduğunu
Kimsenin bilemeyeceği bir ağaçta.
(Cermen tanrısı Odin)

**

İki dünya ayrımı arasında, zamanın görünümlerinin bakış açısından -birinin ilkelerini diğerininkine karıştırmadan, aklın birinin erdemiyle diğerini tanımasını sağlayarak- ileri geri gidip gelmek özgürlüğü ustanın becerisidir.
Kozmik dansçı,der Nietzsche, ağırlığını tek bir noktaya koymaz, neşeyle hafifçe döner ve bir konumdan diğerine sıçrar. Bir anda ancak bir noktadan konuşmak olasıdır ama bu diğerlerinin kavrayışlarını geçersiz kılmaz.(bakınız 360 nokta)

devam edecek-Son bölüm için: Bakınız

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir