İyi Enerjiler Dükkanı

15 Aralık 2017

Yazar Görüşü

Sibel Atasoy

Bir ülkede bilimsel bir yeniliğin ve ardı ardına inovasyonların yaşanması için öncelikle toplumda birilerinin bunları hayal etmesi gerekir ve ardından bilimsel metodoloji takip edilerek araştırmalar sürdürülür ve bir sonuca ulaşılır ya da ulaşılmaz. Burada asıl önemli konu hayal edebilmektir. Bir toplum hayal etme becerisini yitirmişse o toplumdan insanlık medeniyetine büyük katkılar yapmasını bekleyemezsiniz. Bilim kurgu, fantastik gibi edebiyat türleri tam bu noktada devreye girerek hayal gücümüzün sınırlarını genişletir.

Yazılı ilk edebi eser olan Gılgamış Destanı, Uruk Kralı Gılgamış’ın ölümsüzlüğü aramasını konu alır. Böylelikle diyebiliriz ki edebiyat, fantastik kurgu ile başlamıştır.
Destanlar, mitolojiler ve hatta doğruluğu halen tartışılan tarihi yazıtlar bile fantastik kurgunun özü ve kaynağıdır.
Düşleri ya da macera duygusu olmayan bireyler de toplumlar da durağanlığa hapsolur.

Çocukluktan beri sözlü ve yazılı olarak ifade ettiğim masallar, öyküler ve hatta daha sonra yazdığım romanlarda konu ne olursa olsun içinde gizemcilik adına öğeler bulunduğunu, bunların bazen Bilim-Kurguya bazen Fantastik yana belli belirsiz yaslanmakta olduğunu fark ederim.

Bilim kurguyu ve fantastik örgüleri güzel yapan tek şey hayal gücümüzü geliştirmesi de değildir. Bilim kurgu, felsefe gibi alanlardan güç alır. Bugünün dünyasına, geleceğin dünyasına yönelik bu tartışmalar toplumlar için ayna görevi görür. Kendimize, yanımızdaki insanlara bakışımızı yeniden değerlendiririz.

2003 yılında okurlarımı hem düşündürmek hem de biraz gülümsetmek adına yazdığım kısa öykü ‘İyi Enerjiler Dükkanı’ aklımın ve gönlümün kıyısında bir gün film olarak karşımıza çıkacak bir tema olarak varlığını sürdürdü. Okuyucularım, Altan’ın serüvenini hep merak ettiler, sonra ne oldu diye birçok mesaj göndererek bu arzumu yıllar boyunca canlı tutmayı başardılar.

Özellikle şiddet içermeyen, insanı evrenselliği ile buluşturmaya teşvik eden, gençlerimizin bu ihtiyacını yalnızca yabancı kaynaklardan değil kendi kültürümüz içinde bulabilecekleri filmler yapılması arzum öylesine derin ki ‘İyi Enerjiler Dükkanı’ senaryosunu yazmak için tüm niyetimi ve elimden geleni ortaya koymayı hedefledim.

Bu niyetle tasarladığım senaryo T.C Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü‘nden destek aldı ve 2017 yaz ayları itibariyle tamamlandı.

Şimdi yönetmen ve yapımcısını arıyor.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir