Dizilerde ne var ne yok

14 Aralık 2009

Yeni sezonda izlediğim diziler şöyle 🙂

1.sınıf olanlar:

1. Heroes… “Onları kahraman yapan seçiimleri!” Bu sezonda yeni bir gurup eklenmiş oyunculara. Prison Break dizisinin en kötü en manyak elemanını ithal etmişler. İlk iki bölümden gördüğüm kadarı ile bu dizi, metafizik jargonun tüm bilgilerine sahip bir senaryo ekibinin elinde. Metafizik, mistik hatta dinsel konularla ilgili arkadaşların konuları görsel olarak işleyebilecekleri zevkli dersler var içerikte 🙂 Ve ben hala yazımm ekibine aynı soruyu yöneltmeye devam ediyorum: “Dizide ne zaman bir Türk olacak?” (Cnbce-pazar)

2. Prisoner… llk bölüm dündü. Başlangıcından anladığım, Truman show’un onüçüncü kattan(!) görünüşü gibi bi şey. Bekleyip göreceğiz. (cnbce-pazar)

3. Flash Forward… İlk altı bölümünü izledik. Yeni başlayanlar içinde en göz dolduranı bu dizi. 2009-2014 jargonuna oldukça uygun düşen, güncel-bilimkurgu denebilecek bir yapım. Buram buram LOST kokuyor. Kurgu çok ilgi çekici fakat uyarladıkları kitaptan farklı kullandıkları öğeler var. Baş roldaki FBI dedektifi arkadaşımızı bu çapta bir dizi için başarısız bir seçim gibi görüyorum, şimdilik. (Dizimax-çarşamba)

4. Fridge… Bir çeşit Xfiles versiyonu. Bilimkurgusal yapısı fena değil ancak oyuncular sayı olarak da çarpıcılık anlamında da zayıf kalıyor. Şimdillik ümid vadediyor. (Dizimax-çarşamba)

5. Lost… Giderek kafa karıştırıyor, yazarların sel suyuna kapılmış hallerini izlemek hoş.

2.Sınıf fakat gayet zevkli olanlar:

1. Medium… Bana göre süper bir dizi, medyumluk, suçluların yakalanması gibi dizinin ana teması sıradan sayılabilir, ancak Allison Deboa’nın aile ilişkileri, gerek çocuk ebeveyn olarak, gerek eşler arasında örnek teşkil edecek denli hoş kurgulanmış. Yeni sezonda allison’a bazı kabiliyetler daha atfettiler, onlar ghost visperer’dan aşırılmış gibi duruyor! Oysa bu dizinin beşinci sınıf bir diziden alıntı yapmasına hiç gerek yoktu :((Dizimax-hafta içi her gün)

2. Mentalist… Süper şirin bir adam, orta karar kurgusuyla, seyrederken dinlendiren bir dizi. Şu ara gösterimine ara verildi, yeni bölümleri merakla bekliyorum. Bir erkekte bu tür gift enterasan olmuş. (Dizimax)

3. Merlin… Şimdilik ancak çocuklar için güzel diyebilirim, senaristler gerçek hikayeye dönebilecek mi yoksa bu düzeyde kalacaklar mı bilemiyorum. Oyuncu seçimleri harika, görsel olarak da gerçekten doyurucu, hele o ejderha görülesi canım 🙂 (cnbce-Pazar)

4. Laverage… Güzel bir aksiyon dizisi, “bazen en iyiler en kötüler arasından çıkar” cıngılı ile veriliyor. Kurgu akıcı, karakterler harika.Biraz bond filmlerini andırıyor. (Cnbce-pazar)

5. The Closer… Erkekleşmemiş bir kadın polis şefini izlemek gerçekten zevkli. Oyuncu ekibi zengin, kugu fena değil. Ben seviyorum doğrusu. (Cnbce)

6. Criminal Mind… Harika bir diziydi, ancak baş rol  oyuncusu değiştikten sonra sanki bütün yapı çöktü! (Dizimax)

7. Dr. WHO… İngilizler bilimkurgu yaparsa böyle oluyor! Bol gürültü,bol renk, sarsak kadınlar… Aslında fikir gerçekten güzel, bu kurguyu hollywood çekse daha güzel bi şey olurdu derim. İşim yoksa izliyorum ve sebebim de bi tuhaf; ingiliz ingilizcesinin -nerdeyse tamamen cogny olmuş- kulağımdaki farklı etkisini hissetmek 🙂

Hepsi bu kadar galiba 🙂

8. A bir de bizden var: Bir kadın/bir erkek… Bi türlü saatini gününü öğrenemedim, rastlarsam zevkle izliyorum. (Türkmax)

5 Yorum

  • Sibel 17 Şubat 2011, 09:09

    Lostu’da birinci sınıfa dahil etmişim zaten, sanırım her kişinin özel nitelik ve durumlarına göre önceliğe aldığıı dizi de değişir.
    lost gerççekten kalitelli, büyük kadrolu ve emek verilmiş bir yapımdı. Senaryosu belirsizlikte ilerledi ki bence zamanın getirdiği enerji ile iyi uyuştuğu için beğeni gördü. Duygusal konulara çokça ağırlık verilmesi ve kadronun çok geniştutulması her izleyiicinin dizide kendini özleştirebileceği bir kişi ve olay bulmasını kolaylaştırdı. Lost hayranları dizinin bitiş formundan hayal kırıklığı duydular. Fakat ben son sezonda bu yalpalamayı zaten fark etmiştim. Senaristler bence epey güçlük çektiler.

  • emel köş 16 Şubat 2011, 23:33

    Lost’un bunlar arasında apayrı yeri olan muhteşem bir senaryosu olduğunu düşünüyorum. Özellikle zaman algılamaları hakkındaki dokunuşları çok isabetliydi. Sizin nasıl gördüğünüzü merak ediyorum. Bana çok paralellik varmış gibi geldi. Fringe ve Heros’uda izledim ancak Kuantum teorileri açısından daha isabetli olduğunu düşünüyorum.

  • Sibel 16 Aralık 2009, 23:03

    bunlar türk dizileri gibi iki saat sürmüyor ki, otuz dk, bilemedin 40 dakika, o kadar da dinlenmeyeyim mi artık?
    hem ben amerikanın nabzını ölçüyorum, görevli nabızcı Desibel :))

  • éli 16 Aralık 2009, 22:23

    Böylesine çok dizi yasak edilmeliydi, sahi nasıl zaman buluyorsun .. Şu herkesleri ‘gözleyen’ hangi diziydi; hani Chanel-7- parfüm şişesi gibi, elinde görüntü tutan adamın dizisi, Cnbce’de o da ..
    – BKÖ mükemmel bir film olacak!

  • ismail 15 Aralık 2009, 11:54

    Leverage Ingilizlerden calma bir dizi. Life on Mars diziside aynen Amerikalilar tarafindan British lerden araklanmis. Benim icin gelmis gecmis en guzel dizi Kaynanalardir. Tijen ve Timur cifti beni oldururdu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir