Bilinçsiz anlara dikkat!

11 Mart 2010

Bilincimizin açık olduğunu söyleyemesek de en azından robotumuzun açık olduğunu biliyoruz. Şimdi söyleyeceklerimi bu anlamda değerlendirelim.

Bilinçsiz durumlarda duyduklarımıza dikkat etmeliyiz. Bunu çok önceki yıllar söylemiş olduğumu hatırlıyorum ama şimdi araştırmaya üşendim. Hemen iki özet cümleyle hatırlatmak istiyorum (kendime).

Önce bilincimizin kapalı olduğu anları sayalım:

1. Uykudayken
2. Baygınken ve narkoz altında
3.  Aşırı duygusal yoğunlaştığımızda 

Bu anlarda çevremizden gelen birinci tekil şahıstan konuşmaları doğrudan kendimiz olarak alırız. Robotumuza yüklenmiş olan özne filtreleme programı çalışmaz. Ve bu feci bi durumdur. Hiç birimiz aydınlanmış varlıklar olmadığımızdan feci bir durum. Kendimizi doğrudan hipnoz uygulamasına teslim etmiş oluruz.
Örnekle anlatmak gerekirse, yukardaki hallerden birindeyken, yanımızda şöyle konuşulduğunu varsayalım:
“İnsanlar üretkenliklerinden ve yaratıcılıklarından hiç bir halde vaz geçmemelidirler. Örneğin kendinii koyvermiş, TV esiri olmuş ev kadınlarından nefret ediyorum.”

Bu konuşma bilinci kapalı olanın yanında yapıldığında, o kişi bu cümleden şunu, sadece şunu “ev kadınlarından nefret ediyorum” kısmını kendi çıkarımı olarak algılar. Daha sonra hayatı devam ederken “hiç bir görünür sebep olmaksızın” giderek ev kadınlarından hoşnutsuzluk belirir. Hele de kendi bir ev kadınıysa muhtemelen anlaşılması mümkün olmayan sağlık sorunları baş gösterir.
Bunu neden şimdi hatırlatmak istedim? Çünkü çevremden duyduğum kadarı ile insanlar TV karşısında uyumayı seviyorlarmmış. Onu uyku ilacı niyetine kullandığını söyleyen bi çok kişi tanıyorum. Bu durumda ne büyük bir tehlike altında olduklarını anlayabiliyor musunuz?

Aynı şekilde ameliyathanelerde, görevli personelin işlem esnasında sürekli sohbet ettiklerini duyup görüyoruz. O sohbetlerde birinci tekil şahıs içeren tüm fiiller ve tespitler, hastaya geçiyor. Belki o işlemden iyeleşiyor ama o masadan neler alıp çıktığını hiç bilemiyor!
Ya işte o çok nefret edilen robotun olmaması durumlarından biri bu. Peki buna ne diyeceksiniz?