Beat Zen, Kurumlaşmış Zen ve Zen

08 Kasım 2017
Kötü yönetimi içermeyen iyi yönetimi getirebileceklerini, yanlışı içermeyen doğruyu bulabileceklerini sananlar, evrenin temel ilkelerinden haberi olmayanlardır.
Chuang-Tzu

“İşte ruhun maddeden, bilincin bilinçdışından acımasızca kopartılıp bölündüğü bir kültürden, herşeyi bir bütünlük içinde gören, insana en derin noktasına kadar huzur veren, içini esenlikle dolduran bir dünya görüşüne…

Çağımızın en özgün, en kural dışı filozofu olarak ün yapan Alan Watts (1996-1973) “altmışlı”, “yetmişli” yıllarda gençlik akımlarının putlaştırıldığı bir öncüydü. Özellikle Zenn Budizm ve Taoculuk ve genellikle Hint ve Çin felsefelerinin bir yorumcusu olarak bilinen Watts, bir yandan da Doğu Kültürüyle Batının karşılaştırmasını yapıp yepyeni özgün sonuçlara varan bir filozoftu.Belkide ona bilge demek daha doğru olur…

Watts denemelerinde gözlerimizin önünde durup da şimdiye kadar gözardı ettiğimiz gerçeklere gözlerimizi açmaya çalışıyor ama bunu asık suratlı bir ciddiyetle değil de gülerek, kahkahalar atarak yapıyor. Bu kitapta bir araya getirilmiş altı deneme arasında okuyucu ünlü “Beat Zen. Kurumlaşmış Zen ve Zen” ve “Seks Yogası (Matihuna ve Taocu Sevişme) adlı denemeleri de bulacaktır. Kitap tanıtımından alıntıladığım bu kısa sunumdan sonra kendi alıntılarımı paylaşıyorum her zamanki gibi:

Bir başına varolan tek bir şey bile yok!
İyiliğe çok takılırsanız kötülüğün eli kulağına gider!
Ah bu amber ve gölgesi durumu… asa
Ne olduğum, ne olduğunuzla ilgili olarak tanımlanır.
Huna felsefesi de İLİŞKİ aracılığı ile anlar, anlatır ve şifaya aracılık yapar. Tıklayınız
Acilen her birimizin tüm evrenin kendisi olduğumuzu idrak etmemiz gerekiyor der Watts.
*

Bizim toplumumuz, yalnızca sanatçıda tüm yaşamın, hem ruhsal hem de bedensel aşkın kutsanmasına hoşgörüyle bakıyor; çünkü sanatçıyı ciddiye almıyor. Sanatçıyı tutarsız şeyler söyleyerek insanları eğlendirmeye çalışan bir soytarı sayıyor. Alan Watts
Şunu iyice kafamıza sokmalıyız; Bilinç, ne bir başına varolabilen bir ruh, ne de yalnız başına işlevini yürütebilen bir sinir sisteminin çalışmasının ürünüdür.
Bilinci, bir sinir sisteminin varolabilirliğini sağlayan birbiriyle ilişkili yıldızlar ve galaksiler bütünlüğü içinde yerine oturtmalıyız. (Burada yine Urban shaman konusununun temelinde yer alan “ilişki”nin bilinç açısından tartışılmaz önemini hatırlamış oluruz)
Ancak gözlerimizle yıldızlar ışığa dönüşür.
*
Seyirci ve oyuncuların aynı kişi olduğunu hatırda tutmak önemli.
Oyuncu, seyirciyi oyunun “kurma olduğu” bilgisinden koparıp gerçek olduğuna ikna ederse (yani duygu yaşatabilirse) başarılıdır. Bu durum tüm kurgu sanatlarında ve dünya sahnesindeki oyun için geçerli bir kuraldır. Şu farkla ki, bir filmden ya da tiyatrodan çıktığınızda orada hissettiğiniz duygulara içten içe gülümseyip, size bunu hissettirmeyi başaran oyuncuları kutlarken, dünya oyununda gerçekleşen böylesi durumlarda “aslında aynı kişi olduğunuz bilgisini” hatırlayamayız. Ya da bunu yapabilenlerin sayısı çok azdır. Castaneda bilgisinde bunu yapabilme durumu “denetimli delilik” olarak tanımlanmıştır. Buradaki esasın; “ayrılığın, faydalı bir yanılsama olduğuna” dair temel bilgimizin gerektiğinde hemen hatırlanabilecek bir yerde bulunması olduğunu anlamak zor değil.
Buna bağlı olarak hatırlamamız gereken bir diğer önemli şey: Aşkın doğasının, benliği bırakmak olduğudur. Alan Watts’ın şu konuşmasını dinlemek isterseniz tıklayınız.
-Devamı için tıklayınız

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir