Terminatör ve turk

10 Kasım 2008

CnbCe’nin bu sezon başlayan Terminatör dizisini seyreden var mı bilmiyorum, bana ilginç geliyor (Heroes’un yanına yaklaşamaz tabi). Zaman aforizmaları var; gelecekten geçmişe gelenler, gelişmiş robotlar filan. Ana konu şu; Gelecekte dünyayı yine insanların başlatmış olduğu robotlar teslim almışlar ve insanlar köle durumuna düşmüş (Burada Matrix ile paralellik kurulmuş bir anlamda).

Skynet adı verilen canavara dönüşmüş bu makinanın ilk başlangıcı ise masum bir satranç programıymış ve adı neymiş dersiniz? Turk!!! Başka isim mi kalmamıştı bilemiyorum, kelimeler konusunda hiç bir tesadüfe inanmadığımdan bu diziyi yapanlar hakkında düşünmeye başladım!

Dizide konu şu minval üzere ilerliyor şimdilik; gelecekte dünyayı kurtarmak için savaşacak olan kişiyi geçmişte yok etmek üzere gönderilen robotların icraatları ve şimdilik lise öğrencisi olan bu gencin annesi ile birlikte bu döngüden çıkmak için verdikleri mücadele söz konusu. Tabi bizimkiler de turk programının peşindeler onlar da eğer onu şimdiden bulup yok ederlerse gelecekte zaten bir skynet olmayacak!

Zamanında Atlantisi patlatıp batıranlar, daha sonra en son sodom Gommorayı ve dolayısıyla Sümer bölgesini yok edenler şimdi son devirlerde yoğun olarak Amerika’da enkarne olmaktalarmış diye duyuyoruz! (kaynağımız saklı! – yok canım şaka tabi) Her türlü teknolojik bilgi adamlara yağdırılıyor gibi bir izlenim de var.

Teknolojik bilgiye kimler sahip? Yine duyduğumuz kadarı ile sürüngen sınıfı! İnsandan çok önce yaratılmışlar, çok bilmeleri normaldir. Tamam işte hikayeler bu minval üzere ama benim takıldığım yer niye yokedecekleri bilgisayarın ismi turk? Acaba ingilizce de bir özel karşılığı var mı diye baktım, bildiğimiz Türk’ten başka bi anlam bulamadım.

Yani bu dünyayı bilmeden robotlara teslim edecek olanlar!

Robot nedir öyleyse diye soruyorum kendime şimdi;

eeeee… Robot… (beşyaşında birinin anlayacağı şekilde olsun lütfen dedim kendime)… Hımmm bu durumda robot… Duyguları olmayan bilinçli yapılar diyebiliriz, üstelik duyguları olmadığı halde kendilerini evrimleştirme becerisine sahiptirler.

Bu tarif ister istemez insanın aklına negatif yüksek boyutları getiriyor! İyi ama bu konuda Türklerin bilmeden safiyane olarak yaptığı şey nedir? Çünkü senaryo da turk programı masum bir satranç programıdır.

Satranç nedir peki diye soruyorum: zihinsel bir mücadele oyunudur, galip ve mağlup vardır. Kurallara sıkı sıkıya bağlı kalındığı için bilgisayara programlanabilmektedir. Örneğin Deep Blue programı Kasparov’u yenebilmişti. Aslında şimdi bu başka bi çağrışım yaptı bende; hani geçenlerde söz etmiştim; Aslında Türkçenin bilgisayar dili olmaya en yatkın lisan olduğu ile ilgili önermeler var, hem de yabancılar tarafından yapılmış.

Neyse kafam karıştı şimdi, soruyu sorduk cevabını da hatırlarız muhtemelen. 🙂

2 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir