HEPTAPOTların lisanı ve AKAŞ

Akaşınız geçmişin lineer temsili değildir. Akaşik kayıt İnsanın aktiviteleri hakkında değildir. İnsanın enerjileri ve duyguları hakkındadır ve bir kitaptaki sayfalar gibi lineer tarzda hatırlanmaz. Bunun yerine, hepsi bir arada guruplanır. Bu güçlü olan hatıralar sistemidir! Tek sayfası olan Akaşik bir kitabı açmayı hayal edebilir misiniz? Tek sayfa! Tek sayfa, yapmış olduğunuz her şeydir. Bu sadece tek sayfadır, çünkü o çok boyutludur. Tek sayfa lineer olmayan enerjinin binlerce cildidir. Hatıralar ortada uçuşmaya geliyor, tüm duvarlara ve tavana gidiyor ve herhangi bir düzende değiller. Düzende olmak zorunda değiller. …Daha önce hiç döşenmemiş bir yolu döşeyeceksiniz. Önünüzde olan gerçek gelecek budur. Kryon * Siz de benim gibi Arrival ve Ted Chiang’ı hatırlayıp gülümsediniz mi? Ben zaten hiç aklımdan çıkaramıyorum da denebilir. Onun Sapir-Whorf hipotezi kısaca neyi anlatır bize? “1956 yılında Edward Sapir ve Benjamin Whorf tarafından ortaya konan bu yaklaşım “dilsel görecelik” ilkesini savunuyor. Yani insan düşüncelerinin dil ile ilişkili olduğunu bu sebeple farklı dilleri kullanan toplumların farklı düşünce yapılarına sahip olduklarını öne sürüyor. Dünyaya kelimelerin penceresinden baktığımızı ve her dilin farklı bir mantığı olduğunu ve her dili farklı bir algılama biçimi olarak ele alan bu hipotez, filmde kendine dünya dışı yaşam formlarıyla iletişim geliştirilmesi konusunda yer bulmakta”.

Kararsızlık Durumları
YENİ DÜNYA / 14 Aralık 2016

Seçim yaparken iki tür kararsızlığa düşülme hali var benim aklıma gelen. Birincisi uykuda olan insanın yani dünyası kendisine yerleştirilen ilk programda (0-6 yaş) olan insanın çevresini saran potansiyeller ile programı arasındaki çelişk sebebiyle yaşadığı seçim kararsızlığı. İkincisi ise programına uyanmış, duyuları nispeten açılmış insanların kendilerini saran potansiyellerin bağlarını çok boyutlu görmekle yaşanan derinlik kararsızlığı. Az önce yukarda anlattığım iki kararsızlık halinin ilki “mutlak doğru” beklentisiyle ilgilidir. İkincisi ise her şeyin doğru olduğu yerde seçim yapmanın anlamsızlığı ile ilgili. İşte yeni dünyanın çok boyutlu çalışım sisteminde buna bir çözüm bulmak lazım, çözüm de kolay aslında fakat bulduğun çözümü unutmamak biraz çaba gerektiriyor. Huxley’in ADA romanındaki gibi bize sürekli bunu hatırlatacak papağanlar da uçuşmuyor çevrede!

Çok boyutlu İletişim
Urban Shaman , YENİ DÜNYA / 04 Mart 2016

Hawaii şamanlığında ilişki kurmak her şeyin önünde gelir çünkü gerçek iletişim ile hastalıkların ve sorunların giderilebildiğinin farkında olmuşlardır. “Sezgiyle, lineer mantığı bir kenara koymayı ve lineer olmayan fikirlerin bilincinizin sahnesinde oynamasının güzelliğine izin vermeyi öğrenmelisiniz. Bu hayatta kalmanıza veya dostlarınızın yaptığınız şey ile ilgili düşündüklerine uymayabilir, ama yaşamınızı zenginleştirir. Düşünme şeklinizi değiştirmek zordur.” der Kryon. “Eylemler iletişimdir. Partnerim Kristal ızgaradan ve onun İnsan eylemini nasıl hatırladığından söz eder, örneğin geçmişte savaş alanında gerçekleşen şeyle ilgili. Savaşın enerjisi hala oradadır ve size aktarılır ve birçokları bunu hissedebilir. Bunun mekanikleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Geçmişte orada gerçekleşmiş olan şeyden gelen bu iletişim ölüm, drama ve korku kavramlarını kapsar. Enerji Kristal Izgara tarafından epifinize aktarılır ve lineer iletişim değil, duygu kavramları vasıtasıyla size gelir. Birçok insan bunu hissedebilir ve birçoğu hissedemez. Enerjiyi hissetmeye alışık olanlar bunu ilk anlayan ve hissedenlerdir. Bazılarınız bunda iyisiniz ve nereye giderseniz gidin enerjiyi hissedebildiğiniz gerçeğinden gurur duyuyorsunuz. Grubun enerjisini hissedebilirsiniz; toprakların enerjisi hissedebilirsiniz, Kristal Izgarayı hissedebilirsiniz ve durumların enerjisini hissedebilirsiniz. Ama hissettiğiniz şey nedir? En iyi ihtimalle, bu ruh iletişimidir! Sezgisel benliğinize konuşan ızgaradır. Beyinden gelmez ve entellektüel değildir. Bu fiziktir. Epifiz vasıtasıyla alıyorsunuz, onu yorumluyorsunuz ve bilgiyi lineer olmayan formda alıyorsunuz. Savaş alanı vakasında, durduğunuz zeminde bir şeyler…

İyi ki bilinçaltımız var
esinti , Rüya/Psikoloji / 23 Ekim 2015

Borges’in dediği gibi: “İyi ki bilinçaltımız var.Tamamen bilinçli olsaydık, hayatlarımız tam bir işkence olurdu. Her şeyden kendini sorumlu tutan, yaşanan tüm acılarda payı olduğunu düşünen bir insanın hayatının nasıl katlanılmaz olduğunu düşün. Bir sakat, bir felçli gibi yaşayabilir ancak. Bilinçaltı da, aynen geceleri uyumak gibi, bizi yaşama daha kolay katlanır, yaşamla daha kolay başa çıkar kişiler yapmakta işe yarıyor. Tamamen bilinçli olmak bir insanın dayanabileceğinden çok daha fazla gerçeklik içeriyor.” Lineer düşüncenin gerçekliğinde şekillenen insan için gerçekten de bilinçaltı adeta bir kurtarıcı. Burada Borges’in söylemediği ya da yazının bütününde yer aldıysa bile görmediğim husus, tamamen bilinçli olmak diye bir durumun söz konusu olamayacağı, eğer olursa bildiğimiz insan kavramının ortadan kalkmış olduğunun göstergesidir. Bu da çok basit bir gereklilikten ortaya çıkıyor zaten, iyi/kötü, yanlış/doğru diye tanımlayarak inşa ettiğiniz bir temelin üzerinde tam bilinçli yanlış rolünü kimse oynamak istemez. Filmlere, romanlara baktığımızda kötülüğü ile öne çıkan karakterlerin önüne ardına sebepler, haklı şüphe uyandıracak bahaneler serpiştirilir, aksi takdirde ne oyuncu ne de seyirci bu rolü anlamlandıramaz. * Bugün ilginç bi şey keşfettim 🙂 Benim balkon dört yanı cam bir kutu, köşeye oturmuş aummm yapıyordum bir süre yaptıktan sonra içimde bi şey beni başka bir ses çıkarmam için resmen itti! o ses ince bir…

Acemi Şansı nedir?

Eğer şimdiye kadar keşfetmediyseniz, siz duyguların duyusallığa kıyasla ne kadar ucuz ve sahte olduklarını ve güç yüklü olduklarını keşfedeceksiniz. Kim gerçek duyusallığa, hissetme yeteneğine – gerçekten hissetme yeteneğine – fiziksel duyuların ötesindeki her farklı düzeye sahip olup da duygulara ihtiyaç duyar? “Siz Ben’imin armağanlarını aldığınızda…ve ben onun duyguları nötralize ettiği konusunda son derece ciddiyim. O enerjileri çekiyor. O size istediğiniz her yerde olma olanağı sağlıyor, onun hakkına düşünmeden, hokkabazlık yapmadan veya hayal etmeden çünkü edemezsiniz. İnsan edemez. O zaman bırakın Ben’im gerçek Sen’in öne çıksın. O ne yapacağını biliyor. O, geri tutmadan, enerji için güç kullanmadan, kusurlu, sınırlı insan arzuları olmadan kesinlikle ne yapacağını bilir. o, tüm o enerji ile ne yapacağını bilir”. Diyor Adamus. İşte bizim BAK uygulamasında yaptığımız da tam olarak budur; Ben’imin yolundan çekilmek ve bunun için de basitçe “bilmiyorum” kelimesini kullanıyoruz. Çünkü gerçekten de bilmiyoruz, ne ihtiyacımız olduğunu, niyetimizin ne olduğunu bilmiyoruz, lineer düşünebiliyoruz sadece. Konuyu bilmediğinin farkında olan insan yetkiyi otomatikman içindeki Ben’im/yüksek benlik/tanrıya bırakır. Tabi bu durumda her şey çok boyutlu düzlemde değerlendirilir ve biz burada lineer bakışla bir mucizeye tanık oluruz… Ve bunun adına acemi şansı deriz 🙂 * “Tanrıya ne yapacağını söylemeyi bırak!” der Bohr Kime söyler bunu? ” “Tanrı zar atmaz”…

Odaklanma ihtiyacı neye dönüşüyor?
esinti , Urban Shaman / 02 Nisan 2015

O kadar çok ilgi çekici şey var ki, insanın odağını bir noktada sabitlemesi artık benim için bile güçleşti (konsantrasyonum doğuştan pek iyi olmuştur), sebebi ise odaklandığım konu sabit değil ki benim dikkatim sabitlenebilsin! Sanırım giderek lineerde kalmak için çaba sarfetmek gerekecek, ya da ipin ucunu salacağız, çok boyutluluğun içindeki şeyler birbirimizi görür anlar hale geleceğiz, gerçekten bilemiyorum 🙂 Günaydın sevgili frekanslar. Aloha Mucize, ancak onu bir mucize olarak görmeye hazırlıklı olanlara görünür, diğerleri için görünür değildir, o yüzden de yoktur; aslında nesnelerin ve günlük olayların içinde gizlenir. Eliade * Aloha arkadaşlar, dün (31 Mart) bugün bedeninde farklı şeyler hissedenler oldu mu? Bunları konuşmamızda fayda var, dış rüyamızda bir hareketlenme oldu, belirgin bir değişimin alanına girdik. Doğrusu bunu ilk kez 99 depreminden sonra (oysa deprem olayını yaşamadım bile mesafe olarak çok uzaktaydım), ikinci kez 11 Eylül olayında ve üçüncü kez de bir haftadır, özellikle dün pik yapar biçimde hissettim. Elbet bunların etkileşimleri ve gözle görülür hale gelmesi dalgalar halinde zaman içinde önümüzde belirecek. Sizden özellikle 11 Nisana kadar çok derin nefes egzersizleri yapmanızı, çok bol su içmenizi ve bedensel ve diğer tepkilerinizi dikkatle izlemenizi ve mümkün olduğu kadar bizimle paylaşmanızı rica ediyorum. * Bu gece oldukça uzun ve detaylı rüyalar gördüm,…

Kader (yeniden)
esinti / 15 Mart 2012

Kader üzerine eskiden çok düşünmüş ve yazmıştım fakat şimdi onları bulmakla vakit kaybetmeyeceğim. Belki şimdi daha kısa yoldan bi ifadesini bulmuşumdur, denemeden bilinmez 🙂 Kader, insanlara has bir kavram; çünkü lineer zaman dışından bakıp görmeyii gerektirir. İnsan bunu nasıl yapar, yapabilir?Bu birinci soru) İnsan denilen doğduğu andan beri aldığı kararların toplamıdır. Bu kararlardan bir tanesi bile şu an iptal edilse, gelecek ve geçmiş çizgisi değişir. Bu durumda neden kaderin değişmez olduğu söylenir? Buyrun size 65000 pesoluk bir soru 🙂 Aysun Ell iptal ettiğimiz kararlar da kadere dahil değil mi 🙂 Sibel Atasoy İptal edince aynı anda dahil oluverir Aysun Ell madem değişmiyor, tüm iptal edilmeler de hesap edilmiştir demek istemiştim 🙂 Sibel Atasoy Değişmediği söylenir dedim, daha bunun mekanizmasını bulmuş değiliz. 🙂 Neden? Elvan Emekli Sistem koyucunun kader kastı ile birimin anladığı aynı olamayabiliyor.Matrix revolutions da Neo bu konuda bir buhran geçiriyordu diye hatırlıyorum.. Sibel Atasoy Peki Matrixin kahini buhran geçirdi mi? Turan Erdal Kader aslinda oyun dışından oyuna müdahale edildiğini zannetmektedir. Elvan Emekli Lineer zamandan nasıl çıkılır Turan bey ? Harun U kader herkesin geçmesi gerektiği olduğu sınavlar bütünüdür Sibel Atasoy sınav derseniz derde dönüşür 🙂 Ayça M Belki de; dünyevi doğum ve ölüm zamanı bireysel seçimin ötesinde daha…