Kararsızlık Durumları
YENİ DÜNYA / 14 Aralık 2016

Seçim yaparken iki tür kararsızlığa düşülme hali var benim aklıma gelen. Birincisi uykuda olan insanın yani dünyası kendisine yerleştirilen ilk programda (0-6 yaş) olan insanın çevresini saran potansiyeller ile programı arasındaki çelişk sebebiyle yaşadığı seçim kararsızlığı. İkincisi ise programına uyanmış, duyuları nispeten açılmış insanların kendilerini saran potansiyellerin bağlarını çok boyutlu görmekle yaşanan derinlik kararsızlığı. Az önce yukarda anlattığım iki kararsızlık halinin ilki “mutlak doğru” beklentisiyle ilgilidir. İkincisi ise her şeyin doğru olduğu yerde seçim yapmanın anlamsızlığı ile ilgili. İşte yeni dünyanın çok boyutlu çalışım sisteminde buna bir çözüm bulmak lazım, çözüm de kolay aslında fakat bulduğun çözümü unutmamak biraz çaba gerektiriyor. Huxley’in ADA romanındaki gibi bize sürekli bunu hatırlatacak papağanlar da uçuşmuyor çevrede!

Sevgiyle dürtüklemek
Urban Shaman / 12 Temmuz 2016

Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz. Ceng Tzu   Urban shaman eğitimi almış olanlar bu konuyu anımsayacaklardır. Her karar ve her seçim sınır belirleme harekatıdır ve varlık alemlerinde bulunabilmek bu eylemi gerektirir.

Stresin Doğası ve Dalak Otoritesinin yanılmazlığı
Urban Shaman / 10 Ağustos 2015

Stresin yol açtığı tüm gerilimlerin, salıverme ve gevşeme döngüsünü tamamlayamadığında ilgili kaslarda depolandığını ve hastalık adı verilen sonucun böyle ortaya çıktığını biliyoruz. Öyleyse stresten uzak duralım diyebilir miyiz? Bunun mümkün olmadığını preshamanlar biliyor 🙂 Çünkü bu dünyadaki her şey strese sebep olur, kötülüğünden yanlışlığından değil sadece limitsiz -tanımsız- bir şeyin daracık bir kapta yer bulma uğraşıdır varlık aleminde olmak. O halde Stres-gerilim-salıverme-rahatlama döngüsünün bozulmaması hayatidir biz insanlar için. Her insan kendisine en uygun gevşeme yolunu/yollarını bulur, daha önemli olan bunu yaşadığı sürece periyodik olarak yapabilme -nefes alma gibi- kararlılığını sürdürebilmesidir. Şu haber linkindeki gibi bir mekanizmadan bahsediyorum, ayrıca tüm organlarımızın kas yapısının olduğunu da akılda tutmak lazım: http://yeniboyutlar.com/psoas-kasi/ 2. not: Aslında “Stres-gerilim-salıverme-rahatlama” doğal döngüsünü tıpkı diğer otonom aktiviteler gibi (bedenimizde yapılan tüm periyodik işlemler) otomatiğe bağlanabilir bu değerli görevde KU’nun iş tanımına eklenebilirdi (yani program yazılırken) ama yapılmadı. Neden? Bu döngünün bozulması 3B dediğimiz frekanstaki deneyim çeşitlemesini sağlıyor! Bunu da hatırlatmak isterim. Varlık boyutunda yer almak, karar vermeyi gerektirir (Lono’nun işlevi) hem de binlerce karar. Tüm bu kararlar ağır ya da hafif seçimleri gerektirir, seçim ise mekanizma olarak yargı işlevi gibidir, seçmediğimiz olasılıkları öldürmüş oluruz kendimiz için ve işte o seçilmeyen sınırsız olasılıklar/potansiyeller acaip üzülürler ve stres oluştururlar! Ne kadar basit değil…

Bilmediğiniz şeyi bilmezsiniz!
esinti , Felsefe ve Kuantum / 05 Ağustos 2015

Dürüstlüğe dayanan yeni kurumlar, eski enerjiyi aşacak demiş Kryon 🙂 Eh bunu söylemek kolay çünkü çoğumuzun (sayı saymayı bırakın derdi RA, kulakları çınlasın) beklentisi bu yönde. Yeni buluşla yeni iş paradigması gelir. Siz bilmediğiniz şeyi bilmezsiniz, bu yüzden gelecek olan hakkında-eski bir enerji dünyasına dayanarak-önceden karar vermeyin diye ilave etmiş. Yani hayallerinizde limitsiz olmaya çalışın, rasyonalize etmeyin bakalım nasıl olacak demek istiyor, belki cam tavanın kalktığını bizzat tecrübe edebiliriz 🙂 Örneğin eski enerjiyle hareket ettiğini düşündüğünüz bir kurum ya da kişiyi kara listeye alıyorsunuz ve aslında bunu yapmak gerçek amacınızı hiç de yansıtmıyor çünkü siz aslında ortaya çıkan işe itirazlısınız, o halde ortaya çıkan işte bir değişim yaşansa çoğumuz bunu farketmeyiz çünkü dikkatimiz orada değil, kişiselleştirilmiş bir kara liste var! Şu kara listeleri sal gitsin yaw! Sadede gelelim hep birlikte ziyafete konalım diyorum 🙂 (amiyane tabirlerim affola) Not: DNAmıza yüklü eski korkular tetikleyici oluyor bunun farkındayım da, yine de kendime bir hatırlatayım dedim. * Stresin yol açtığı tüm gerilimlerin, salıverme ve gevşeme döngüsünü tamamlayamadığında ilgili kaslarda depolandığını ve hastalık adı verilen sonucun böyle ortaya çıktığını biliyoruz. Öyleyse stresten uzak duralım diyebilir miyiz? Bunun mümkün olmadığını preshamanlar biliyor 🙂 Çünkü bu dünyadaki her şey strese sebep olur, kötülüğünden yanlışlığından değil sadece…

Barış, bayramdır.
esinti / 28 Temmuz 2014

Barış, bayramdır. Barış… Hücrelerinde, bedenlerinde, ailende, sokakta, yurtta, dünyada, galakside, evrende barış. Savaşmadan, anlayışla gelen barış, bayramdır. Korku, ayrılık bilincinin belirtisi. Çoğalma da korkunun belirtisi. Bana diyorlar ki; “ne yapılsın yani, üçüncü köprü de yapılır, üçüncü havaalanı da yapılır, bunlar için ağaçlar, göletler, hayvanlar, biraz hava biraz su feda edilir mecburen. Gelişim için insanlık için başka ne yapılacak ki?” Bu görüşe -inanca- sahip insanlarımız. Bilim elli sene önce 200.000 kişiden fazla yerleşim alanları uygarlığımızı sona doğru ilerletir demiş, tüm araştırmalar, analizler ve hesaplar bu sonucu veriyor. Her yerleşim bölgesi kendi yiyecek içeceğini kendi sınırları içinde üretebilmeli, kendi sınırlarında dönüşüme uğratabilmeli. Meğer ki insanlar bu gerçeği bilmeden bunca dengesiz yerleşimler oluşturmuşsa, bilgiyi öğrendikten sonra neden dengelenmeye çalışmaz? Neden hala lineer düşünmeye ve yaşamaya devam eder? Neden tek yönde, tek çare varmış gibi davranır? Ayrılık bilinci, korkuya, korku çoğalmaya, çoğalma paylaşma hırsına ve savaşa sebep olur. Böyle inanır ve yaşarken, eksikliği had safhada hissedilen maneviyata, dine, sonsuz kaynağa yönelmek pek tabi değil mi? Burada ve şimdi dengelenmek, önceki doğruları revize etmek, kendilik bilincinin sorumluluğunu almak ve yaşarken ölüp dirilmek yerine, ölümden sonraya yatırım yapmak ve binlerce nesil yapıldığı gibi bu zor kararı hep çocuklara, torunlara havale etmek de ancak “mümkün”ün bu olduğunu…

Sen Kokladın Ben Topladım
esinti / 27 Ekim 2012

En azından doğum sonrasında,-çünkü ondan öncesine dair sadece fikir yürütebiliriz, gerçek bilgiden yoksunuz- bu hayatta istediklerimizi tabağımıza alıyoruz, evet ancak bunun farkında olmayan çok büyük bir çoğunluk var. “Sen Kokladın Ben Topladım” diyor Molla Nasreddin. Esas farkındalık burada yapılan çalışmalardır, yani tabağına aldıklarını bilmen bile yetmez nerdeyse, bilerek almaya doğru evrilmemizi özendiren bi rüzgar var sanki. Burada üç aşama var kabaca: 1. tabağındakileri sen seçtin 2. bunu hangi araçlar hangi motivasyonlarla yaptın 3.şimdi artık bilerek seçebilir misin? Önemli olan seçimi yapmaktır, seçtiğin şey zaten tam da ihtiyacın olan durumları sana getirir. İhtiyacın değilse onu seçmezdin velakin bazen kazayla bi dağınıklık anında ihtiyacın olmayan bi şeyi seçmiş olduğunu düşünürsün fakat bunların çektiği olayları öyle bir hızla geçersin ki yeniden seçim anına geri dönersin. Yani “yollardan hangisi doğruysa onu seçeyim, bunu yapacak gücüm var, lütfen hangi yol doğru bana söyle” diye allaha ya da bi arkadaşımıza, hocamıza yalvardığımız durumlar olmuştur. Ve buna sonraları çok gülmüşümdür. Doğru ya da yanlış yol olmadığını anladıktan sonra tabi : ) Bilinçli seçim ise, seçtiklerini yaşadığını bilmek demektir ve istemediğin durumdan yeni bir seçimle çıkabileceğinden emin olmaktır. Ya da o durumdan çıkmak için vermek gereken kararı hangi sebeple ertelediğini bilmek ve buna rıza göstermektir. İnsanlar neden istediğim…

İki dünya arası
esinti / 12 Nisan 2012

Ola ki sen GÖRMENİN insanın yalnızca iki dünya arasına, sıradan insanla büyücülerin dünyası arasına sokulduğu zaman gerçekleştiğini öğrenmişsindir. Sen şu anda o iki dünyanın tam ortasındasın. Görmeyen herhangi bir büyücü de senin gibi çakalla konuştuğunu sanır. Ama GÖREN bir kimse bilir ki buna inanmak, büyücüler aleminde çakılıp kalmaktır. (DJ) Öyle kritik unsurlar içeriyor ki bu saptama. Sanırım temel husus, “iki dünya arasına sokulma” edimidir. Şüphesiz bunu ulaşılacak bir merhale olarak lanse etmek de hamlığın bir başka çeşidi olacaktır. Herkes GÖREN olmak durumunda değil, işlevlerimiz farklı evrelerimiz çok farklı.:) ** Öylesine hayati bir konudur ki Öncelik Sırası (Tıklayınız), sık sık kendime unutturmamak için çabalarım. Lütfen sizler de isterseniz bu mesajı paylaşarak isterseniz kendi özgün kelimelerinizle bu konuyu kendinize çevrenize hatırlatın. Bu konuyu gerçekten ANlamış kişiler bir daha asla şikayetlenemezler, kendilerini ya da yakınlarını boğamazlar; çünkü ilacı bizdedir bunun. Öncelik sırana BAK. İstersen o anda DEĞİŞTİR. İçinden değiştirmek gelmediğinde bile DEĞİŞECEKSİN, artık kurban rolüne bürünemeyeceksin. Çünkü öncelik sıralarını kendi özgür iraden ile belirlediğinden EMİN olacaksın. Seninle birlikte yakınların ve uzakların da değişecek. Bütün dünya değişecek. Minnacık bir çaba buna yeter. Ancak bunun sürdürülebilir olması için büyük çaba gerekir, hatırlatma hep hatırlatmak gerekir kendimize. Ve sonunda öyle bir gün gelir ki artık eski…

Aldığımız kararları neden uygulayamıyoruz?
esinti / 20 Mart 2012

YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Aldığımız kararları neden uygulayamıyoruz? Eminim siz de benim gibi bir çok defa karar alıp iş uygulama kısmına geldiğinde vazgeçtiniz. Sabahtan beri bunu düşünüyorum. YENİden DOĞAnlarla birlikte yeni yanıtlara yelken açar mıyız merak ediyorum:) Biliyorsunuz; merak istetir:) YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ben tembelim ondan:) YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Karar alırken yanlış karar alıyorum ondan 🙂 YENİ’den DOĞAnlar Kulubü galiba hevesimiz kaçıyor.yani o ilk anda ki coşku olmuyor bende mesela.sanki o kararı ben almamışım gibi.ilginç geldi şimdi böyle düşündüğümde:) YENİ’den DOĞAnlar Kulubü yani siz yanlış olduğunu düşündüğünüz kararlarınızı uygulamıyorsunuz öyle mi? peki bu yanlış doğru duygusu ne zaman oluşuyor? karar alırken mi, uygulamadan önce mi? YENİ’den DOĞAnlar Kulubü karar almak kolay, uygulamak zor. bu bi yanıt olabilir mi? YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Uygulamak için bir yol veya yöntem de belirlemek lazım belki. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Beşiktaştan Kadıköye gideceksem, denizyolu – karayolu, özel araba -dolmuş -otobüs vs bir araç belirlemem lazım gibi… YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ama her halukarda kadıköye gidiyorsunuz dimi? araç beğenmeyip kararınızdan vazgeçmiyorsunuz. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü yol ve yöntem belirleme aşamasının uzaması ve hatta sonuçsuz kalması, aldığımız karara ait isteksizliğimizden kaynaklanıyor olabilir mi? YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ya ben düşünüyorum da, bugüne değin aldığım kararları uygulasaydım her şey bambaşka olurdu benim için….

AN’da sakinlik
esinti / 01 Mart 2012

An’da bişeyler olurken biz zihnimizin takılmış olduğu (ciddi ya da önemsiz, farketmez) başka bi yerde oluyoruz. Dünya bize herşeyi tastamam söylüyor ama ona odaklanacak kendimiz ortada yok. Bir mekANa bütünümüzü getirip götürebiliyor muyuz? Bu önemli bi sorudur. Kendimi o mekANa tam olarak veremeyeceğim bir durum ortaya çıktığında hemen durumu çevremdekilere bildirip özür dilerim. Beni talep eden şeye (zihnendir çoğu kez, bi uyaran ollmuştur) gider halleder dönerim ve döndüğümü -yine kendimi tam kullANıma sunduğumu- beyan ederim. Bunu neden yaparım diye düşününce, öncelikle kendime, birlikte olduğum insanlara ve bizatihi AN’a saygımdan olduğunu anlıyorum. Böyle bir disiplini sürdürmenin yararlarını da gördüm seneler içinde, bütünlüğüm siistematik biçimde birarada kalmaya alıştı. Elvan E: Bu kayıtlardır ki sahte bir zamanı varmış gibi hissettiren.Varlığımızı bu sanal hatıralarla kendine ispatlıyor zihin..Üstelik o kayıtlarla karar alıyor, seçim yapıyor.Onlar olmasa idi Alzheimer hastaları gibi hep anda , ama bütünlükten ve varlık algısından kopuk yaşardık sanırım.Hz Mevlana herşey anda yeniden kurulur der..Neyin nereden geldiğini bulmak karmaşık bir yün yumağını çözmek kadar zahmetli..Bu yüzden herşeyin anda yeniden kurulduğunu bilmek ve kuantum felsefesi hoşuma gidiyor..Az gayretle yeni bir program yüklenebilme şansı.. Sibel A: çok doğru Elvan hnm. Velakin önceden yapılmış sözleşmeleriniz hala baki oluyor, evren, hücreleriniz her bi şey birey iradesine öyle büyük…