Mars iyi de ya AY?
esinti , YENİ DÜNYA / 19 Ocak 2018

Mars’a gitmenin sık sık konu edildiği şu günlerde AY’dan neden hiç bahsedilmiyor? *Resmi cevap soğuk savaş sonrası Nasa bütçesi çok kısıldı ve ayda da cazip bişey yok masraf anlamsız, amerikan halkı bu bütçenin ayrılmasını istemiyor. *Gayrı resmi cevap,aya sayısız kere gidiliyor ve orada neler yapıldığını Allah bilir. tabi bazı yüksek merciler de biliyor. Ay’da hem Dünyalılara ait hem de Alien’lere ait inceleme laboratuvarları bulunuyor ve bunların halka açıklanmaması karşılığında Alienler’den bazı teknik bilgiler alınıyor, son yirmi senede dünyada bu anlamda resmen teknik bilgi patlaması yaşanyor deniyor. *Bu arada bazı septiklere göre zaten aya hiç gidilmedi!. Gelelim Aya gidilmezken Marsa gidilmesi nasıl söz konusu oluyor sorusuna. Artık bu olası yolculukların maliyetlerini devletler karşılamayacak, küresel çapta büyük şirketler bu uçuşları kendi adlarına yapacaklar ve olası kolonilerin bizzat sahibi olacaklar. sa Sizler de fikirlerinizi yazarsanız sevinirim. * Biraz da küçük notlar: Önem sıramızı belirlemek hayatidir. Sınırlı bir ömre sahip olduğumuz bir gerçeklikte yaşarken aksi nasıl mümkün olur ki zaten? * Günlükten-2009 Yüksek ateşlerde bilincimi kaybetmediğim için çok ilginç gözlemlerim oluyor. (doğduğumdan beri sayısı belirsiz çok yüksek ateşim oldu) Herneyse, ateşin etkisi ya da bilmediğim bişey sonucu erk artışı olmuşsa ben de hep sözünü ettiğimiz bu şeyin belki de ucundan azıcığını yaşamış biri olarak…

Yer çekimi/Kütle Çekim nedir?

13 Mayıs cuma BAK oturumunda yer çekimi olarak bilinen kütle çekim kuvvetinin sebebi ve etkileyenleri soruldu. Roller moderatörlüğüm dahilinde katılımcılara dağıldıktan ve oyun başladıktan kısa bir süre sonra, -çok nadir olarak karşılaştığım üzere- Birleşik Alan bana kütle çekim rolü vererek oyuna aldı. Oyunun bundan sonrasını asistan moderatör yönetti. Oyun bittikten sonra bu sorunun tam olarak cevabını aldık mı tam emin olamamıştık çünkü ben de oyuncu olduğum için genel tabloyu göremedim fakat gece saat iki civarlarında birden tüm tabloyu gördüm. Tabi olayı şimdi kendi rolüm açısından yorumluyorum. Diğer katılımcı arkadaşların da dikkatlerine sunuyorum, muhtemelen onlar da yeni bir açılım yaşayacaklardır. Kütle-çekim rolü anlatısı: Bu olay tamamiyle kara delik kaynaklıdır. İki etkeni bulunuyor; ben bilinci ve farkındalığı. Kendinin farkına varan tüm varlıklar az ya da çok kütle çekimine sahip oluyor ve kendinden daha az çekim kaynaklarını etkiliyor ve kendinden daha yoğun çekim kaynaklarına da bağlanmış oluyor. Örneğin Dünya Gezegeninin kütle çekimi nedeniyle farkındalıklı bir varlık olduğu bu savla kanıtlanmıştır bana göre. Farkındalık arttıkça bildiğimiz yıldızların değişik boyutları ortaya çıkar. Şimdi burada önemli olan iki hususu özetleyeceğim. 1. Farkındalığın/ben bilincinin iki çeşidi var; birisi yıldız/güneş diğeri ise kara delik. İkisi arasındaki fark pozitif ve negatif olarak nitelendirilmeye çalışılan gelişim farkıdır. Güneşler kendi çekim…

Büyülü Çiçek – Arzu – MED CEZİR

Kime ait olduğu o kadar önemli mi?! Çiçeğin gözünde arzunun büyülü çekiciliğini görüyor musun? Var olan her şeyin içindeki şey işte bu! Sonsuz derinliğine çekmek için seni, ne kadar da masumca b-akıyor. MED CEZİR Ay ile ilgili söylenebilecek, özgün bir özellik de, Med-cezir oyunudur.Özgün Med – Cezir veya gelgit adiyla bilinen çekimsel tabiat olaylari Ay ve Günes’in konumlarinda meydana gelen değisiklerden kaynaklanir. Gelgit, bir gök cismi üzerinde baska bir gök cisminin, çekim kuvveti etkisiyle olusturduğu biçimsel bozulma olayidir. Bu kuvvetler okyanuslarda, denizlerde, karada, hatta atmosferde gelgit olaylarina neden olur. Ancak bunlardan en önemlisi denizlerde olanidir. Günes, Ay ve Dünyanin hareketlerine bağli olarak, değisik uzunluklardaki sürelerde gelgit olaylari meydana gelir. En belirgin ve güçlü olan gelgit ise Ay ve Güneş’in ayni doğrultuda olduklari dönemlerde yani, yeni Ay ve Dolunay evrelerinde görülür. Küçük çaptaki gelgitler ise Ay’in ilk dört ve son dört devresinde olur. Ay, Günes ve diğer gök cisimlerinin kütlesel çekim kuvvetlerinin etkileri çesitli tabiatsal değisikliklere neden olduğu gibi, insan tabiati üzerinde de geçici rol oynamasi şaşilacak bir sey değildir. Neticede, insan da etki alan ve veren bir enerji kütlesidir… Gel-git yeni Ay ve Dolunay dönemine rastlar. Med, kuvvetli, Cezir ise zayif anlamini taşir. Eğer bir gök cismi diğer gök cismi…

Neden 13 ay yok?
Anadolu-Sümerler-şaman / 24 Ağustos 2011

Dün gece yine kullandığımız bu acaip, ne idüğü bilinmez Gregoryen takvimine takıldı aklım! Epey yıllar önce araştırmıştım ve aslında hala da anlam bulamadığım bir konudur bu! İmdiii,  bir ay nedir diye sorarsak; “Ay’ın aynı evresinin gökyüzünde tekrar göründüğü zamana kadar geçen süredir” cevabını alırız. Ayın bir evresi 28 gündür bildiğiniz gibi. Öyleyse neden her bir ayımız 28 gün değildir?! (Bunu bilene bi ödül hazırlıyorum) Her bir ay değişik 30,31,28,29 gibi günler almıştır? Erken gelen mi kapmıştır günleri yani? Bu saçmalıklardan ötürü 12 ay bir yıl edilmiş, yine de yılın toplam günü tutturulamamıştır. Oysa insanlar çağlardır matematik bilmekteler, her bir ay zaten 28 gün olduğunda, yılda 13 ay eder ve toplamı tastamam 364 gündür. Dün gece aklıma takılıp uykumu açıran gerçekten de bu uyduruk takvimin neden yapılmış olabileceği ve bunun için neden bi sürü şaklabanlığa girildiği üzerineydi. Aklıma ilk gelen cevabi olasılık, tarihte birilerinin AY döngülerini sevmiyor olmasıydı. Ama eğer böyleyse AY’ın ismini hiç anmazdı! Bizde de, İngilizcede de gökteki ay ile zamansal ay aynı kelimedir. Öyleyse ne demeye adını alıp periyodunu yok sayıyorsun? İkinci olasılık olarak da 13 sayısına karşı bir isteksizlik olabileceği aklıma geldi, öyle ya bu konuda bazı uğursuzluk hikayeleri vardır: 13 sayısının uğursuz olduğuna ilişkin inanç dünyada…

Güneş Tutulması ve Yeni Ay
Blog / 02 Ocak 2011

4 Ocak 2011’de yine birden fazla gökyüzü olayına sahne olacak. 1) Parçalı Güneş tutulması. yılın ilk parçalı tutulması gerçekleşecek. Kuzey Avrupa’dan başlayıp Asya’ya kadar olan bir bölgede izlenebilecek. Türkiye de bu bölgenin içinde tabi. Tutulmanın başlangıcı Ankara için 09:13 olarak belirtiliyor (İstanbul’u bulamadım sanırım 10-15 dk. önce civarında) maximum örtünme 10:44 ve bitiş ise 12:20 olacak. Bu parçalı bir tutulma olacak, yani maximumda dahi güneşin bir kısmı gözükecek, İstanbulda güneşin takriben % 60’ı örtünecek, onun için çıplak göz ile bakmamak gerekiyor, ya bu iş için özel bir filtre kullanın yada dürbünle bir yere yansıtarak gözlemleyin. Bu yıl güneş tutulmaları açısından olağanüstü bir yıl olacak, 4 defa farklı parçalı tutulma izlenebilecek. 2) Yeni Ay. Bilindiği gibi yeni ay yeni oluşumlara açık bir evredir. Sevgiler & Selamlar, Aki

Balzamik (Balsamic) Karakteristiği
Rüya/Psikoloji , YENİ DÜNYA / 18 Mart 2010

Geçmiş dönemlerde pek önemsenmeyen, sezgisel niteliklerin değeri ve kadınsı yaklaşım prensipleri günümüzde tekrar değerlendirilmektedir. Ay döngüsü ile sembolize edilen ilişki kendi benliğimiz içindeki ilişki olup, her ne olursa olsun erkeksi ve kadınsı özelliklerimizi sürdürmeye devam ederiz. Güneş’in (habercisi olan Merkür’ün de) sembolik olarak temel yaşamsal enerjiyi temsil ettiğini ve yaşamımız süresince amaçlarımıza ulaşmak için beraberce hareket etmek zorunda olduğumuzu düşünebiliriz. Bu bağlamda, Ay’ımızın Güneş’imizle olan ilişkisine yaşamımızdaki mevsimlerde uyumu getirebilecek sezgisel bilgelik açısından bakabiliriz.  Hiçbir zaman küçümsemeden ve onu iyi anlayabilmek amacıyla, Ay’ın gücüne dikkat etmeliyiz. Ay’ınız, Güneş’inizin parlak canlılığını değişen aşamalarla size yansıtır. Doğum gününüzden önceki en yakın olan Ay fazına tablodan bakın. Bu sizin doğumunuzla ilgili Ay fazınızdır. Aynı zamanda, Güneş’iniz tarafından getirilen yaşamsal amacınız açısından anlam ifade eden bir sembolizmdir. Burada özet açıklamalar verilmektedir ve genelleştirilmektedir. Kendi doğum haritanızda Güneş’inizin konumunun ve diğer unsurların dikkate alınması gerekir. Sekiz fazdan oluşan bu dönüşüm döngüsünden biri de Balzamik Ay (Balsamic) fazıdır. Balzamik döngünün anlamı kısaca; Geceleyin gökyüzünde sadece ince bir ışık parçası görülmektedir. Hilal şeklindeki ayın giderek küçülmesidir. Balzamik ay, güneş döngüsünde, daha popüler adıyla cadılar bayramı olarak da bilinen Samhain kutlamalarına denk düşer. Görünen ve görünmeyen dünya arasındaki perdenin ince olduğu, ruhların fiziksel konumlarını bırakmaya başladığı, ruhun yeniden bedenlenmeye…

Ay olmasaydı ne olurdu?
Blog , YENİ DÜNYA / 15 Ağustos 2009

“Ay olmasaydı ne olurdu?” diye sordum iste versin Google’a 🙂 Ay’ın yapay olarak Dünya’nın yörüngesine yerleştirildiği söyleniyor?Ay’ın dünya çevresindeki yörüngesinin mükemmele yakın bir daire olması (Güneş sistemindeki gezegen yörüngeleri hep elipstir), dünya’daki toprak elementleri ile uyuşmayan bir yapısı olması, dünya’nın dönüşü ile tam olarak aynı olarak kendi etrafında dönmesi (bu yüzden hep bir yüzünü görürüz), dünya ile mesafesinin normale göre çok yakında olması ve daha pek çok sebepten bazı düşüncelere göre Ay dünya’nın çevresine yapay olarak yerleştirilmiştir. Jüpiter’in uydusu Phobos’un da yapay olarak yerleştirildiği söyleniyor. Pekçok farklı kaynağa göre yapay bir uydu olan Ay’ın ve Phobos’un içinde bir uygarlık var. Bu kaynaklarda yazılanlara göre bu ikisinin amacı Dünya’yı yakından izlemek ve kötü niyetli istilacılar gibi dışarıdan gelecek tehlikelere karşı korumak. Bu ikisi gibi Nibiru’nun da yapay ama çok büyük bir uydu olduğu belirtilenler arasında. Galaktik Federasyon tarafından Dünya’yı tehlikelere karşı korumak amacı ile yapay olarak yerleştirilmişler. Bu konuda Internet’te çok fazla yazı var. Bunlardan en yakın olan Ay ise apayrı bir inceleme konusu. Gerek NASA’nın gerek astronotların birebir gözlemledikleri, gerek Dünya üzerinden teleskoplarla sürekli görülen Ay anomalileri (Ay üzerinde görülen ışıklı cisimler, büyük iş makinaları benzeri cisimler, görünüp kaybolan dev yapılar) hakkında çok fazla yazılmış kaynak mevcut.Ay olmasaydı ne olurdu?Dünya…