Kendini tanımak

20 Ağustos 2011

İnsan oldu olalı dünyada kendini tanımak için binlerce metod icad edildi, bunların bazısı zamanları aşabildi, bazıları aşamadı; revizyona uğradı, sentezlendi isim değiştirdi. Ortak noktaları kendini tanıman için olduklarıydı ve hala öyledir.

**

Oysa kendini tanımak, çevrende olan yakından-uzaktan tüm insanlardan (aynalar) sana her an tüm acımasızlığı ve sevecenliğiyle yansıyor. Bunu görmek istemiyoruz evet ne yapalım, o halde kendini tanıma metodlarını kullanmaya devam ediyoruz.

**

Bu metotlardan en son tanıştığım birisi; Human Design sistemi, tıpkı zamana yayılmış diğer farklı yöntemler gibi amacı, kendimizle en başından tanışıp, bizi olduğumuz kişiden sorumlu, tatmin olmuş ve hoşnut kılmaktır.
Yaşam Tasarımınıza ulaştığınız anda, hem bireysel(parçacık) hem de birleşik (dalga) yanınıza dair bir genişleme hissine sahip olabilirsiniz. Şüphesiz bu sistem hiçbir şekilde bir sihirli değnek değildir. Çünkü sihirli değnek sizsiniz! Bu sistem, uzun bin yıllar boyunca unutmuş olduğunuz bu gizemli parlaklığınızı size hatırlatmak için bir aracıdır yalnızca.

**

Yaşayabilmek ve bilmemek, birbiriyle uyumludur.

der Feynman

**

“nihai bir bilgi” olmadığı için, ona sahip olma beklentisi ve ihtirasının ancak yıkıcı bir faaliyet olacağını söyleyebiliriz.

Bilinmezden parçalar koparma çabaları, zevkli bir süreç, meraklı bir çocuğun oyunları olabilecektir ancak ve bu yaşamak için pekaladır.

**

Yalandan uzak durmak iyidir der gelenek (pek uyulmasa da),

Oysa biraz daha derine dalıp; kişileri yalana teşvik eden edimlerimizden ne kadar uzak durursak o kadar iyi diyelim biz.

**

Kendini, kökünü körlemesine değil tanıyarak bilmek ve sevmek gerektir. Ancak bundan sonradır ki, sevgi (anlayış/dikkat) çemberiniz genişler.

**

Geçmişe gidip de onun her bir parçasının kilidini açtığınızda, şimdiki zaman değişir. Olası geleceğiniz değişir. Herşey değişir.

**

İnce bir ayrıntı/ bir yerlerde /genelleştirme kurbanı /sıfırla bir arasında /fuzzy fuzzy /kabarmış!/Sa-13.12.03

**

Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın.(nerden olduğu belirsiz bi alıntı)

Eğer herşeyi bitirdiğimizden, olgunlaşmış meyve gibi yere düşmüşlüğümüzden dönse idik bilinmeze bu harika olurdu ama öyle değiliz henüz. (Dişi Bilinç, BİZ bilinçliliğidir.)

**

Herşey, “insan” olma sürecini basarıyla geçecek olan kahramanımız Basat’ın, problemle tanısıp yüzlesmeye karar verdiği an baslamaktadır.

**

Kendini yalnızca kendinle kıyasla, önce bir tohum olduğundan başla örneğin.

**

Bir yorum

  • turan 21 Ağustos 2011, 09:04

    Mutsuz olmak istiyorsan kendini başkaları ile kıyasla.

    Insan arastirdikca kendisinin de bir hiç olduğunu anlıyor. Çoğu yakistirmalar etiketten ibarettir. Ne olduğumuz incelendiğinde bir yolculuğa çıkıyoruz, inceledikce atom çekirdekleri gibi daha küçük birimler karşımıza çıkıyor ve Bu sonsuza kadar böyle devam ediyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir