Hatırlanması güç rüyalar

15 Nisan 2009

Bu gece yine hatırlanması güç, daha doğrusu hatırlasanda anlatılması bi hayli zor rüyalardan birini gördüm. Gerçi burada her gece bunlardan sürüyle görüyorum!

Bu gecekini kafasını gözünü kırsam da anlatmayı deneyeceğim, umarım dönüşte bunu çözümleme fırsatı buluruz.

İlk hatıladığım sahne, evimiz diyemiyeceğim ancak içimiz diye tarif edebileceğim, yani bize ait bir alandaki tuhaf bir yaratıkla ilgili! Bu yaratık her türlü şekle girebiliyor, bazen bir başı bile olabiliyor, gövde uzunluğu yok gibi fakat yine de bizimki gibi pembemsi yani etten bi yapılanması var gibi görünüyor. Arada onu köpek gibi algılıyorum ama asla köpeğe benzemiyor, peki neden öyle bi his gelmiştir hiç bi fikrim yok. Bu yaratık bizim bünyemize iyi niyetle gelmemiş, bu sebeple onu alt etmeye çalışıyoruz. Devamlı şekil değiştiriyor ve en azından benden çok güçlü ve kabiliyetli; fakat nasıl oluyorsa onunla baş edebiliyoruz! Bi kaç kişi daha var bu konuda bana yardım eden, onları da hiç görmüyorum, sanki sadece hayaletleri var onların! Onu bünyeden atıyoruz sanırım fakat bir bakıyorum yaşlı ve prenses gibi bir kadının yanında bu kez. Kadın günümüzden biri gibi (prenses tanımını, elit bir tabakadan ve kırılgan yapısından ötürü kullandım), ve bu yaratıkla evlenmek üzere. Çünkü O, yaratığı bizim gibi farkedemiyor! Onu normal biri sanıyor. Ona yaratığı anlatmaya ve onu korumaya çalışıyoruz fakat ikna etmek çok zor. Bir süre de böyle garip bi uğraşlar yapıyoruz, ne olduğu hiç belli değil! Oradaki uğraşlar burada anlamsız galiba!

Hayrolsun diyorum peşinen.

5 Yorum

  • sultan 07 Haziran 2009, 21:33

    rüyalar ve sembolizm hakkında geçmiş enkarnelerim dolayısıyla ilgiliyim…
    size bir yararı olduysa/olursa ne mutlu… ama bana yararı olduğunu kesinkes söyleyebilirim.
    ve bir de…
    ben tesadüflere inanmam. biraz önce şizofreni yazınızı okudum.ben bu olgunun bilimsel tarafının yüksekçe ölçekli bir yanılsama içerdiğini düşünüyorum. eğer yazdıklarım garip geldiyse.. kusura bakmayın:) cassiopea celselerini okuduysanız, şizofreni kaynağının bir nevi bu tür bir olgu olduğunu düşünüyorum. kahve telveleri/yalancı kahve telveleri gibi.
    sizin yazılarınıza ara ara yanıt vereceğimi düşünüyorum. sorgulayıcı ve temiz güdülü bakış açınız ve karşılıklı ilerleme isteğimiz açısından. iyi akşamlar

  • Sibel 07 Haziran 2009, 21:11

    İlginç bir yorum olmuş, teşekkürler sevgili Sultan.

  • sultan 07 Haziran 2009, 20:55

    şeyyy…
    bu rüya hakkında birkaç yorumum olabilir aslında. en azından bana uzak gelmedi:)
    ben sürekli dünya üzerinde çeşitli emelleri olan varlıkların saldırı ve manipülasyonuyla uğraşıyorum. ve evimiz olamayan ama içimizde olan varlıklar bunlar…
    ve geçekten çok deüişkenler. merkezlenmiş bir varlıkları yok.yani mantıklı kurallar… kaygan bir zeminde gibiler. merkezde kendinizi düşünün. bazı anlar oluyor ki size top atıyorlar; topun yamukluğunu fark ettiğinizde diğer tarafa geçip topun yamukluğunu sizle tartışabiliyorlar:):)
    ona inanan melez yüzlü prenses ise bence dünya:):) hem de evlenmek üzere -idi-
    sevgiler

  • Sibel 21 Nisan 2009, 11:22

    Sevgili Medisis, rüyaların bu şiirsel ve gizemli dili beni her daim şaşırtıyor. Evet burada kimbilir nasıl bir mesaj var, kendi rüyamızı çözmek çoğu kez imkansıza yakın, fakat danışman arkadaşlarımız sağolsun, umarım döndüğümde bu rüyaya bi el atacaklardır 🙂

  • medisis 20 Nisan 2009, 22:34

    Çok ilginç gerçekten acaba yorumu ne olabilir? Merakla bekliyorum…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir