Endeavur ve Gizli Sayılar

30 Ocak 2017

Haftaya Endeavur dizisiyle başladım

Daha ilk sahnelerden kaliteyim diye bağıran bir polisiye dizi. Her sahnesine özenilmiş, İngiltere kırsalının güzelliği ve atmışlı yılların kasveti, bir başka kültürün tüm kokusu birleşip üstüne Agatha Christi’nin zeka dolu ama anlaşılabilir tarzı eklenmiş. Ben çok sevdim diziyi. Bölümlerin birbuçuk saat olması da kısa film tadı veriyor.

Haftanın ikinci dizisi Trapped

İzlanda sahilleri, kar, buz, fırtına ile başladı -muhtemelen böyle de sürecek- polisiye gerilim ve daha ötesinde neler var henüz bilemiyorum fakat bize uzak yabancı bir kültürün yaşama bakışını izleme fırsatı kolay kolay bulunmuyor. Sorun sadece iki alt yazı üst üste bindiğinden ve izlandacadan da hiç anlamamaktan kaynaklanan görsel bi bulanıklık 🙂

*

This is us dizisi özellikle 13.bölümde tavan yapan önemli bir özelliğe sahip; ebeveyn olmak nedir? Nasıl olmalıdır?
Çok duygulu sahneler var, kaliteli bir yapım, yine de gözden kaçırmamak gereken husus bir şeyi “idealize” etmek uzun vadede dünya insanına yarar sağlamadı çünkü hiç bir insanı, durum ve zamanı,etkileşim ve yaratımdan getirdiklerini bir diğeriyle kıyaslayamazsın. Eğer bu diziyi, “ahhhhh benim annem babam böyle olacaktı kiiii…” hissiyle seyredenler varsa sadece boş bir avuntu olur bu 🙂 Bize “ortak rüyayı” paylaşılan dünya gerçekliğini öğreten onlardır ama yaşayan ben olduğum sürece aynı rüyadan binlerce milyonlarca çeşit hayat dallanıp budaklanır.
Başlarına gelen hoşlanmadıkları her bir şey için; “Bu neden bana oldu” “Neden ben?” diye hayıflanan üstelik bunu kapalı döngü haline getirmiş insanlar gördüm. İçimden hep şöyle demek geldi: “Peki kime olsun isterdin?”
Yaşarken verdiğim kararlardır hayatımı gerçekten belirleyen. İçime küçükten konulmuş gerçeklik tanımlayıcısı paket program sadece başlangıç yaptırır, fazla abartmamak lazım, hani ne derler. get over it!
*

Jodorowsky’nin “Bir kuşun en iyi öttüğü yer” kitabı için ayrıca yazdım, tıklayın anacığımmm.
*
2017 Oscarlarına en iyi film dalında aday olan Hidden Figures, dünya insanının uzay macerasına açılan kapıda birbiriyle kıyasıya güreşen Rusya ve Amerika’nın hikayesini arka fon olarak kullanıp, ırk ayrımcılığı ve cinsiyet ayrımcılığı konusunu işliyor… Film güzel olmuş, ben çok beğendim hatta bazı sahnelerde gözüm yaşardı. Diğer aday filmleri henüz izlemediğimden oscarda şansı nedir şu anda bilmiyorum.
Seyretmek için tıklayınız.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir