Bahardan mı bilmem

07 Nisan 2009

 

Gölgeler serin, güneş yakıcı bu mevsimde

Cepler yorgun esnafta, kalpler hevesli

Yollarda tek tük turist, kafelerde ucuz biracılar

En çalışkanları ağaçlar ve badanacılar

Bense gölgeleri dinliyorum yürürken dalgın,

Sessiz bir fısıltı var taşında toprağında buranın

Hep bilirim hep duyarım ne çare anlatamam

Gün olur dil ucuna gelir mi bilmem

 

Türkü dinledim doyasıya bu gece barda

Dışarda  yağmur bardaktan boşanırcasına

Çok katmanlı bir sis gibi kapladı notalar 

Bağlamadan mı döküldü gönülden mi bilmem

Karahisar kalası yıkılır gelir, perçemi boynuna dökülür gelir

Yayladan gel allı gelin yayladan, kesme ümidini kadir mevladan

Ver elini karlı dağlar aşalım,  bayramlaşalım.

Dedikçe aşık, damlalar aktı aktı sel oldu semadan

Gözlerimden mi kara bulutlardan mı bilmem.

 

Ahmet Kaya’dan konuştuk sonra

Belki ölmemiştir dedim, öldü öldü dediler

Uçurtmalardan hayallerden dostluklardan

Duman’dan dinledik, bir de Onur Akın’dan

Bir garip hüzün oldu bahardan mı bilmem

 

Yetmişiki saat oldu dinmedi bu yağmur

Gönlüm asılsız bir eski yaradan mahmur

Söz de verdim açacak diye yarın güneş

Duyar da mı açar, tesadüften mi bilmem.

 

 

Sa

07.04.09 – Fethiye