Günün önemli olayına devam: Günün Bebesi

21 Aralık 2020 Anın Ruhu -devam GERÇEKLEŞTİREN ÜRETİCİLER – MANİFESTİNG JENERATÖR –  GERÇEKLİK ANI “Yanıt verir ve gerçeklik anımı bekler, sonra yaparım.” Siz potansiyel bir güç merkeziyle enerji topunun bir bileşimisiniz ama kaynağı etkili bir şekilde kullanmadan önce ciddi bir sabır göstermeniz gerekiyor. Dünya nüfusunun %33 ünü oluşturuyorsunuz; kendi alanınızda klasik bir araçsınız ve hızınıza ulaştığınızda performansınızla büyülüyorsunuz. Sizi Gerçekleştiriciler ve Üreticilerden ayıran temel fark içgüdüsel bir yanıt ile işe koyulma arasındaki gerçeklik anıdır. Buna “boşlukta olmak” diyebiliriz. Öncelikli içgüdülerinizi doğrulamak için eylemi bu boşlukta tutmalısınız. Dolayısıyla içgüdülerinizi dinleyerek yanıt verin, bekleyerek gerçeklik anını yakalayın ve sonra ikna olduysanız harekete geçin. Harekete geçtiğinizde kendinizi o işe adar ve bir Üreticiden daha hızlı vites değiştirirsiniz ve onların aksine hız kazandıktan sonra da istediğiniz an durabilirsiniz. Çünkü sizin Gerçekleştirici yönünüz yolunuzu düzeltmenize olanak verir. Bir anda birden fazla işle meşgul olabilir ama en iyi performansı bir seferde tek bir işe odaklanarak gösterirsiniz. Her zaman tez canlı, yerinde duramayan, her an bir işe koyulmaya hazır bireyler olabilirsiniz. İlişkilerdeki eğiliminiz, buzları kırmak ve harekete geçmektir. Ama yalnızca kovalayan siz olmadığınızda ve sizden net bir içgüdüsel yanıt almayı başarabilen biriyle birlikte olduğunuzda mutluluğa ulaşacaksınız. Sürekli Gerçekleştirici ve Üretici niteliklerinizin arasındaki dengeyi bulmak için çabalarsınız. Üretici…

Önemli bir gün
Duyuru , Eğitimler , şu anın ruhu , YENİ DÜNYA / 21 Aralık 2020

Yirmi gündür bir paylaşım yapmamışım. Sanırım sosyal ağlarda çok vakit geçirdim. Bugün Sevgili astrolog arkadaşım Şule’nin kısa bir paylaşımını görmüştüm ve ardından yine çok yakın bir arkadaşım bugünün hayli önemli olduğundan bahisle şu anın ruhuna bakabilir misin diye rica etti. Ben de meraklandım ve Human Design detaylarını inceledim. Daha önceleri de paylaştığım gibi Human Design – Yaşam Tasarımı sistemini yedi yıl önce tanıştığımdan beri çok seviyorum ve üzerinde çalışıp yazılımlar hazırladım. O zamandan beri de Human Design Analisti olarak dörtyüzü aşkın dosya düzenledim. Ve halen talepleri değerlendiriyorum. Peki nedir Human Design Kısaca.. Yaşam Tasarımı, dört eski bilgelik geleneğini alır ve aslında işlevsel olarak nasıl bir tasarımla bu dünyaya gelmiş olduğunuzu gayet sade bir dille ortaya koyar. Doğuma ait astrolojik hesaplama yapıldıktan sonra çıkan veriler geliştirilir ve üç eski bilgelikle birleştirilir: Çakra sistemi, I Ching ve Kabala. Böylece tüm bu bilgiler ışığında kişinin Yaşam Tablosu’nu elde ederiz. Evet gelelim bugün’ün ruhuna…

Yaşam Tasarımında BENLİK
esinti / 23 Ekim 2012

BENLİK: -Yön, Amaç Hissi, Sevgi- Hayatta amacımızı ve yönümüzü, ayrıca kendimize olan sevgimizi temsil eder. Bu bizi olduğumuz bireyle, olduğumuz yerle ve yönlendirildiğimiz şeyle hizaya sokan küresel bir konumlandırma sistemi gibidir. Neyin uygun olup olmadığını; neyin moda olup olmadığını belirleyen sınırlarımızla ilişkilidir. “Ben kimim?” Sorusunun yanıtını burada buluruz. Benlik, ruha sürekli bağlantı sağlayan bir merkezdir. Sevgi enerjileri tüm formlarıyla burada yer alır: Spiritüel veya can alıcı sevgi, fiziksel sevgi, insanlık sevgisi, yaşam yolculuğuna duyulan sevgi. Yaşamın sınırlarını genişletme yaratıcılığı ve sunduğu her şeye karşı alıcı olma becerisiyle pekçok benlik gerçeği de bu merkezde bulunabilir. Dört sevgi kapısı; İnsanlık kapısı Masumiyet Kapısı Davranış Kapısı Beklenmedik şans Kapısı BENLİK merkezinde bulunmaktadır. Bu durum belki size tuhaf gelebilir; çünkü sevgi kavramı genellikle Kalp ile ilişkilendirilegelmiştir,oysa kalp merkezi sevgiyle değil irade gücü ve arzularla ilişkilidir. Bu konuda daha detaylı bilgi için tıklayınız.

Bugün, az sonra
Basında , Duyuru , Rüya/Psikoloji / 20 Haziran 2012

Bu haftaki Yaşamevi Radyo Programı konusu: “Rüya Gerçekliği” Konuğum ise; Rüya Görüşmecisi, Yazar, Sevgili Sibel Atasoy. 20 Haziran Çarşamba sabah saat:10.00’da Radyo Halikarnas’ta buluşmak dileğiyle… İnternetten dinleyerek canlı yayında bize katılmak isteyenler için: http://www.halikarnas.fm/live_other.html Ayrıca Facebook / Halikarnas Radyo Grup’a katılıp görüş bildirebilirsiniz. Canlı yayını kaçıranlar için : http://www.youtube.com/watch?v=wq4d45y37HQ&feature=youtu.be

İade-i İtibar filmi:Hugo
Oyun/Film felsefeleri / 27 Şubat 2012

Martin Scorsese’in fazla uzun olmayan (83 dakikalık) Hugo filmi, seyredilmesi gerçekten gereken bir filmmiş. Filmi çok beğendim, her sahne birer sanat fotoğrafı gibi tasarlanmıştı. 3D olması tüm detayları gözler önüne seriyordu. Bi aktivite filmi olmasa da, kaba kuvvet, kesme-biçme, canavar düdükleri olmasa da üç boyutlu bir film yapılabileceğinin kanıtı gibiydi adeta. Bir film eleştirmeni değilsem de, sıradan bir seyirci olarak gözlere müthiş bi ziyafet çektiğini söyleyebilirim. Fakat bu işin bence sadece küçük bir bölümü; çünkü Scorsese bu filmde o kadar çok şey söylemiş ki şaşarsınız! Kısa ve durgun bir filmde (çoğu kişi sıkıcı bulmuş yaptıkları yorumlarda) bu denli az sözcükle bu kadar çok şey anlatabilmek kolay olmasa gerek. İlk etapta gözüme çarpan mesajlar şöyleydi (belki ikinci kez izlesem başka şeyler de bulabilirim): 1. Film, baştan sona mekanizmaları irdeliyor. Bir makina olarak dünyanın eksiksiz olduğunu (çünkü makinalarda yedek parça olmaz diyor) ve bu sebeple insan olarak bir işlevimiz olması gerektiğini savunuyor. Mesele insanın kendine has işlevini bulmasıdır diyor. Örneğin kahramanımız Hugo ve erken ölen babası aynı işlevdelerdi, yani tamirciler. Sistem onarıcılar. Ve onlar bu işlevi yaparken öylesine büyük sevinç duyuyolar ki, her anları cennette geçiyor sanırsınız. Sebebi, kendi işlevlerini bulmuş olmalarından kaynaklanıyor. Bu Arada Hugo’nun rüya aleminde iki kapıyı geçtiği de…

Yaşam Tasarımı Tanıtım semineri
Duyuru , Eğitimler / 14 Ocak 2012

Önümüzdeki hafta Cumartesi günü Yani 21 Ocak saat 19.00 da Tuva Sanat’da, danışmanlığını yapmakta olduğum Human Design sistemini sizlere tanıtmayı hedefledim, sanırım artık zamanı geldi. Üstelik de bu anlatımı-bi çoğumuzun tanıdığı ve sevdiği- Carlos Castaneda’nın Yaşam Tasarım Analizi üzerinden yapacağım. Ücretsiz olan bu sunumda görüşmek üzere, sevgilerimi sunarım. Sibel Atasoy Yazar-Danışman Human Design –bundan sonra “Yaşam Tasarımı” şeklinde kullanacağız- nasıl işler? Sistemi ve bu öyküyü bize ulaştıran Chetan Parkyn, Ra’nın bizzat kendisinden yöntemi öğrenerek zaman içinde uygulamakta ustalaşmış. Kişisel yaşam tasarımları çıkarmakla geçen uzun seneler sonucunda, bu çalışmalarının semeresi olan deneyimlerini, gerek internet sitesi gerekse aynı isimli bir kitapla Dünya ile paylaşarak bence fevkalade bir şekilde taçlandırmış. Bu sistemin, tıpkı zamana yayılmış diğer farklı yöntemler gibi amacı, kendimizle en başından tanışıp, bizi olduğumuz kişiden sorumlu, tatmin olmuş ve hoşnut kılmak olduğunu söyleyebiliriz. Yaşam Tasarımınıza ulaştığınız anda, hem bireysel(parçacık) hem de birleşik (dalga) yanınıza dair bir genişleme hissine sahip olabilirsiniz. Şüphesiz bu sistem hiçbir şekilde bir sihirli değnek değildir. Çünkü sihirli değnek sizsiniz! Bu sistem, uzun bin yıllar boyunca unutmuş olduğunuz bu gizemli parlaklığınızı size hatırlatmak için bir aracıdır yalnızca. Kendinizle, eşinizle, arkadaşlarınızla, çocuklarınız ve ebeveyninizle, patronunuz ve iş arkadaşlarınızla olan ilişkileriniz, bu sistemin gücünden etkilenir. Yaşam Tasarımı sistemi ile her…

Entegral Bakışa Uyumlanmak(EBU)
Duyuru , Eğitimler / 09 Aralık 2011

Sibel Atasoy’la yepyeni bir çalışmaya başlıyoruz. DanışCan’larla buluşma zamanıdır artık 🙂 Çalışmalar bireysel olup, eğer dilenirse (aile, eş, çocuk, sevgili) 2 ya da 3 kişiyle de birlikte çalışmalar yapılabilinir.Sibel Atasoy der ki; … “Entegral Nedir: Kelime bütünleme, bir araya getirmek, birleşmek, birleştirmek, kapsamak anlamına gelir. Aynılık anlamında değil, renkleri, gökkuşağı renkli insanların zikzaklarını, bütün harika farklılıkları tekdüze hale getirmek anlamında değil, genelde Kozmos anlamındadır. Sanata, ahlaka, bilime ve dine meşru bir yer veren daha kapsamlı bir bakış edinmek ve bunların hepsini Kozmik kekin sevilen dilimleri haline indirgemeye çalışmamaktır.DanışCan Nedir: Danışanın canım olduğunu anlatan bileşik kelime.” Entegral Bakışa uyumlanmak – Bireysel çalışma içeriği 45’er dakikalık üç bölümden oluşur. 1.Bölüm. Bu bölümde danışCan’ın önceden alınmış doğum bilgileri doğrultusunda hazırlanmış, kişiye özel Yaşam Tasarımı dosyası (yaklaşık 24 syf), incelenir, kişinin doğuştan gelen biricik ve mükemmel yapısı anlatılır, sorulara cevaplar bulunur. Emin olduğum tek şey, soru varsa, farkındalığın artması için zemin doğal olarak hepimizde mevcuttur. Birey olma eşiği kendin hakkındaki sorular ve duyabildiğin cevaplar sayesinde geçilir. Ve bizler birey olduğumuzda, yani tam da doğduğumuz andaki gibi, işlevlerini Hayat Tasarımından gördüğümüz özgün, biricik ve mükemmel varlığımızı görüp onu sevdiğimizde, eksiksizliğine ikna olduğumuzda, dünya aniden değişir. İşte bu bir sihirdir, danışCanın yaratmayı başardığın sihir! Bu bölümde…

Human Design Sistemi
Duyuru , Eğitimler / 04 Ağustos 2011

Yedi sene önce tüm düşünenlerin, teologların ve bilim adamlarının yaptığı gibi ben de dünyanın ve evrenin ne olduğuna dair bir metin (Oyun Kuramı) yazdım. Gerçi bu sadece bir düşünce dizgesinin sonucu değildi. Şüphesiz tüm hayatım boyunca gözlemlediğim, okuduğum ve yaşadıklarımın bir bileşkesi vardı ama yine de ondan daha çoğuydu. Bir gece, altı saat içinde hiç hesapsız ve plansız bir akıştı o metin. Ben bile bazı yerlerini çok daha sonra anlayabildim, kısmen Bir Kadını Öldürmek kitabımda ve kısmen de günlük yazı ve makalelerimde bu metni anlama ve aktarma işlevini sürdürdüm. İşte “Human Design”, İnsan Tasarımı yöntemi de, mucidi Alan Krakower isimli Kanadalıya benzer bir biçimde ulaştı. 4 Ocak 1987 akşamı, yanında köpeği BB ile evine dönerken, uzaktaki evinin içinde parlak bir ışık gördü. Lambanın içinde gaz olmadığını biliyordu. Eve girdiklerinde BB havlamaya başladı, ardından kendini yere attı. Krakower (sonradan kendine Ra diye hitap edilmeye başlanmış) bu sırada tuhaf içsel bir patlama yaşadığını söylüyor. Bir anda ter içinde kalmış ve bir erkek sesinin bir an önce işe başlaması gerektiğini söylediğini duymuş. Böylece sekiz gün ve gece boyunca yazıp çizmiş. Buna ister ilham, isterseniz kanallık deyiniz, sonuç olarak ortaya Human Design çıkmış. Sistemi ve bu öyküyü bize ulaştıran Chetan Parkyn, Ra’nın bizzat kendisinden…