Ejderha Dövmeli Kız
esinti , Oyun/Film felsefeleri / 19 Ocak 2012

Çok uzun bi film. Ben beğendim doğrusu, oyuncular ve görsellik açısından güzeldi. David Fincher ana hikayeyi yetersiz mi buldu da bi iki şey daha ilave etti bilemiyorum ama sanki 3 saatlik değil de belki beş saatlik bişey geçiyormuş hayalinden  🙂 Ersin benim kadar beğenmemiş olabilir belki, bilemiyorum çünkü sinemadan çıkıp Işılla buluşup kar yağışı altında balkonda saatlerce çan çan ettik. Bugünkü kahve istiabımı biraz aşmış olabilirim ama ne gam! Harika bi gün oldu. Halen öyle çünkü sizlerle beraberim ve donmuş bacaklarım sıcak evimin konforunda kendine geliyor 🙂 ek:  Hala ayaklarımı ısıtamadım 🙂 Filmi sevdim, oyuncular ve gerilimi yansıtması güzeldi. Paralel hikayeleri ve müziği kurgulaması da güzeldi. Fakat bazı yan hikayeleri bitirmemiş olması bir de sonunun sanki gelmeyecekmiş gibi olması, üstüne üstlük “en son son”un da beklediğim kadar etkili olmaması (sarılır ve giderler) eksileriydi. Birkaç hikaye anlatmaya çalışmasaymış daha vurucu olurmuş bana sorarsan… sa: Aslında bu daha iyi, örneğin benim kitaplarım asla tek akslı omaz, her zaman bi kaç tanedir -bence böylesi güzeldir çünkü okuyucu katili son sayfadan önce bulamaz-ancak bu filmde sorun başka, yan akslar, birinci aks aydınlanıktan sonra gereksizce devreye girmişlerdi üstelik de uçları bağlanmamışgı. Kurgu hatası! Never mind, bence ilk hikaye yeterince güzeldi üstelik kamera da romantikti 🙂…

Sekse dair -6
esinti / 17 Aralık 2011

Konu başı için Tıklayınız Şu çalışmaya da (BAK) göz atmak isteyebilirsiniz: http://tuvasanat.com/index.php/haberler/yeni-enerji-ve-yeni-bilincte-ask-ve-cinselik-nasil-bicimleniyor-10-12-birlesik-alan-kullanimi-surec-notlari/ Anlaşılmayan hususlar olursa yardımcı olmaya çalışır arkadaşlarımız ha: sorulan sorulardan ben anima ve animus kokusu alıyorum. sa: Olabilir soru bana ait değildi, oynayan arkadaşlarımızdan birinindi, bizlere de güzel geldi, hepimizin merakına mucip oldu. Biliyosun ben sadece modere ediyorum, başka bi işlevim yok. sa: Ben de tanımladığım  bu guruba dahil kadınlardan biriyim ve dün gece biraz kafam dolu yattım, yani standart bi gevşemiş hal olmaksızın ve gece şu rüyayı gördüm(hatırladığım bi iki sahne sadece): Rüyada bi sevgilim varmış (allah hayırlara çıkarsın), tanımadığım temiz yüzlü,  sevecen bi tip. Beni oturduğum koltuktan kucaklayarak kaldırmak (gelinlere yapar gibi) ve beni bi yere götürmek istiyor. Ben de şakayla aman ben ağırım bi yerine bişey olmasın moduyla hemen yanında birlikte bi eve gidiyoruz. Zemin kat bi boş daire. Orada bi gece oluyor sanırım ve duvarlarda acaip tuhaf delice büyümüş kurtcuğa benzeyen daha önce görmediğim iki yaratık var ve bu arada evin duvarlarına su basıyor, her dakka duvarlar biraz daha bozuluyor. Duvardaki bu yaratıklardan bi korkumuz yok nedense. Sonra birden ben şunu söylemeyi akıl ediyorum: yahu ben zaten bu apartmanın tepesinde oturuyorum, ne diye bu her an zarar gören zemin daireye taşınıyoruz ki? Bence bu …

Sekse Dair-5
esinti / 15 Aralık 2011

Konu başı için tıklayınız Birey bilinci gelişmiş, kendine yeterli (bunlardan çoğaldı fakat biraz ukalamsı oluyolar), evlilikmiş çocukmuş tasası duymayan (eh nispeten azlar ama ustaca gizlerler) ve sadece aşk için anlamlı ilişkiler kurmaya yanaşan (bu bölüm oldukça az) extra ve erkeklerdeki hekuras’ı bilen (hiç yok) bi kadınlar gurubu oluşmaya başladı dünyada ve tabi ülkemizde de. Ben şu an bu gurup kadınlara yaklaşamayan erkeklere sesleniyorum; bu davranışınızın altındaki sebepler nedir? İkinci sorum, bu durum lezbiyen nüfusunun artışına sebep oluyor mudur? Ve üçüncü sorum; hızla artan bu kadın gurubuna karşı gelecek için (en azından oğullarınız için) bi tehlike görüyor musunuz? ha: enteresan bi devam olmuş:) sa: Beklenmedik mi? ha: cesurca diyelim.konuşulamayanları konuşmaya iten soruların yarattığı heyecan verici bir hal.soruların öncelikli muhattabı erkeklerin yanıtlarını pek merak ediyorum doğrusu. hs: Bilgisayar müsaade etse; iki çift söz yazıcam da. Kısmet; artık başka bahara. ha: yerim dar muhabbetine döndü bu iş:) belki de elektrikler kesilmiştir:) sö: bu grup kadınlara erkeklerin neden yaklaşamadığını öğrendiğim an hayatımdaki bir gizem çözülmüş olacak. bu gerçekten son zamanlarda beni en çok zorlayan konu. mustaripim 🙂 eğer cevaplar gelirse beni haberdar edin lütfen olur mu? sa: özel servis veremiyoruz sevgili sö.kardeş, lütfen bu başlığı takip et, abone filan ol. Hem gelen yorumlara göre…

Sekse dair -4
esinti / 14 Aralık 2011

Konu başı için tıklayınız sa: 1000 tane arkadaşım var burada(facebook) ve gördüğünüz gibi üç gündür davet üstüne davet yaptığım bu konuyu sadece dört kişi konuşabiliyoruz. Diğerleri aşk, mevlana,melekler, kelekler,sevgi-özellikle sevgi, cennetler ve her tarafında seks kokan şarkı videolarıyla devam ediyolar 🙂 Olsun ne yapalım gerçeğimiz budur ve ben tüm bu durumları anlayışla sevgiyle karşılamaya devam ediyorum. Velakin artık içinde yer almayacağım. LÖK diye söyleyeceğim her yayınladıkları şeyin içindeki kokuyu. Bu sebeple bundan çekinenler bir an önce beni arkadaşlıktan çıkarsınlar böylece ne yayınladıklarını görememiş ve söyleyememiş olurum. Dörtmüş pardon. Eğer kişi sayısı gece onikiye kadar ona tamamlanırsa ültümatomumu(!)geri çekeceğim :))) av: Bizler doğumların,düğünlerin ve cenazelerin değerli olduğu bir toplumun elemanlarıyız..Deniz bu..Balığı rencide etmeyelim bence..Bu 3 ritüel dışında ve arasında kalanlar “giz”dir.Giz olduğundan seslendirilmez açık açık.Ve bu nedenle iyileşm…ez hasta..Şok tedavi ihtiyacı kaçınılmazdır gibi gelmekte bana ve yaşamakta olduklarımız bu sürecin içerisinde olduğumuz işaret ve mutluluğunu yaşatmakta bana..4/1000 bile olsa…:-) “Nerde aş durma yanaş” Atasözümüz doğrultusunda,biliyorum ki bu tencere burada kaynadık sıra yanaşanları da olacaktır..Bu bizim atalarımızın sözü….:-))) Kızmak yok değil mi…? sa: Kızmış gibi mi göründüm ordan :)))) O halde ne diye “Şok tedavi ihtiyacı kaçınılmazdır gibi gelmekte bana ” diyosun? Benim tedavi sistemlerimi bilenler bilir av:”Kızmak” sadece bir eski konuya…

Sekse dair -3
esinti / 14 Aralık 2011

Konu başı için tıklayınız sa: Kimileri iki dakikada üç kap yemeği yer bitirir, kimi bi saatte bitiremez. Kimisi yemeğin ortasında doydum der, tabaklarda bi sürü yemek artar! Kimi son lokmayı bi türlü alamaz, doydum da doydum diye tutturur. Kimi önceden iki bardak su, bi bardak kola devirdiği için yemeğe yer kalmaz. Onlar tuvaletle yakın arkadaş olurlar. Kimi sofrayı toparlamaz, tüm bulaşıklığı ve üstüne üşüşen sinekleriyle o sofra saatlerce ortada kalır. Kimi daha çatalınızı kenara bırakamadan önünüzden tüm yemek kanıtlarını toplar. Kimi de durun yahu aceleniz ne bi keyif sigarası içelim der. Bütün bunlar seks için de geçerlidir. Kimileri yaw elde ne var bi bakalım diye dolapları açar malzemelere bakar,ne istediğine dair bedenini yoklar ve mevcut malzemeden en sevdiği lezzette yemeği pişirmeyi becerir. Kimileri öyle olmaz abi der, yemek programlarının müdavimi olur, falanca şefin, filanca ustanın programlarını seyreder de seyreder (oturduğu yerde zevk almaya uğraşır<) bi türlü mutfağa giremez. Kimileri bu işler bildiğiniz gibi değil tantirirk tantirik takılın der, kimileri de bununla ilgili ekstra uzuvlar satmaya çalışır,insan yerine robotler koyacak kadar ileri gider, hattabu malzemelerin en tutucu olduğu sanılan ülkelerde en iyi ciroyu yaptığına dair söylentiler dolaşmaktadır. Hayat o kadar basit ayrıntılarda gizli ki insan buna inanmak istemez çünkü işi karmaşıklaştırmak…

sekse dair-2
esinti / 13 Aralık 2011

Konu başı için tıklayınız sa: Daha fazla katılım bekliyorum (hep aklınızda hep dilinizde ama nedense kendini doğrudan ortaya koyma erki yok ortalarda) ve yemin ediyorum bu konuda herkişi konuşmadıkça bu konudan başka hiç bir konu açmayacağım sayfamda. İlle de odunumun parası diyorum! :)))) ŞÖ: seçimi beden yapıyor, zihin geri kalan ayak işlerini.. GG: Ama sonuçta ne bulursak yiyoruz yani seçim sadece akılda,yaşamda yok:)) sa: Niye ama, eğer uzun zaman aç kalınmışsan ne bulursan onu yiyebilirsin herhalde, ölüm riski yoksa yemeyebilirsin bile? FA: ikiside doğanın insana bir oyunu..uygulama insana göre değişir kimi kebap sever kimi soğan ekmek.kimi 90-60-90 sever kimisi ise akıl sever.buradaki tanımlamada bence zevk duymanın esiri olan her ikisine de yenik düşer.ve sadece omurilik insanı olur. omurilik insanlarıda bence hedonisttir.:)hedonistler o zaman hıreıstiyanlıktaki 7 büyük günahı zevkle işliyor sonucu da doğuyor ama olsun:) YÖ: seçebildiğinin en iyisini seç al. getir eve koy tezgaha. şöle uzaktan bir bak, nasıl pişirsem? acele etme, içsesini bekle. duydun mu, güzel. o an için en uygun şekil ve lezzete sokmak için tüm aşkını da kat içine. pişti mi? hemen yeme! az d…emlensin… tepside hemencecik tüketme. sofrayı kur bi güzel. otur başına, bi güzel kurul. önce seyret, kokla, kutlamasını yap bu şenliğin. hızlı yeme, tadını…

Sekse dair-1
esinti / 12 Aralık 2011

Şuralarda (Facebook) iki yıldır geziniyorum da kimsenin hangi yemeği ne için yediği,ya da yemediğine dair hiç bi beyan ve anlaşmazlık görmedim. Öyleyse seks hakkında neden bu kadar gizli açık anlaşmazlık var anlamış değilim.Aslında sorun nedir gerçekten de merak ediyorum. Günaydıınnnn frekanslar, güneş tam gözümün içine girdi şu an 🙂 ** Yiyecek (seçiminden, hazırlanışından,tüketiminden, hazmından boşaltımına kadar tüm süreçleri) ile seks arasındaki benzerlikler ve farklılar nelerdir. Bence öncelikle benzerliklerden başlayalım. Herkes aklına geleni söylesin. sa:Her ikisini de kadınlar seçip alılar ve eve getirirler, bazen de kocalarına sipariş ederler. (ben ucundan başlayayım dedim.) gk: İkisi de iştahla ilgili.İkisi de bastırılınca hastalıklar ortaya çıkıyor. sa: örneğin alış verişe açken gitmeyin diyor araştırmalar. Reklamlar da “açken sen sen değilsin” diyor. Astsolist tribi durumları da var. Peki yiyecekleri nerden nasıl alıyorsunuz, nasılseçiyosunuz, liste yapıyo musunuz önceden vs? bunlar çok önemli. Yemek pişirme aşamasına gelene kadar malzemelerin seçimi var, ben o kısmı daha çok önemsiyorum galiba. gk: Koku beyin diyorum:)))Koku beyin olmasa yediklerimizden zevk almazdık,karşı tarafın feromonlarının da farkında olamazdık.Burun cinsel bir organ:)))) sa: Bu güzel bi nokta (hatta süper), yani yiyecek seçiminde dikkate aldığın tek unsur bu mu? gk: Güzel kokması lazım.İştah koku ile ilişkili.Koku alamadığım durumlarda yemek yemeyi sevmiyorum.Saman gibi geliyor her şey:))) sa:…

Eski ve Yeni Dünya üzerine düşün pratikleri
Felsefe ve Kuantum , YENİ DÜNYA / 24 Ağustos 2010

Eski ve yeni Dünya enerjisinden, insanlardan, çalışan sistemlerden bahsedeceğim gerçi bu zor bir iş; çünkü Dualitik ve üçlü (geçmiş-gelecek-şimdi) zaman olgusuna sahip bir lisan kullanacağım. Bu durum yazılı ifadeyi nerdeyse imkânsız kılıyor. Konuşurken de aynı lisana mahkûmuz ancak bazı avantajlarımız var; kelimeyi sarf ederken içine üflediğimiz parıltı -bunu duyabilenler için- söz konusu engeli aşmamızı sağlıyor. Yine de deneyeceğim. Eski Dünya’da(ED) çalışan kanunlar, kabuller ve gerçekleri yadsımak adına bir çabam yok, nasıl ki Kuantum Kuramı Newton kanunlarının yanlış olduğunu göstermiyorsa, Yeni Dünya (YD) için söyleyeceklerimiz de eskisini dışlamıyor, onları içeriyor. Şimdi moda haline gelen “kapsama alanı” sözcüklerini altı yıl önce “Oyun Kuramını” yazarken sık sık kullanmıştım. İçerme/kapsama kelimelerine çok iş düşüyor, bu kelimeleri özümsemeden YD hakkında değil konuşabilmek, düşünebilmek bile mümkün değil. Özellikle yazının icadından bu yana insan üzerinde fevkalade büyük öneme sahip olan “zihin” olgusu YD’da önemini yitiriyor; çünkü hazırlıklar tamamlandı, şimdi uygulama zamanındayız. Bu aynen sınava hazırlanmak gibiydi, yeterli süremiz vardı, gece gündüz çalıştık, öğrendik. Bazılarımız ezber yaptı, diğerleri anlamaya çalıştı. Netice itibariyle öğrencilere tavsiye edilen, sınavdan önceki gece ve sabahında artık çalışmayı bırakmak, sakinleşmek ve kendine güvenmektir. Bu sebepledir ki, dünyanın her yanında, her çeşit isim altında; ibadet, meditasyon, gevşeme, yoga, nefes gibi zihni (iç konuşmayı) devre dışı…