Yeni Bir Biçimde Bağlantı Kurmak
YENİ DÜNYA / 14 Nisan 2009

 Yanıtlar aynı yerlerde değil. Enerjiler, bağlantılar yer değiştirdi, değişti ve dönüştü. Eşinizle ya da partnerinizle bağlantı kurmaya çalıştığınızda, fişi, onlarla eskiden bağlantı kurduğunuz eski yere sokmaya çalışıyorsunuz – gerek enerjisel gerekse fiziksel olarak, her türlü – ve sonra da nedir yanlış giden diye şaşıyorsunuz. Kendi yaratıcı kaynağınıza girmeye çalıştığınızda, fişi eski prize sokuyorsunuz. Mecazi anlamda eski RJ11 fişi yerine bir RJ45 fişi geldi. (kahkahalar) Bu fişleri takas etmeye çalışmaktan vazgeçin. Kendi içinize, tanrısallığınıza, spiritüelliğinize bağlanmaya çalıştığınızda, birçok yaşam öncesi varolan bir şeye bağlanmaya çalışıyorsunuz. Siz o zamanlar bir rahip, bir rahibe, bir haham ya da spiritüel lider deneyimine sahiptiniz, ve size ruhsallık sağlasın diye yeniden onunla bağlantı kurmaya çalışıyorsunuz. O fişin tozla ve kir pasla kaplı olduğunu ve artık iş görmediğini fark etmediniz mi? Danışanlarınıza bağlanmaya çalıştığınızda – bunu danışmanlık ya da rehberlik yapanlarınıza söylüyorum – daha önce eğitimini aldığınız bir yerden bağlanarak yeni bilinç dalgalarını ya da akımlarını öyle göndermeye çalışıyorsunuz, ve eski bağlantı çalışmıyor. Yeni bir priz var – aslında o kablosuz. (kahkahalar) Bu, yeni bir bağlantı noktasıdır. Yediğiniz yiyeceğin enerjisine bağlanmaya çalıştığınızda, çok, çok, çok eski bir şeye bağlanıyorsunuz. Kablosuzu kullanın. Farklı bir noktadan bağlantı kurun. Biyolojinize bağlanmaya çalışıp da derdinin ne olduğunu ya da size ne…

Faili Meçhul Kıyak Hareketi
YENİ DÜNYA / 24 Mart 2009

İşte gençlerin yeni eğlencesi: ‘Karşılık beklemeden iyilik yapmak’ 21.03.2009 14:31 Blog’larda, facebook’ta ve kulaktan kulağa yayılan yeni sokak hareketinin adı bu. Birine, onun haberi olmadan kıyak yapıp yanında bir de Faili Meçhul Kıyak kartı bırakıyorsunuz. Şu anda google’da 30 bin FMK sayfası olan hareket, salgın haline geliyor. AYCAN SAROĞLU – GAZETE HABERTURK Sürekli takip ettiğim www.fikiratolyesi.com’da, küçük bir kartvizite yerleşmiş, dev güneş gözlüğüyle hınzırca gülen bir yüze rastladım geçenlerde. “Seni gülümsetebildiysem ne mutlu. Sen de birine bir kıyak yap, bıraktığın tek iz bu kart olsun” yazıyordu kartvizitte. O hınzır surat, bloglarda, facebook ve ekşi sözlük’te çok ‘konuşulan’ ve kulaktan kulağa yayılan Faili Meçhul Kıyak Hareketi’nin (FMK) kahramanı. Bu serseri ve gizemli hareketle siz de bir anda tanışabilirsiniz. Ruhunuz bile duymadan kafede masanıza bırakılan çikolata ya da sipariş etmediğiniz halde getirilen Türk kahvesi, cebinize atılan loto kuponu bir Faili Meçhul Kıyak olabilir. AŞK GİBİ BİR DUYGU FMK’nın fikir babası, yıllarca çok uluslu şirketlerde üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra, gençlere yaratıcılık, iletişim ve pazarlama koçluğu yapan Tunç Kılınç. Kendisi aynı zamanda Fikir Atölyesi’nin kurucusu. Faili Meçhul Kıyak Hareketi’ni bir ay önce, hayatında ‘nefesini kesecek anlar’ı düşünürken geliştirmiş. “İnsan hatırlayacağı şeyler yapmalı. Mesela köprüde arkadaki arabanın parasını verip uzaklaşmak gibi, diye düşünürken, aklıma…

Mıknatıs Adam
YENİ DÜNYA / 27 Şubat 2009

Osmaniye’de, günlük Medya gazetesinin sahibi İlyas Kör, aşırı statik elektrik yüklü vücudunu adeta malzeme çantası gibi kullanıyor. Gazete sahibi İlyas Kör (39), AA muhabirine yaptığı açıklamada, vücudunun aşırı statik yüklü olduğunu farkına, koluna taktığı saatin arızalanması sonucu 2006 yılında gittiği tamircide vardığını söyledi.  Gittiği tamircide, saatin bileğinden çıkarttıktan sonra tekrar çalışmaya başladığını anlatan Kör, “Tamirci vücudumda statik elektrik olup olmadığını sordu. Olmadığını söyleyince denemek amacıyla bir kaç tane metal aksamı vücuduma yaklaştırdı. Bu sırada metal aksamların vücuduma yapıştığını görünce çok şaşırdım. Bu durum yaz aylarında daha çok oluyor”dedi.  Kör, günlük hayatında fazla yürüdüğü zaman veya yaklaşık 1 saat süren gazete basımı sırasında vücudundaki “statik elektrik”in arttığını, bu zamanlarda ince giysileri tercih ettiğini belirtti. Meslektaşları arasında “mıknatıs adam” ve “biyonik adam” olarak tanınan, bu tanımlamalardan da rahatsızlık duymayan İlyas Kör, vücudunun bu özelliğini, adeta vücudunu alet takımı olarak kullanıp avantaja dönüştürdüğünü ifade etti.  İlyas Kör, “Doktorlar bu durumun rahatsızlık olmadığını söylediler. Milyonda bir görülen özelliğim çalışırken çok işe yarıyor. Beni ilk kez görenler ise hayli şaşırıyor. Tek sorunum saat kullanamıyor olmam” diye konuştu. (Milliyet)     Aramızda kimbilir daha ne ilginç özellikleri olanlar var fakat bilmiyoruz, genellikle çocuklar ve çok genç insanlar normalden farklı olduğunu bilmezler, öğrendiklerinde ise saklama eğilimi içinde olurlar….

En İyi 100
Blog , YENİ DÜNYA / 21 Şubat 2009

Popular Science dergisinin editörleri geleneksel olarak yayınladıkları ‘En iyi 100 yeni teknoloji’ listesini bu yıl da duyurdu. Çeşitli kategorilerde verilen ödüllerin cihazlar sınıfında birinciliği Laptop ve cep telefonlarına takılan, elde taşınabilen projektör kazandı. İşte yaşamın her alanında yapılan buluşlardan bu yıl öne çıkanlar… İçlerinde gerçekten hoşuma gidenler var, tabi favorim şu: http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster.asp?prm=0,1860135&id=16&galeriid=5187#galeriStart Yine de aksamı daha hafifletmelerini ve küçültmelerini bekliyorum. YENİ Dünya’daki isteklerin bi kısmı daha gerçekleşmiş görünüyor, gerçekleşme hızı istek hızımızdan daha mı yüksek nedir?! 🙂  Bakınız: https://sibelatasoy.com/?p=328

Kadın’ın yeni çağ eğitimi
Felsefe ve Kuantum , YENİ DÜNYA / 09 Şubat 2009

Konu başı Exit–>Kadınlar yazısı için Bakınız: https://sibelatasoy.com/?p=863 Konu ile ilgili yorumlara cevaben: Erkekler hiç bir zaman “kendi başlarına” olamıyorlar ki, yıkıcılıklarını onlara mal edebilelim. Dünyayı onlara  0-6 yaş aralığında iken büyük olasılıkla bir kadın öğretmiştir. Ne göreceklerini, ne duyacaklarını ve koklayacaklarını, nasıl yorumlayacaklarını o kadın belirlemiştir. Bu daha sonraki bilgilerle-eğitimle hemen hiç değişemez (bilimsel verilere dayanarak söylüyorum). Ayrıca birçok anne, oğulları ile olan göbek kordonunun gerçeğini (fiziksel olanı doğumdan sonra hemen kesilir), hiç koparmaz, ölümüne kadar bu kordonla birbirlerine bağlı olarak yaşarlar. Bunun kız çocuklarla olanı nispeten düşüktür; çünkü kız çocuğu kendinde doğurma kapasitesi olduğundan bu bağı cesaretle kendisi kesebilir. Anne ile kordonu kesebilen erkeklerin bir çoğunun da bu misyonu eşine transfer ettiği gözlemlenen bir durum. Bu konu gerçekten de çok önemli ve çok geniş bir konu, zaman zaman ele alıp yazıyorum, okuyanlardan fazla tepki almıyorum, belki de abarttığımı düşünüyorlar belki de yazdıklarımı hiç görmüyorlar 🙂 Neyse ki son yıllarda bilimsel veriler de bazı açılardan benim görüşlerimi desteklemeye başladı (bunun sebebi bazı konularda kritik kütleler aşıldı!), bütün bunları açıklayabilmek için bildik “gerçek”liğin hangi şartlarda nasıl oluştuğunun açıklanması lazım. Yani: “gerçekliğin mükemmel doğası, bilinçli gözlemcinin katılımını bekler” kuantum önermesinin nasıl çalıştığının anlaşılmasıdır. Buradaki bilinçli gözlemci, insandır ve bunu kendilerinin pek de farkında olmadıkları bir…

İnsan yaşam süresi
YENİ DÜNYA / 02 Şubat 2009

Günaydın frekanslarrrr… Çok değil yirmi yıla kadar filan parkta karşılaştığımız bi arkadaşımızla aramızda şöyle bi konuşma geçebilir: Bayan Z:Ayol dert ettiğin şeye bak! Daha hayatının baharındasın, en güzel çağın. yetmişinde bile yoksundur sen allah bilir! YENİ’den başla sister…. Bayan A: Haklısın şekerim de biliyosun geçen sene bi doğum yaptım, bebek küçük daha, mallum sorumluluklar… Bayan Z: Aman yaaa bıktım ben sizden!!! “Ortalama yaşam süresi 160 yıl civarına çıkacak” Prof. Dr. Murat Günel anevrizmanın genini bulan bilim adamı. Geçen kasım ayında mutlaka gazetelerin birinci sayfasında görmüşsünüzdür; “Dahi Türk” diye… Yale Üniversitesi’nin gözbebeği… Siz tam olarak ne öneriyorsunuz Türkiye’ye? Sayın Sağlık Bakanı’yla kendisinin daveti üzerine bir görüşmemiz oldu. Kendilerine şunu önerdim: En modern moleküler genetik tekniklerini kullanarak Türkiye’deki insanların inme geçirme genetik risk faktörlerini belirlemek. Hem beyin kanamaları hem de iskemik felçler, genelde hiçbir ön belirti vermeden aniden ortaya çıkıyor. Oysa bu araştırma sayesinde yüksek risk taşıyan bireyleri önceden saptayabilir, önleyici tanı ve tedavilere geçebiliriz. Ayrıca, bu araştırma sonunda Türkiye lider ülke konumuna da gelebilir. O nasıl olacak? Şu ana kadar, benim ve ekibimin bulduğu genler dışında hiçbir beyin krizi geni bilinmiyor. Oysa bu araştırma sırasında yeni genleri de dünyada ilk defa biz bulabiliriz ve bu konudaki bilimsel üstünlüğü de biz kazanabiliriz….

Hayranlık verici yapı
YENİ DÜNYA / 26 Ocak 2009

San Fransisko’da, Golden Gate Parkı’nda yer alan Kaliforniya Bilim Akademisi, 2008’de yeniden açılacak. Dünya’daki en yeşil halk yapısı olmayı amaçlayan müze, 484 milyon Dolar’lık bütçesiyle yüzyıldaki en pahalı müze projelerinden biri. Müze planlandığı gibi işlerse; San Fransisko, sadece doğayı olduğu gibi korumak yerine, doğal ortamları arttıran bu doğal tarih müzesiyle iftihar edecek. Projenin ana hedefi, “sergi”, “eğitim”, “koruma” ve “araştırma” fonksiyonları için, tek çatı altında, sürdürülebilir tasarım ilkelerine uygun bir modern tesis sağlamak. Mimar Renzo Piano’nun, yedi yıllık çabasıyla gerçekleşen proje, 1916 – 1991 yılları arasında inşa edilmiş 11 adet mevcut binanın çoğunun yıkımını gerektiriyor. Mevcut Akademinin 3 tarihi ögesi – Afrika ve Kuzey Amerika holleri ve Steinhart Akvaryum girişi, geçmişin bir anısı olarak farklı yollarla sürdürülecek. Binanın büyük bölümü için klima sistemi yerine doğal havalandırma sağlanması, dikkatlice seçilmiş yapı malzemeleri, suyun etkin ve yeniden kullanımı, ayrıca enerji üretimi; projenin temel özellikleri. Kompleks için malzeme paleti basit; kireçtaşı, beton, çelik, aluminyum ve ekstra şeffaf camdan oluşuyor. Halk alanları, sergi holleri zemin katta meydan çevresinde ve altında sergi katında organize edilirken, araştırma faaliyetleri ve depolama alanları (bilimsel kolleksiyon için) parka bakan 5 kat içinde yoğunlaşıyor. Yerli bitki türleriyle düzenlenmiş bir yeşil çatı, farklı fonksiyonları birleştiriyor. Çatının formu, Akademi’nin büyük, başlıca bileşenlerine;…

İlginç gelişmelere gebedir Dünya
YENİ DÜNYA / 16 Kasım 2008

   Dünyada çok ilginç gelişmeler oluyor ve olacak. Bebek dünya doğdu doğacak 🙂    Herşeyin değiştiği bir düzen geliyor ikibinli yıllarda. Ve umarım bu birçoğumuz tarafından kucaklanan bir yapı olsun. Yeni dünya düzeninden sanırım yavaş yavaş bahsetmeye başlayacağım. Şu anda sadece küçük bir ip ucu olarak söyleyebileceğim; yeni doğan çocukları dikkatle seyretmeye odaklanmak ve onlara öğretmen değil öğrenci olarak yazılmak! Amiyane tabirim için lütfen kusuruma bakmayın. 🙂 Anne-babanın yeni işlevi sanırım değişmek üzeredir. Elinizde engin bir kaynak var ve onu maksimum düzeyde işlerliğe kavuşturmak için gözü açık ve hatta gerekirse sistemin dayatmasına karşı isyancı/korumacı olmalıdır. Koruyuculuk kavramı da biraz değişecek, Bunu açmak oldukça zor ve uzun. Ve açıklaması sanırım “başarı” tanımımızda yatıyor.Dünyanın bugüne kadar tanımlamış olduğu “başarı” kavramı tümüyle değişecektir. Bunun üzerine biraz düşünmeliyiz galiba.     Bana göre başarı; insanın kendi olması ile doğru orantılıdır. Ne derece kendiniz olabilirseniz o derece başarılısınız. Peki kendinizin ne olduğunu biliyor musunuz?   Düzenin ya da dünyanın ne olacağına bakmayın hiç, biz değişirken o otomatikman değişir. Biz nasıl değişeceğiz?Aklıma gelenlerden başlayayım, sonra ilaveler yapalım birlikte: 1. Öncelikle “sahip olma” kavramımızı gözden geçireceğiz. Maddi ya da manevi servetimizi korumak adına, aklıselim olmaktan vaz geçmeyeceğiz. Biz çocuklarımızın sahibi değiliz. Çocuklar topluma aittir. Sadece anne-babanın tohumlarından oluşmadı…

Yeni Dünya için bişey yapın
Duyuru / 16 Kasım 2008

 Aşağıdaki “Yeni dünyada olmasını istediklerimiz” başlığındaki liste, kamuya açık bir mekanda tamamen farklı kişilerce oluşturulmuştur. Siz de hemen yakında geçmekte olduğumuz YENİ DÜNYA’da olmasını istediğiniz herhangi birşeyi (öncekilerle çelişmeyen ve dilbilgisi anlamında olumsuzlama içermeyecek şekilde) hemen ekleyin, dünyamız sizinle daha zengin olacak. Adres: https://sibelatasoy.com/?p=328 Not. Kendi isteğinizi isterseniz listenin bulunduğu başlığa yorum olarak, isterseniz hemen şimdi bu duyurunun altına ekleyiniz, dileğinizin hemen ana listeye ilave edilmesini sağlayacağım. Hadi tembellik yapmayın.