Çocuklarımız Geleceğimizdir -4

Önceki 3.bölüm için tıklayınız Ölüm, bilinenden bilinmeyene AYRI olma algısından BİRLİK olasılığına geçiş yaptıgımız bir başlangıç inisiyasyonudur. Tüm ölümler, hayatın bize getirdiği armaganlardan vazgeçmemizi gerekturir. Parçalanma, şamanların inisiyasyon niteligindeki klasik deneyimidir. Anadolu mistizminde ÖLMEDEN ÖLMEK, Toltek bilgeliğinde geçmisın silinmesiyle bilinen dunyanin çökmesi, insan kalıbını yitirmek olarak ifade edilmiştir. Türk şamanlığındaki parçalanma ve şamanın yanlızlaşması konusu için tıklayınız Hawaili Kahuna Hale Makua’nın gözlemlerine göre; savaşçılığın pozitif kutupluluğu ikna, nagatif kutupluluğu ise zor kullanmaktır. Nagatif, kötü anlamında değildir, o da hayat derslerini öğrenmemizi sağlar fakat sıklıkla ZOR yolundan gidenlerin zarafet ve güzelliği kaybettikleri görülmektedir. Urban shaman konseptinde güzelce açıklanmıştır bu konu, tıklayınız Bizler çocuklarımızın hayata karşı tutku duymalarını istiyoruz. Onlara maddesel dünyada satın alabileceklerini aşan içsel zenginliği nasıl bulacaklarını öğretmek istiyoruz. Çocuklarımıza DOĞAnın güzelliğini ve bize hayat veren toprağı,havayı,suyu,güneşi ve ağacı nasıl onurlandıracaklarını öğretmek istiyoruz. Anneler başta olmak üzere bu küçük filizleri geleceği kurmak için duyarlı, barışçıl bireyler haline getirmenin sevinçli yollarını bulmak ve uygulamak hepimizin üzerine düşen mutlu bir sorumluluktur. İnsanlığın eski negatif kitle rüyasından uyanma olanağının, şimdi ve ilk kez mümkün olduğu pek çok yerli şamanın görüşüdür.

Bir Köprü Olarak Yaratıcı çalışmalar

Önceki paylaşım, 2.blm için tıklayınız Şamanik sanatın müzikle birlikte iş gördüğü ve iyileşme için kullanıldığı tüm coğrafyalarda görülmüştür. Kumaşların (halı-kilim vs) dokunuşunda kullanılan renkli desenler aslında kumaşa işlenen İKAROlardır. İkaro, hemen tüm şamanik oluşumlarda “iyileştirici şarkı” olarak işlev gören bir kelime. Şamanlar, tıpkı müzisyenin notaları okuması gibi parmaklarını bu desenler üzerinde gezdirerek onları son derece güzel melodik bir sesle müzik formunda söyleyebilirler. Bu işlem yaptıkları şifa seansının önemli bir kısmıdır. İkarolar, bir kazağa ya da atkıya, hatta bir yemeğe bile işlenebilir! Bunu biliyor muydunuz? Bir İKARo örneği seçtim burada size: ikaro healing songs Kuna şamanları, hastalarin ruhunun kayıp parçalarınin bedene geri dönüşünü sağlamak için UCHO dedikleti bebeklerden yaparlardı. İkarolar gibi, ucholar gibi cesitli yontemlerle şifalanmak icin bizler de şamanik sanat çalışmaları yapabiliriz. Resim, çizim, oymacılık, iğ ile iplik eğirmek, seramik ya da taşlarla sanat aracılığı ile gizemle bağlantı kurabiliriz. Tüm bu uğraşları yaparken sevgi, barış, güzellik gibi sözcükleri söylemek duşünmek guzel parmaklarimızdan bu enerjilerin yaratılmasina katkida bulundugumuz objeye enerji olarak akar ve oraya yerleşir. Bu tamamiyle meditatif bir hal yaratır. Navajo yerlililerinin GÜZELLİKLER İÇİNDE YÜRÜ diye bir deyişi vardır. Tabi abrah kadabra sözünü de anımsatir bu yani KONUŞTUĞUM ŞEKİLDE YARATIRIM . Dağların zirvesindeki dumanın dağıldığı gibi Ruhumdaki her bir karanlık sis…

Ruhsal Dünyaya Uyanış -2

Önceki paylaşım, 1.blm için tıklayınız Bazı Aborjin kabilelerinde DADİRRİ denilen bir varoluş hali vardır; bunu DERİN DİNLEME olarak tercüme edebiliriz. Yaşlıbiraborjini olan Miriam Rose dadirriyi, hepimizin içinde uzanan derin kaynakla bağlantı kurmamızı sağlayan özel birnitelik olarak tanımlar. Kurulan bu bağlantı, dadirri ya da sessiz, sakin, dingin bir farkındalık halini gerektirir. Dadirri, barış ve huzur getirerek, uyum ve ahenk yaratarak, denge oluşturarak, nerede hastalık varsa orada sağlığı yeniden tesis eder. Bu videodan bizzat kendisinin sesinden dinleyebilirsiniz, tıklayınız Aborjinin sesini dinlerken ne hissettiniz (ingilizce bilin ya da bilmeyin önemli değil)? * Okyanusun ruhu Kanaloa; “büyük barış” anlamına geliyor ve o ALOHA’dır yani sevgi. * Doğa mistisizmi dahilinde DOĞA ile yani hayat-veren güçle doğrudan, kişi-ötesi bir bağlantı kurarız ve bu bağlantı ne tür bir yöntemle olursa olsun onun ruhunun canlı olduğunu hiç bir şüphe olmaksızın anlarız. Vizyonerler onu içkin ve dost bir varoluş şeklinde hissetmişlerdir.  Özgün mistikler, bu muazzam tecrübenin uzay-zaman sürekliliği boyunca günümüze uzanan deneyimlerini fark etmemiz için boşluğa basamaklar döşemişlerdir. Bizler bilinçli farkındalığımızı genişletmemize imkan veren bir donanımla genetik olarak programlanmış durumdayız. Bu programın nasıl aktive edileceği ile ilgili pek çok şamanik bilgiyi öğreniyor, uyguluyoruz. Böylelikle doğa üzerinde egemenlik ve kontrol kurmaya çalışan batılı zihnimizi dayanak almaktansa doğamızdaki özgün zihnimiz ve…

Groklama Nedir?
Urban Shaman / 01 Nisan 2017

Groklamak, kısaca o olmak (olmak istediğiniz obje, şey) demektir. Aslında bu kelime ilk kez Heinlein’in Yaban diyarlardaki yabancı BK kitabında kullanılmış ancak çok tutularak ingilizce sözlüğe girmiştir. Groklama tamamiyle şamanik bir yöntem olup, Hawaii şamanlığında Kulike yani şekil değiştirme uygulamalarının dördüncü fazı olarak yer alır ve kısaca “haline gelmek” diye tanımlanabilir. Groklamak, gözlemcinin gözlem süreciyle bütünleşip onun bir parçası olması durumunu anlatıyor; iç içe geçme, toplu bir deneyimin içinde bireysel kimliğini kaybetme. HALİNE GELMEK: Olduğunuz şeyi değiştirmek için çevrenizdeki veya zihninizdeki şablonlara bilinçli uyumlanmak. GROKLAMAK, hem kendi orijinal şablonunuz hem de grokladığınız şablonu birlikte hatırlamayı gerektirir.( BAK gibi.) Serge hoca, bunun için %1 lik şaman payı diyor. Sibelin tanımı ise %1 lik tohumu saklamak, bunun sebebi ise çıkışı bulmak için, programa çıkış butonu koymak gibi.. Aksi takdirde yazdığın bilgisayar programında çıkış butonu olmaz ise döngüye girer, sonsuza kadar döner. Fişi elektrikten çekersen yani ölürsen döngüden çıkabilirsin. Groklama Uygulaması:

Aumakuanızla birlikte olduğunuz anlardan biri
Urban Shaman / 14 Mart 2017

Bu her zamanki gibi son derece zevkli bir uygulamadır, onu her gün en az bir öğününüzde uygulamanızı istiyorum. Tabağın içindeki yiyeceklerin hepsiyle göz göze gelin. Onları onurlandırarak kokusunu renklerini içinize çekin. Sonra ilk lokmayı ağzınıza alın. Tamamen sıvıya dönene kadar yavaş yavaş çiğneyin, malzemenin ağzınızın tavanına, dilinizin her yanına ve diş etlerinizin tamamına sürünmesini sağlayın, o yiyecek varlıklarının özünün tad/koku olarak tüm bedeninize patlayan bir ışık gibi çarpışını, dalgalar halinde oynaşarak sonunda gırtlağınızdan geçtiğini fark edin. Zihniniz bomboş olsun sadece o güzel varlıkları dinlemeye açın kendinizi. Tüm lokmalarınızı bu şekilde hazinelerini açarak bitirin. biz tamamız diye haber verdiklerinde (tabağınızda ya da masanızda yemek kalmış olsa bile) çatalınızı/kaşığını bırakın ve bu muhteşem anı geçirebildiğiniz için teşekkür edin, hepsine tek tek ismiyle hitap edecek kadar hislenmiş olabilirsiniz, devam edin onların size ulaşmasını sağlayan aracılara, kendinize, aklınıza gelen her şeye teşekkür edin. Böylece uygulamayı bitirin. Bedeniniz size aumakuanızla birlikte olduğunuzu haber verdi mi? aloha * 

“The field” ya da BAK

Altı yıl önce BAK yöntemini bulduğumda ve bunu uygulamaya başladığımızda sonuçlar bizi çok şaşırtıyordu. İnanması güçtü ancak kuantum fiziği kaynaklı bilgilerim beni bütün bu mucize gibi görünen şeylerin olabileceğini, normal olduğunu bana söylüyordu. Evet sanırım tamamen ikna olmuştum ve bu sebeple BAK uygulamalarımızın hepsi bir çok açıdan başarılı oldu, katılanların iyileşmesini, daha önce vakıf olmadıklarını sandıkları alanlarda yeni kavrayışlar elde etmelerini sağladı. Az önce okuduğum Kryon’un “The field” ALAN isimli yeni konuşmasında bahsettiği şeylerin BAK, yani Birleşik Alan Kullanımı adı altında zaten kullanıyor olduğumuz metot olduğunu görmek beni sevindirdi. Hayret etmedim çünkü sistemin kuantum dolaşıklığından şüphem yok. Konuşmanın orjinali ekte, Türkçeye çevrildiğinde onu da paylaşırım. Aloha dostlar ve BAK oynamaya devammm http://www.kryon.com/CHAN2016/k_channel16_laguna(s).html

Bu hafta Ankara’daki ilk BAK

Soru: “Dünya dışı enerjiler/Bilinçli varlıklar bizlerle hangi yollarla temasa geçiyor ve nasıl daha fazla iletişime geçebiliriz ?” Bu BAK oyununa herkesin farklı yorumları ve yukarıdaki soruya farklı cevapları olabilir ve farklı çıkarımlar yapabilir. Öyle de olmalıdır. Lütfen sizde kendi çıkarımlarınızı paylaşınız. Benim çıkarımlarım ise şunlar: 1. Dünya dışı enerjiler binlerce yıldan beri her tarafımızı sembollerle çevrelemişler. Bu sembolleri çözdüğümüzde ve anladığımızda onlarla temasa geçmiş oluyoruz. Ve ne kadar çok sembolü çözersek o kadar çok bağlantıya geçmiş olacağız. 2. Artık sembol yerleştirmek yerine bizimle daha üst seviden temasa geçilmeye başlanmış. Ancak gören çok az. Çoğumuz göremiyoruz daha. 3. Diğer bir bağlantı yöntemi rüyalar. Rüyalar hep bir şeyleri ileri itip insanların görmelerini sağlıyorlar. Rüyalar ortamı hareketlendiriyorlar. Durağan olmasını engelliyor ve her zaman işini coşkuyla yapıyorlar. 4. Dünya dışı enerjiler görsel belirmeyi istemiyorlar. Kimsenin kendilerini görmelerini istemiyorlar. Ancak önceleri tamamen görselliklerini gizlemelerine rağmen artık yüzlerini daha çok dönmeye başlamışlar. 5. Şimdilik tam olarak insanlara yüzlerini dönmüyor. İnsanlarla aynı hizada değiller. Şimdilik doğrultuları sadece RÜYA ile aynı hizada. 6. Görsel belirmeye yardım edip yüzünü bizim tarafımıza döndüren unsurda Vizyon. Vizyon yardımıyla da Dünya dışı enerjilerle görsel olarak ta temasa geçilebilir. 7. Vizyon ve rüya birbiriyle hiç doğrudan etkileşmedi. İkisi de aynı cins (oyunda erkekJ)…

Beş Yaşına giren Birleşik Alan Kullanımı (BAK)

Birleşik Alan Kullanımı(BAK) uygulaması, sanki parlayan bir ışık gibi zihnime doğduğunda 2011 yılının başlarındaydık. Böylesi parlak fikirler ya da ani bir algı artışı hep o an birdenbire olmuş gibi gelse de aslında birçok anların ve birleşim noktamızın sayısız ileri geri kaymalarının sonucu olarak ulaşılabilen bir noktadır genelde. Muhtemelen bende de bu parıltı, gerek kadim öğretiler gerekse kuantum fiziği ile yoğun uğraşılarımın, düşünsel ve pratik yaşam yolculuğumun önceden hesaplanamaz bir meyvesiydi. Prensipte bu uygulamanın temeli, bir kişi olarak “BEN” öznesi ile her bir cümleye başladığımızda; iki ayrı ve temel ben’den bahsediyor oluşumuzla ilgilidir. İlki; biricik (unique) olan ve dünyadaki insan sayısı kadar çeşitte olan, kendimizi olduğumuz yaşa kadar belirleyip özelleştirdiğimiz ben’dir. Bu yönüyle bireysel benliğimizdir (parçacık yönümüz). Diğeri ise hepimizde aynı anda bilinir olan BEN yani bileşik benliğimizdir (dalga yönümüz). Bu gözlemler neticesinde Bileşik benliğimizin, metaforik olarak bir ağ bağlantısı olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. İşte Birleşik Alan Kullanımı uygulamasında biz bu ağın kendisine sorular yöneltiyor ve her seferinde onun bizlere gösterdiği cevapları şaşkınlık ve hayranlıkla izliyoruz, hatta ben birkaç on yıl içinde eğitim ve şifa alanında BAK kullanımının olağan hale geleceğini öngörmekteyim. 2014 yılında geldiğimizde, en eski insan uygarlığı olarak görülen Lemurya kökenli Polinezya halklarının, özellikle Hawaii şamanlığının içeriğinde…

Bütün güç içerden gelir.
Urban Shaman / 23 Mart 2015

“Biofotonik alanında öncü bir biyofizikçi olan Alman doktor Fritz Albert Popp, bütün canlı hücrelerin ışık saçtığı ve ışığın kaynağının DNA olduğuna dair araştırmasını yayınladı. Araştırma sonuçlarına göre DNA sadece tek frekans değil, birden çok frekans yayınlayabilir, hem organizmanın içinde hem de organizmalar arasında foton alışverişi oluyor. Yani kelimenin tam anlamıyla her birimiz birer ışık parçasıyız.” Urban Shaman konseptinde bu içerik çok daha geniş biçimde bilinir ve şifa işlemlerinde temel olarak kullanılır. 5.prensip ALOHA’nın ikinci sonucu; “Her şey uyanık, her şey canlı ve her şey cevapçıdır”. Şamanlar her şeyin bir KU’su olduğunu , harekete ve canlılağa sahip olduğunu, farklılığın yalnızca titreşim hızında olduğunu bilirler. Hastalıkların ve sorunların kolayca giderilememesinin sebebi 6. prensibin, MANA’nın (bütün güç içerden gelir) iyi bilnmemesi, sindirilmiş olmamasından kaynaklanır. Eğer biliniyor olsaydı ve tabi dünyadaki mevcut halin aynen devam etmesi için gösterilen sabırların ve olağan üstü çabanın sadece küçük bir kısmı bu uygulamalara sadık kalmak için kullanılabilseydi, mucizeler günlük hayatımızın daimi parçası olurdu. Bu sonuca ulaşmak ise sadece LONO’nuzun bir karar vermesini gerektirir; öncelik sırasını YETKİLENDİRMENİN içerden geldiği hususuna tahsis etmesiyle mümkün olur. Sadece keskin bir karar vermek, hepsi bu. Mekanizma mükemmel ve güncellemelere açık. İyi bir hafta dilerim frekanslar. Aloha Bu sabah notunu yazdıktan sadece 2 dk sonra…

“Urban Shaman” Atölyesine Başlıyoruz

Sibel Atasoy ile ”Urban Shaman” Atölyesi Tuva Sanat Merkezi’nde başlıyor. 4 Seviyeden oluşan Urban Shaman Atölyesi 1. Seviye Tarih ve Saatleri: 17 Ocak Cumartesi (09:00-17:30) 18 Ocak Pazar (10:00 – 18:00) Pili kau, pili ho’oilo – Kuru sezonda ve yaş sezonda BİRLİKTE Hawaii atasözü Urban Şaman Atölyesi Yaklaşık yirmi yıldan beri Dünyanın hem antik zamanları hem de şimdiki modern zamanlarında bilinçle ilgili yoğun bir seyahat yapmaktayım. Hatta bu somut ve soyut gezintim bazen buradan gelecek zaman gibi görünen başka boyutlara da çıkıyor ki bunları da bir çeşit bilimkurgu başlığında kayda alıyor ve makaleler ve kitaplar olarak paylaşıyorum. Bu uzun süreçte geçtiğim yerleri, görkemli bilinç yapılarını daha önceki birçok çalışmamda, eğitim ve paylaşım amaçlı programlarımda dilim döndüğünce anlattım, hepsini şu an burada tekrar zikretmekle vakit kaybetmeyeceğim; çünkü son bir yıldır üzerinde çalışmakta olduğum Hawaii şamanlığı zaten tüm önceki konuları kapsayan ve onlara yeni boyutlar katma becerisini gösteren ve belki de dünyanın bilinen en eski bilgelik ve sağaltım yolu olarak gönlümde taht kurdu. Peki, ben neden üç seviyede yapmayı planladığım bu atölyelere Hawaii ya da maceracı şamanın yolu değil de Urban şaman ismini uygun buldum? Urban kelimesi bildiğiniz gibi, şehirle/kentle ilgili bulunan her şey, hatta bazı çalışmacılar buna modern zamanlar ismini de…

Birleşik alan Kullanımı

Birleşik alan Kullanımı, dünya oyunundaki mekanizmaları ve hileleri göz ucuyla fark etmiş olabilenlere hitap eden yeni dünyaya dair bir uygulama olup, sizi kendinizi serseme çevirmenizi engelleyen bir donanımla korur. Kuantum Fiziği ve psikolojinin temel önermelerini sadece söylemez UYGULAR. Biz bu aşamaya rüyalardan uyanarak geçebildik. Daha çok bilgi için Tıklayınız: Facebook sayfamızdanbizi takip edebilirsiniz: http://www.facebook.com/pages/BAK-Birle%C5%9Fik-Alan-Kullan%C4%B1m%C4%B1/167561823381620?ref=hl * İnsanların çoğunda sabırsızlık gözlemlerim evvelden beri, istedikleri şey hemen şipşak olsun isterler, isteklerine ulaştıracak merdiven basamaklarını adımlama disiplininden yoksundurlar, çabucak sıkılıp başka bir isteğe atlarlar, o da olmayınca ağlayıp tepinirler, bu bir çocukluk özelliği değil midir? Oysa evreler, kendimizinkiyle birlikte dünyanın evreleri var, beslenme, hazmetme ve posayı dışa atma adeta bu dünyanın en temel sistematiği gibi geliyor bana. Bu süreçleri ancak çocuklar ve ergenler bilmiyor olabilirler 🙂 Bir başka çocukça ve şirin edim ise “ölümsüzlüğe”, “tanrıya ulaşmaya” duyulan istek 🙂 Hani derler ya “yağmurlu bir cumartesi öğleden sonra ne yapacağını bilemeyen insan bir de ölümsüzlük ister!” Genelde erkeklerde gözlemlerim bu yakıcı eğilimleri, kadınlar bunu pek dert etmezler çünkü içleri zaten ölümsüzlüğü ve tanrıyla mesafesizliği biliyordur, çocuk doğurabilme ve onun süreçlerine şahit olma, kadınları daha olgun yapıyor.

Seçenek bolluğu
esinti / 18 Mayıs 2012

Seçenekler o ya da bu değil! Bunu kendimize ve çevremize sık sık hatırlatalım. Seçenekler konusunda kendimizi İKİ ile sınırlamak hem sınırsız potansiyeller denizine ve hem de kendimize haksızlık olur 🙂 ** Sözler dualitik söyler. ** D-UYGU, Dünyasal uygulamanın fevkalade zekice kısaltılmışı. Uygulama yoksa duygula-n-ma da olmaz. Öyle zihinden zihine top sektirilir. Pektabi, d-uygulamalar çeşitli katmanlar ve frekanslarda oluyor. Alıcısını ayarlamadığınız kanalı yok sayma alışkanlığı hatta inatçılığı göstermek kimseye fayda sağlamaz. ** Siz, aynı uygulamadan aynı duygula-n-manın alınacağı yolunda, kendiliğini beklentiye sokanlardan mısınız? Olabilir, sorun yok, bu da geçer yahu 🙂 ** Her şey döne döne, önümüzde resmi geçit yapıyor. Amma çoğaldı resmi geçitler! Demek ki bayramlar çoğaldı 🙂

Aldığımız kararları neden uygulayamıyoruz?
esinti / 20 Mart 2012

YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Aldığımız kararları neden uygulayamıyoruz? Eminim siz de benim gibi bir çok defa karar alıp iş uygulama kısmına geldiğinde vazgeçtiniz. Sabahtan beri bunu düşünüyorum. YENİden DOĞAnlarla birlikte yeni yanıtlara yelken açar mıyız merak ediyorum:) Biliyorsunuz; merak istetir:) YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ben tembelim ondan:) YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Karar alırken yanlış karar alıyorum ondan 🙂 YENİ’den DOĞAnlar Kulubü galiba hevesimiz kaçıyor.yani o ilk anda ki coşku olmuyor bende mesela.sanki o kararı ben almamışım gibi.ilginç geldi şimdi böyle düşündüğümde:) YENİ’den DOĞAnlar Kulubü yani siz yanlış olduğunu düşündüğünüz kararlarınızı uygulamıyorsunuz öyle mi? peki bu yanlış doğru duygusu ne zaman oluşuyor? karar alırken mi, uygulamadan önce mi? YENİ’den DOĞAnlar Kulubü karar almak kolay, uygulamak zor. bu bi yanıt olabilir mi? YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Uygulamak için bir yol veya yöntem de belirlemek lazım belki. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Beşiktaştan Kadıköye gideceksem, denizyolu – karayolu, özel araba -dolmuş -otobüs vs bir araç belirlemem lazım gibi… YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ama her halukarda kadıköye gidiyorsunuz dimi? araç beğenmeyip kararınızdan vazgeçmiyorsunuz. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü yol ve yöntem belirleme aşamasının uzaması ve hatta sonuçsuz kalması, aldığımız karara ait isteksizliğimizden kaynaklanıyor olabilir mi? YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ya ben düşünüyorum da, bugüne değin aldığım kararları uygulasaydım her şey bambaşka olurdu benim için….

Castaneda uygulama BAK’ı
Carlos Castaneda , Duyuru , Eğitimler / 18 Ekim 2011

Bilindiği gibi, CC serisinde onlarca kavram, yüzlerce olay ve öykü örgüsü içinde anlamlandırılıyor. Kısaca Toltec bilgeliği de denilebilen ancak aramızda Carlos Castaneda izdeşliği olarak gördüğümüz bu konuları okuduk, günlük hayatımızda karşılıklarını bulmaya çabaladık uzun süredir. Bizi buna iten şey hiç bi mecburiyet değildi, yalnızca öğretinin yüreğimizi derinden etkilemesi, bam telimizi titretişi, aşıkçasına bir coşku hissediyor oluşumuzdu. Bu yıl CC öğretisini daha da geniş bir açıdan yaşamak için yeni bir uygulamaya başlıyoruz. İlgilenenlerin bildiği Birleşik Alan Kullanımı (BAK) oyunumuzda, CC kavram ve öykülerine dair sorular yönlendireceğimiz özel BAK toplantıları yapacağız. Onbeş günde bir Cumartesi 16.da Tuva sanat’ta gerçekleşecek oyunlarımız, tüm CC izdeşlerine açık olup, katılmak için gerekli tek şey, onu gerçekten anlama isteğimiz ve çocuk saflığı ile bezenmiş merakımız olmalıdır. Bilmiyoruz deyince akan sular durur. Bunu defalarca gözlemledik. sevgi ve selamlarımla sa Not. Sorularınız için iletişim: Tuva Sanat Berrin Yılmaz : 532 485 9862 Fatih Irmak : 535 560 0014