Aşk ve büyümek
esinti / 06 Ocak 2012

Benzersizliğimize hiç zarar vermeyen hatta tüm gücüyle destekleyen birleşikliğimize kadeh (içinde filte kahve var) kaldırıyorum; yarasın 🙂 Ayrıca demlenen her şeye saygı ve sevgiler sunuyorum sa ** Harika bi haftayı geride bırakırken şahane bi haftasonunu kucaklamaya hazırız. Bir kavuşup bir açılan kollarımız, kanatlarımız ve nefesimiz. Benzersiz varlığımız benzersiz yeni tohumlardan benzersiz yeni bir dünya kuruyor. Bu güzelliklere hayran olmamak mümkün değil. Şükürler olsun ki hissedebiliyoruz. sevgi ve selamlar arkadaşlar. Bu arada, Ay İkizler Burcu’nda yol alıyomuş. İç güdüsel tüm davranışlarımız ortaya çıkabilir, ruhsal anlamda iletişim ise bu dönemde daha aktif olabilirmiş (ben astrologların yalancısıyım, bildiğimden değil yani!) ** Aşk zannedilen beklentiler yumağı değil de gerçekten aşık olduğun her şey ilahi aşktır. sa FT: İlahlarim bi hayli cok bu durumda. :-)) sa: Ne malum çok olduğu? İlah tektir, biz onu bi çok benzersiz şey içinden tanır ve aşık oluruz 🙂 EA: Biz kim peki 🙂 sa: Ben 🙂 ** http://www.youtube.com/watch?v=VktZ0vfM2os Birisi bu şarkıyla ilgili şöyle bi yorum yapmış, anlayabildiğim kadarıyla hoşuma gitti: “Cause there’ll be no sunlight, if I lose you baby.” You said to your girlfriend after you realized, recognized those mixed signals that will let you know that you will be left soon in that relationship you only insist…

Rüya Görüşmecisi Olmak
Eğitimler / 03 Kasım 2008

Çalışmanın konusu: Rüyalar, gerçekten düşündüğümüz ve hissettiğimiz şeyi bize anlatırlar, düşündüğümüzü ve hissettiğimizi ileri sürdüğümüz şeyi değil. Uyanıkken kendi kendimizi körleştirebilir ve bir budala yapabiliriz; ama uyurken bunları asla yapamayız! Rüya Nedir? Hayatımızın yaklaşık üçte birini uykuda geçirmekteyiz. Bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir. Uyku günlük çalışmalardan yorgun düşen insan bedeninin ve sinirlerinin dinlenme zamanıdır. Kimi araştırmacılara göre rüyalar uyku sırasında beyinde görülen etkinliklerin bir yan ürünü yalnızca; kimilerine göreyse insanların bilinçaltının kişiliklerinin geri planda kalmış yönlerinin kendine çıkış yeri bulduğu özel bir durum.Rüya araştırmaları denilince çoğu insanın aklına ilk gelen ad Sigmund Freud olsa gerek. Freud ‘a göre rüyaların amacı günlük yaşamda bastırılarak bilinçaltına atılmış ilkel çoğunlukla da cinsellik ve saldırganlıkla ilgili isteklerin dışa vurulmasıydı .Rüyalarda geçen ögelerin birçoğu sembolik bir biçimde bu bastırılmış istekleri gösteriyordu.Bu sembollerin gizli anlamlarını bulmak ve kişinin bastırılmış duygularını ortaya çıkarmaksa psikanalistin işiydi.20.yüzyılın başlarında neredeyse Freud kadar popüler olan bir başka rüya kuramcısı  Carl Güstav Jung, Freud’un bu görüşünü reddetmiş ve rüyaların işlevinin tamamlayıcı olmaktan çok dengeleyici olduğu görüşünü ortaya atmıştır.Yani insanların yaşam biçimlerinin getirdiği kısıtlamalar sonucu kişiliklerinin ortaya koyamadıkları yönleri rüyalarda ortaya çıkıyordu.Rüyalarda geçen semboller bilinçaltından gelen zihinsel görüntülerdi ve yadsıdığımız ya da endişe duyduğumuz yönlerimizi tanımamıza ve kabullenmemize yardım…