Özgürlük içinde

İnsan özgürlüğe göz diktiğinde -ki buna ruhunuz ya da auamukanız çölde kalmışçasına susamıştır- önce somut konularda özgürlük gibi anlaşılır, ekonomik özgürlük, bağımlılıklardan, sorumluluklardan kurtulmak gibi gelir. Doğrudur da… Fakat buna kavuşunca özgürlüğün çok daha büyük bir kavram olduğunu anlar insan, insanın ben’den BEN’im’e uzanan hem muhteşem hem de berbat yolculuğudur bu. Az önce tesadüfen Sartre’ın Sineklerinden bir söylem gördüm, Özgürlük aniden üzerime çöktü ve ayaklarımı yerden kesti…Gölgesini  yitirmiş bir adam gibi oldum, Cennette hiçbir şey kalmamış, ne doğru ne yanlış ne de bana emirler veren herhangi biri… Kendime yabancıyım, biliyorum. Dışarıda doğa doğaya karşı, hiçbir bahanesiz, nedensiz, çaresiz, kendi içinde bulduğum çare dışında yok bir çare… Yalnızım, yalnızım, yalnız, Ölünceye kadar yalnız. Benzer bir şey midir bilemiyorum; hayatımdaki dönüm noktalarının birinde (2003-2004) hiç beklenmedik şekilde birlik duygusunu yaşadım, çok kısa sürdü fakat unutulmaz bi görü oldu benim için. Bu görüden şimdiki dikkat alanına döndüğümde tamamen bilinçsizce şöyle bağırdığımı duydu kulaklarım: “her şey yalan (illüzyon) olsa bile ben çokluğa razıyım.” Cümlenin gerisinde söylenmeyen duygu şuydu yalnızlık korkunç bi şey, tahayyül edilmez bir hüzün, yaşamaya değmez ebedi bir hapishane.  Hayatınızda şu an olmakta olan her şey, özgürleşmekle ilgili diyor Adamus, belki inkar edebilirsiniz ama öyledir. Ve gülüyor ben de gülüyorum. Gülmek güzel…

Graham Hancock ve Ayahuska
Urban Shaman , YENİ DÜNYA / 02 Aralık 2015

Türkçe altyazı maalesef yok ancak Hancock’un konuşması çok anlaşılabilir ve ingilizce alt yazı ile takviye edildiğinde pek çokları için anlaşılabilir olacaktır sanırım. Ted tarafından yayınlanmayan bu konuşmada ne var? Benim gördüğüm kadarıyla kendisi mevcut düzenin CİCİ çocuğu rolünü oynamıyor. Kendi deneyimlerine dayanan coşkulu çıkarımları var. Ayahuskadan ana tanrıça olarak bahsetmesi ilginç bir nokta, onun bizi iyileştirdiğini hem araştırmaları hem de bizzat kendi deneyimi ile kesin biçimde ifade ediyor. Böyle antik zaman yakıştırmaları sembolik isimler vermeyi seviyoruz bir insanlar. Örneğin sözü edilen anne ayahuska belki DNA’mızın 7,8 ve 9.cu katmanlarına ulaşmamızı sağlıyordur ki normalde bedenimizin ürettiği DMT maddesi bunu başarıyor olmalıydı fakat bir şekilde bilinçli ya da bilinçsiz müdahalelerle şu andaki kuru nesil ortaya çıktı. Çeşitli tahminlerimiz var, herkesin var ancak henüz hangisini gerçek kılacağımı şahsen ben seçmedim. Eğer DNAile ilgili kurduğum -sezgisel- bağ doğru (inanmayı seçersek) ise bizi tüm enkarnasyon deneyimleri ile buluşturur(7 ve 8. katmanlar) ki bu da ayahuska deneyimi yaşayanların deneyimledikleri ölüm sonrası ve çok değişik halisünasyon gerçekliklerini açıklar. Bütün bunları aynı zamanda şifalandırıyorsa bu da 9.cu şifa katmanına ulaşabildiğini, aracılık edebildiğini gösterir. Çünkü şifa sadece insanın kendi içinde yapılabilir bir işlemdir, bunu biliyoruz ancak başka kişiler, şifacılar (insan bitki hayvan vs) izin verdiğimiz takdirde bu işleme aracı…

Çıkış noktası
Carlos Castaneda , Urban Shaman / 11 Kasım 2015

Bir savaşçı ya da gezgin shaman olmanın yolu bu dört maddede birleşmiştir, daha doğrusu bu ortak noktadan yola çıkarlar: 1.Anlaşma: Sözlerinizi özenle seçin kullandığınız sözcükler de kusursuz olun, ağzınızdan çıkan en küçük bir kelimeye dahi dikkat edin. 2.Anlaşma: Hiçbir şeyi kişisel algılamayın; bize söylene sözleri, yapılan edimleri kişisel almayın. 3.Anlaşma: Varsayımda bulunmayın. Olmuş ve olacaklar hakkında varsayımda bulunmak, yaşamayı engeller ve enerjiyi tüketir. 4.Anlaşma: Elinizden gelenin en iyisini yapın… Don Miquel Ruiz * Eğer bazı kişiler benim bu anlaşmadan haberim yok ama şifacıyım diyorlar ise ve gerçekten şifaya aracılık edebiliyorlarsa bu dört maddeyi zihnen bilmeseler de doğrudan bütünlükleri ile biliyor ve uyguluyorlardır, kendiliğinden biliş. Onların yaşamlarına bakın ve bu dört anlaşmayı nasıl uyguladıklarını görün.

Şifa işlemi
Urban Shaman / 18 Ekim 2015

“Şifacılar gerçekte şifa vermezler.” Onların yaptığı şey, ‘bedene geçici olarak dengelenmiş niteliklere sahip olma izni’ vermektir. Enerji çalışması yapanlarınız neden söz ettiğimi bilirler. Şifacılar şifalandırmazlar, denge bulmayı kolaylaştırırlar… İŞİ YAPAN HASTANIN KENDİSİDİR… Der Kryon. Benzer söylemleri artık bir çok yerde görebiliyoruz, aşinayız değil mi? Şimdi bu katmanın bir altına bakalım pireshamanlar 🙂 Hastalık denilen şeyin kişinin kendini ifade yollarından biri hem de en acili olduğunu biliyoruz. O halde ister modern tıp ile isterse alternatif yollar, şifacılarca yaplan tüm dengeleme/şifalandırma teknikleri, çoğu kez o an için işe yarar, peki ya sonrası? Eğer hasta ismi verilen kişi kendini ifade edişinde bir değişiklik yapmadıysa, belirtilerin ya aynen ya da benzer şekilde geri dönmesi olağandır. Buradaki handikap hastanın kendini ifadesinin içeriğinden haberdar olmayışıdır. Mahir ellerde (3.farkındalık düzeyinde) bu ifadenin ne olduğu ortaya çıkarılırsa hasta muhtemelen onu değiştirmek istemez bile! Nasıl! İnsan hasta kalmak ister mi diyebiliriz ama inanın bana insanın her şeyden çok önemsediği şey “kendini ifade” edişini oluşturan inanç/kabuller bütünüdür ve bunu ölümü pahasına savunur, bilmeden yapar bunu ama iddia ediyorum ki bunu bilmesini sağlasanız bile çoğu kez onu değiştirmeyecektir. Hüzünlü bir insan olma paradoksudur bu. Yıllardır yaptığım (danışanlar ve kendi üzerimde) çalışmalar, kalıcı dengeli hal/sağlık konumunun ancak 3.farkındalık düzeyinde (hem hasta hem…

Kişilik binasının temelleri
esinti , Rüya/Psikoloji / 23 Temmuz 2014

Anladığımız bir çok şeyi, hatta aydığımız (bütünsel,anlık aydınlanma) şeylerin çoğunu uygulamalarımıza yansıtamıyor oluşumuzu kendimize sık sık hatırlatarak işe başlamalıyız. Ancak bundan sonradır ki, anladıklarımızın davranışlarımıza,uygulamalarımıza neden yansımadığı ile ilgilenebilecek kadar hırslanabiliriz.  Bu hırs iyidir, sorunun kökenine inmek için bizde yeterli sarsılmaz niyeti keskinleştirebilir. Böylece üçüncü aşama olan köken sorunsalını çözmeye, ki bu da çoğunlukla 0-7 yaş arasında aldığımız kararların/inançların (farkında olmadığımız ve unuttuğumuz) kişiliğimiz olan binanın temelleri olduğunu ve bunlarda değişiklik yapamazsak binada oluşturabileceğimiz değişimlerin her zaman yüzeysel kalacağını idrakle, sağlıklı bir adım atabileceğizdir. Eğer bu aşamaları disiplinle sürdürmüyorsak sadece mucize bekliyoruz demektir ve mucizeler de nadiren görülebilir.  Kişi mevcut durumuna, rahatsızlık ve hastalıklarına, evine, sokağına uğraştığı problemlere bakarsa, temeli nasıl atmış olduğunu görmek o kadar zor değil. Gerçek bir şifacı da bunu yaparak işe başlar zaten. Herkes kendi kendinin şifacısı da olabilir ki en kullanışlısı da bu. Bu konuda rüyaların analiz edilmesi (rüya görüşmeciliği) gerçek anlamda yapılabilirse insana büyük ivme kazandırır ancak bundan sonradır ki insan günlük olağan hayatının da bir rüya (mutabakat rüyası) olduğunu kavrar ve onu da aynen rüyaları çözme tekniği ile inceler. Tabi bu konuda kişinin güvendiği ve yöntem bilen birinden destek almak şarttır. Sebebi ise insanın kendini görmeye/duymaya sınırladığı bir şeyi kendine hatırlatmasının pratikte mümkün olmamasıdır. İşte…

Eski ve yeninin harmanı

Şifacı aracılığı ile alınan denge ve oluşan iyileşme hali çoğu kez kalıcı olmaz, tıpkı diğer modern tıp ve alternatif diğer tedavilerin işlevi gibi geçicidir. Neden? Cevap çok açık hepinizin bildiği gibi; Hastalık, bi sapma, kesip atılacak bi irin değildir, o bizzat onu taşıyanın “kendini ifade şekillerinden en önemlisidir”. Kişi ifade şeklinin ne olduğunu çoğu kez bilmez, içten ve dıştan söyleyerek düşünerek ve aktif olarak yaşayarak oluşturmaktadır o biricik ifadeyi ve eğer hastalık dediği şeyden memnun değilse önce bu ifadenin ne olduğu bulunmalı ve onu değiştirip değiştirmek istemediği kendisine sorulmalıdır. Muhtemelen çoğu hastalık sahibi onu değiştireceğine hasta kalmayı (bilinçli olarak da) tercih edebilir. Diyeceksiniz ki ama Sibel o zaman tüm hastalıklar psikolojinin kapsamına girer! Doğrudur da bugünkü haliyle psikolojinin bu konulara takılmadığı, yeterince derinleşemediği de malum. Öyleyse? Bu konuların uzmanları şamanlarmış, şimdiye kadar güvenilir kaynaklardan edindiğim tüm bilgiler açısından onların yöntemlerini (belki bu güne kadar yozlaşmış taraflarına rağmen) en bütünsel şifalanma metodu olduğunu gördüm. Buradaki zorluk ise; şamanik metodun “şaman kişisinden ayrılamayacak olması!” Yani bu metotları yemek tarifi öğenir gibi okuyup uygulayamazsınız, şamanım diyemezsiniz. Şamanlık, bir din ya da belirli metotlar dizisi değildir, eril yönümüzle tanımlayıp anlayabileceğimiz bi şey hiç değil. Bu konuda en derin en ciddi araştırmalar göstermiştir ki, şamanlık…

Ruh Avukati
Anadolu-Sümerler-şaman , esinti / 10 Nisan 2013

Mayalar, şamanlara,insanlara yararlı olmaları için ,ruhlara gidip,onlarla tartışmaya giriştikleri için‘Ruhun avukatları’derler. Maya geleneklerinde,tanrıların,-insanları günahsız ve mükemmel olarak -istedikleri öğretilmez.Tanrılar,güzelliği,belagati,güzel giysileri,hoş müzikleri,şiirleri,cesareti ve yüksek hayvan ruhlarını ve şükrü severler.Bu tür insan nitelikleri,onlara bal gibi gelir.Tanrılar, ne zaman bu balın kokusunu alsalar,ayıların bala gelmesi gibi, köye gelirler. Ruh Avukatları, tanrılara bu güzellikleri gösterirler.Maya halkının en temel ve kadim işi,-güzel ve minnettar ogrubuda bu kutsal metinleri okurdu.Avrupalılar bu metinleri yakıp,yok ettiler ya da saklanmaları için zorladılar.Ama bir çoğu sözel olarak saklanmıştır.Bugün hala, Tzutujil gelenekçileri yazmayı kutsal ve tehlikeli bulurlar. Benim yaşadığım köyde de ,diğer dünyalara girip çıkmanın yolları ancak ,belli zamanlarda ,belli saygıyla sözlü olarak anlatılırdı.rubuda bu kutsal metinleri okurdu.Avrupalılar bu metinleri yakıp,yok ettiler ya da saklanmaları için zorladılar.Ama bir çoğu sözel olarak saklanmıştır.Bugün hala, Tzutujil gelenekçileri yazmayı kutsal ve tehlikeli bulurlar. Benim yaşadığım köyde de ,diğer dünyalara girip çıkmanın yolları ancak ,belli zamanlarda ,belli saygıyla sözlü olarak anlatılırdı.maktır. Mayalar, insanların hatırlamak zorunda olmamak için yazmayı sevdiklerini bilirler. Ama onlar için kutsal bilgileri unutmak,onları onurlandırmamak anlamına gelir.Avrupa öncesi Guatemela mayaları için yazmak ritüel bir faaliyetti,fikirleri ifade anlamına gelmiyordu.Ataları ile günümüz dünyası arasında –sözlerin yolunu-görünür hale getirmekti.Bunlar , –sözlerin kutsal günlüğü-olarak yüksek sesle okunur ve sihirli bir biçimde hayata getirilirdi. Tzutujil’lilerin Ajtzib dedikleri rahipler,…

İyileşme denen DURUM
esinti , Rüya/Psikoloji / 12 Şubat 2013

Terapistin ego ve transpersonel güçle ilişkisi ve ruhsal konumu, yalnızca açık olarak “vakayı nasıl idare ettiğini” değil, aynı zamanda kişiler arası arşetipik alanı nasıl etkilediğini de belirleyecektir. İnterpersonel arşetipik alanı nasıl etkilediği daha geri planda olsa da daha önemsiz değildir. Bu anlamda iyileşme süreci, iyileştiricinin kendisinin eş zamanlı olarak harekete geçen kompleksleri üzerine bilinçli bir biçimde çalışmak suretiyle hastayla “kuluçka odasını” paylaşmasını gerektirir. Her iki tarafı da kaçınılmaz olarak etkileyecek bir dönüşüm süreci yaşanacaktır. Ne var ki iyileştirici hastayı kendi süreçlerinin hedefleri doğrultusunda kasıtlı olarak kullanmamak zorundadır. Istırabı bilinçli olarak paylaşma deneyimi, iyileştirenin bilerek ya da bilmeyerek terapi sürecine taşıdığı kurbanın karşılığıdır. Hastayla birlikte hissetmek, kavramak ve rezonans kurmak, böylece rahatsızlık ile rahatsızlığın uygun terapik modeli ve iyileştirici benzerliğinin doğasını kavramak suretiyle içsel bir araştırmada hastanın bireyliği ile ortak olmasını sağlayabilir.Dr Whitmont * Bu riske girmek istemeyen iyileştiriciler (doktorlar, şifacılar vb), ihtisas alanlarındaki genelleştirilmiş semptom ve tedaviyi kullanırlar, bu ise sadece zihinden kurulan, son derece yüzeysel bir ilişkidir. Böylece ne iyileştirici ve hasta gerçek bir rezonansa girmeyerek değişim-dönüşümün alanına ulaşamazlar. İyileşme,yani sapmanın giderilmesi, her iki tarafın da assetlerini(varlıklarını) ortaya sürmelerini gerektiren bir işlemdir, ve çoğu kez kendini sağlıklı zanneden iyileştirici bunu göze almaz. Bu sebeple gerçek iyileştirmeler aşk ve kaza…