Dönüşüm-değişim zamanı
esinti , YENİ DÜNYA / 31 Ağustos 2011

Borsaların, bankaların, diktatörlüklerin ve her konudaki sahteliğin yıkılma vakti geldi. Gezegensel temizlenme süreci. Yapacak bişey yok. ** Sizin olduğunu düşünerek bir sorunu üstlendiğinizde, onunla güreştiğinizde, ve en sonunda yeni bir anlayışa ya da yeni bir farkındalığa geldiğinizde, bunun kitle bilinci üzerinde, dünyanın geri kalanı üzerinde parlak bir etkisi olur. ** İsteseydiniz şu anda yediğinizin yarısıyla idare edebilirdiniz. (Bu kadar yemek) zorunda değilsiniz.  Yarısıyla yaşabilirdiniz. Bu, kilo vermekle ilgili değildir; bedeninizi uyumlamakla ilgilidir. Onun artık o miktarlara ihtiyacı yok. Aslına bakarsanız, bazı günler fazla yediğinizde sanki ağrı sızı yaptığını farkettiniz mi? Çünkü bedeniniz daha duyarlı hale geliyor. ** TİTREŞİMLERLE 3 BOYUTLU NESNELERİ OLUŞTURUP VARMIŞÇASINA DOKUNABİLMEK…İnanılmaz ama Japon bilimadamları bunu başardı. Bilgisayar ekranında tasarlanan nesneyi ultrasonik ses dalgaları üzerinde oluşturuyorlar. Elinizi uzatıp dokunmak istediğinizde şaşırıyorsunuz, sanki görünmez şekilde nesne orada. Ses aslında dalgalardan oluşur. Bu dalgaların genlikleri ve frekansı vardır. Ses arka arkaya gelen titreşimleri taşır… ** Kandan değil frekanstan kardeşiz. ** Dalga’nın enerjiyi taşıyan titreşim, Dalga boyu’nun tekrarlama mesafesi ve frekansın da titreşim sayısı olduğunu anlayabildim. ** “Öldük, dünyayı şaşkın bırakıp gittik, Yüzlerce incimiz vardı delinmedik. Sersemliği yüzünden bilgisizlerin, Renk renk düşünceler kaldı söylenmedik.” ** Sizin bilinciniz sizin mevcudiyetiniz ve kendinize farketme izni verdiğiniz şeylerdir. Bilinciniz mevcudiyetinizdir, ve mevcudiyetiniz hemen şimdi…

Oyun Hamuru
Felsefe ve Kuantum / 16 Şubat 2009

Gözlerinizle gördüğünüz dünya/maddi gerçeklikler yalnızca duygu/düşünce bileşiminizin dışa yansıtılmasından ibaret. Ve bu haliyle de gerçektir tabi, sizde olandır. Gördüğünüz/algıladığınız dünya, kurduğunuz mantıksal bütünlüğe ve duygularınızın dalgalı ritmine boyun eğerek masumca varoluyor. O varoluş, çocuklar için hazırlanmış yumuşak, renkli, güzel kokulu bir oyun hamurudur. Dünyada en zeki olanlar, bu hamurla en çok oynayanlardır. Zevkli bi işlemdir. Mutluluk da acı da yaratsanız hamurdan, yaratma işleminin kendi zevklidir. Bu işlem, şu anda içinde bulunduğunuz (kendinize özenle biçmiş olduğunuz) fiziksel varlığınızın, yine kendi takdir ettiğiniz yaşam süresi ile de sınırlı değil. Bu yaratma işlemi; düşünme ve hayal etme kabiliyeti ile yapılmakta olup, kullandığı araçlar; başta kelimeler olmak üzere, dışarı üflediğiniz her şeydir. Böylece düşündüğünüz/hayal ettiğiniz (bunu ister mistik isterse bilimsel yöntemle yapın fark etmez) her şey, olmak mecburiyetinde kalır. Eğer düşündüğünüzle özdeşlik kurabiliyorsanız sizin fiziki varlığınız bunu yaşar, yok özdeşlik kurmuyorsanız, fiziksel varlığınızın dışındaki ben’ler bunu yaşar.” “Yani etrafta gördüğümüz bu şeyler gerçek değiller mi?” diyor İsabel, güzel gözlerini iri iri açmış, hayretle bakıyor. “Gerçekse bile onu gerçek kılan biziz!” Dışardan kendimi seyredebilseydim benim gözlerim de İsabel’in hayretten büyümüş gözlerini aratmazdı herhalde. Bu çocuğa noolmuş diyordu içimden bir ses ve sürekli tekrar ediyordu! Önünde duran yarısından çoğu tüketilmiş içki bardağına bakıyorum ve ne içmekte…

Secret esintisi
Blog , Felsefe ve Kuantum / 05 Şubat 2009

– Bu esinti geçen yıllarda Türkiye’ye çarptığında, aşağıdaki parodiyi yazmıştım, günlüklerde gözüme çarptı, paylaşayım de gülün biraz dedim- Selami- Yani sence secret’daki yöntem yanlış mı? Bilge- Yooo öyle bişey demedim. Doğru söyleyerek ancak bu kadar saptırma yapılabilir! Selami- Hiç bişey anlamadım! Bilge- Secret’taki ana fikir neydi? Selami- İsteklerimize kolayca kavuşabilmek Bilge- Doğru. Üstelik anlattığı yöntem de doğru. Eğer insanlar ne istediklerini bilselerdi olayda bir saptırmadan bahsedilemezdi. Selami- Nasıl yani? Ne istediğimizi biliyoruz tabii ki! Bilge-İşte orası karışık Selamiciğim. Ne isteyeceğin sana dünyanın olması tarafından azmettirildi! İstediğini sandığın şeyler aslında istediklerin olsaydı, zaten yönteme bile gerek kalmazdı istediklerinin gerçekleşmesi için. İnsan şunu ya da bunu istediği zannına sahip yalnızca. Ve tabii bunlar gerçek olmadığından secrettaki yöntem doğru olmasına rağmen uygulama başarılı olmaz. Selami- Kız Bilge yine ortalığı karıştırıyorsun ha! Bilge- Hiç de değil, sen sordun. Selami- Peki gerçek isteklerimizi kim biliyor? Madem kendimiz bilemiyormuşuz!!! Bilge- Bak Selami, gerçek isteğimizi farkedebilmek için treni kaçırdık bi kere, yani dünyanın olması bizi bir kere yoğurdu, biz anne ve babalarımızın bayrağını taşıyan yarışçılar olduk. Gerçek isteğini bilen insan, daha doğmadan önce başlayan bir süreçte ve dört yaşına kadar oluşturulabilirdi. Bu fırsat hep kaçıyor. Ha merak etme birgün insanlar buna uyanacaklar. Selami- E bu durumda, dört…