Dünya da mı zihnimizde anne ?
esinti , Kitap Özetleri / 12 Ağustos 2015

“oz krallığını’nı çocukken gezdim, on dört kitabın hepsini okudum. karakterlere ve maceralın geçtiği efsunlu ülkere aşık oldum. “gerçek mi anne ? oz gerçek mi?” bütün anneler gibi yanıtlardı, bazen o tek cümle bir ömür sürerdi ; “yazarın zihninde gerçekti, şimdi de senin zihninde gerçek.” iyi haber- kötü haberle tanışmam o güne rastlar: oz var, ama oraya trenle gidilmez. o zamanlar zihnimdekileri nasıl soracağımı bilemediğimden, sonraki yarım yüzyılı sorularımı netleştirmeye çalışarak geçirdim; * eğer oz zihnimdeyse ona zarar verebilirler mi? * dünya da mı zihnimizde ? * ya kendimizle ilgili gördüklerimiz, sadece düşüncelemizin bir yansımasıysa ? * düşüncemizi değiştirmeye karar verdiğimizde dışarıya ne yansır? haritaların ötesindeki ülkelere erken yaşta yaptığım o geziler sayesinde bugün olduğum yerdeyim, kötülükle ilgili dramlardan, savaş, kin ve suçla ilgili filmlerden bütün hücrelerim sıkıldı. eğer ekranda ister kurgu ister gerçek olsun bir cezaevi sahnesi, bir vahşet, bir devasa,görkemli, hayret verici patlama daha izlemek zorunda kalırsam, çıkıp gideceğime ve evreni yeniden inşa etmeye koyulacağıma söz verdim. -bum ! içinde kötülük, savaş ve suç barındırmayan yeni bir kültür filizlenirse, diye düşündüm bulunduğum yerden ayrılırken, ne olur? yıkmak için boşa harcadığımız bunca enerjiyle neler yapılırdı? Meraklılar-R.Bach Sevgili Bach, çocukluktan gençliğe geçmeme vesile olan Bach böyle soruyor işte. Ben de nacizane…

Psikometri ve küçük Curiosalar
Rüya/Psikoloji , YENİ DÜNYA / 06 Haziran 2011

Psikometri başlarda yalnızca bir oyundu. “Bu atkı çok özel birine aitti” dedi anne babası “Ellerinin arasında tut ve gözlerini kapat. O kişi olmak nasıl bir duygu bize anlat” Ve tabi karanlıkta bazı görüntüler belirdi, kızlarının merakı hangi yönü gösterirse göstersin ona yardımcı olacak bir becerinin ilk adımları atıldı. “Bu kutuyu tutabilir misin?” diye sordular, “acaba nerden geldiğini bize söyleyebilir misin?” “Hayal gücüne güven , Shamrock. Sana bir hikaye yazıyormuşsun gibi geliyor, YAZ GİTSİN! Hayal gücünün ürettiği bu hikayeler muhtemelen gerçeğin ta kendisi.” Küçük kız büyüdükçe güçlerini arka plana atmak yerine, onları geliştirdi; pratik yaptıkça başkaları ona duyarlı demeye başladılar. Bu konuda kimse cesaretini kırmadı, alay eden olmadı; aksine onu desteklediler, o başkalarının hikayelerinden keyif alırken onlar da Shamrock’un maceralarının keyfini çıkardılar. Shamrock büyüdükçe yalnızca psikometride değil mantıkta, çözümlemede, çıkarım yapmada, şifrelemede ve desenlerde de en iyiye ulaştı. Eğer ortada bir zihinsel sınav varsa Shamrock onu, genelde birden fazla yoldan giderek çözerdi. R.Bach ile ortak bilinçaltı çalışmalarından- Meraklılar

Zaman, yaptıklarımızla yapmadıklarımız arasında uzanır.

Zaman, yaptıklarımızla yapmadıklarımız arasında uzanır. Eğer cümleye dikkatle bakarsanız bazıları için zaman olmadığını ama çoğunluğumuz için zaman metaforunun gayet ciddi şekilde var olduğunu görebiliriz. Şimdi bu önermenin(aniden geldi) gerekçelerini anla(t)maya çalışacağım. Yaptıklarımız; deneyimlerimiz anlamında kullandığım bir edim. Sonuçları ya da sebepleri dikkate almaksızın yapıp ettiklerimizin tümü. Dikkat ederseniz “geçmiş zamanı” imliyor. Yapmadıklarımız ise, zihnimize bir yolla erişmiş isteklerimizi gösteriyor, bunlar henüz yapılmamışlar. Şimdi belki siz bunun da gelecek zamanı imlediğini düşündünüz. Fakat hayır ben yapmadıklarımızın da geçmiş zamanda olduklarını söylüyorum. Nedeni açık değil mi? İstek ya da niyetlilik hali geldiği anda uygulamaya konulmamış ve onlar için beyinde bir kutucuk açılmış üstüne “henüz yapılmayanlar” yazılmış! İşte bu işlem, günümüz insanının tamamıyla geçmişte yaşadığının ispatıdır. Fakat o bunu kabullenmektense, henüz yapmadıklarını “gelecek” isminde metaforik bir vagona yükler. Böylece zaman olgusunu var eder. Farkında olmadığı ise geçmiş ve gelecek arasında bir şimdinin olmadığıdır! Zaman icad edilerek şu an öldürülmüştür. Peki böyle geçmişte yaşayanlar güruhu haline nasıl getirildik? Sanırım yazının icadı bu işlemi ya başlattı ya da en büyük destekleyeni oldu. Her ne kadar bu fikre gözlemlerim neticesinde varmış olsam da güneşin altında yeni bi şey söyleyemiyoruz. Bu anlam Claude Levi-Strauss’un tanımıyla iyice açığa çıkıyor: “… yazılı iletişimin birincil işlevi köleliği kolaylaştırmaktır.” Bu tür…

Mavi Tüy
Kitap Özetleri / 10 Haziran 2009

1)      Kutsal indiana topraklarında doğmuş, Fort Wayne’in doğusundaki mistik tepelerde yetişmiş bir usta gelmişti yeryüzüne. 2)      Usta dünyayı indiana’nin okullarında ve yetişkinliğinde de otomobil tamirciliği mesleğinde öğrendi. 3)      Ancak Usta başka ülkelerden başka okullardan ve yasadığı başka yaşamlardan da çok şey öğrenmişti. Bunları hatırladı ve hatırlayınca da, akıllı ve güçlü oldu, diğerleri onun gücünü gördüler ve kendisine akıl danışmaya geldiler. 4)      Usta kendine de bütün insanlığa da yardımcı olacak güce sahip olduğuna inanıyordu ve buna inandığı için bu kendisi için geçerli oluyordu. Diğerleri onun gücünü gördüler ve dertlerinden ve hastalıklarından kurtulmak için ona geldiler. 5)      Usta her insanın kendini Tanrı’nın oğlu olarak görmesinin doğru olduğuna inanıyordu ve buna inandığı için de öyleydi. Çalıştığı garajlar, atölyeler onun bilgeliğini, onun elinin temasını arayanlarla , dışarıdaki sokaklar sadece o geçerken gölgesinin üstüne düşmesini ve böylece yaşamlarının değişmesini isteyenlerle doldu. 6)      Kalabalıklar yüzünden ustabaşılar ve dükkan sahipleri onun da