7 Temel Prensip
Urban Shaman / 19 Nisan 2017

Huna Felsefesi yedi temel prensipten olusuyor. Bu yedi prensibi herkes kendi yaşam biçimine göre alır, dilediği gibi prensiplerin maddelerini çoğaltarak hayat felsefesi yapar:7 Prensip:Ilke: Dünya düşündüğün şeydir.(Görme)Kala: Limit yok. (Arınma)Makia: Enerji dikkatin odaklandığı yere akar. (Odaklanma)Manawa: Şimdi gücün bulunduğu andır. (Huzurda olma)Aloha: Sevgi, birlikte sevinçle büyümektir. (Şükran)Mana: Bütün güç içerden gelir. (Yetkilendirme)Pono: Doğrunun ölçüsü etkinliğidir. (Rüya dokuması)   Tanrı sonsuzdur. Bu yüzden tanrı tüm gerçektir ve gerçek sonsuzdur. Bu sebeple var olan her şey gerçektir. İnsanın sonsuzluğu kavrayamaması nedeniyle kişi ancak gerçeğin belli bir bölümünü kavrayabilir ve bu bölüm de bütünüyle kişinin inanç sistemine bağlıdır. İnsanın inançları değiştiğinde ardından gerçekleri ve ardından deneyimleri değişir. Yani gerçeğin kavranması zihninizin durumuyla ilişkilidir, belli bir zaman diliminde zihin durumunuzla ilişkili tek bir gerçeklik yaşayabilirsiniz. Sözcüklerin anlamları koşullara bağlıdır. Anlam sadece çevresel şartlarla ilgili olarak anlaşılabilir. Bu yüzden kelimeler ancak içerikleriyle düşünüldüğünde gerçekten etkili olabilir. Evrenin her hangi bir parçası, karşılaştırılabileceği başka bazı parçalarla ilişkili olarak açıklanabilir. Mutlak yoktur, ilişkiler olmadan anlam yoktur, her şey yalnızca karşılıklı ilişkiyle değil, karşılıklı bağımlılıkla da birbirine bağlıdır. Kahunalar her tür sınıflandırma ve bölünmeyi potansiyel olarak yararlı fakat keyfi bulurlar. Ayrılık sadece pratik değeri olan bir yanılsamadır. Kahunalar amaçlarına hizmet eden açıklayıcı her hangi bir anlayış geliştirmede kendilerini…

Yine ve her daim OYUN :)
esinti , Urban Shaman / 04 Temmuz 2016

Bir şeye sınır koymak kendine sınır oluyor, bunu zaten biliriz ama uygulamada an be an yaşadıkça hayretim şaşıyor bazen 🙂 Örneğin Canasta oynarken, oyun tarzını sevmediğim, ya da pek küfürbaz saygısız bulduklarımı kara listeye alıyorum, bunun manası sen varol ama birlikte oynamayalım lütfen. Fakat sistem oyun masası açarken oyuncuları seviyelerine göre eşleştiriyor canasta (SKA’nın ünlü oyunu) programında. Şimdi orada eğer kara listeye aldığın bir oyuncu varsa, seni bir türlü bir oyuna dahil edemiyor, hepimiz hazırız ama masa açılmıyor! Herkesin bir nedenle kara listeye aldıkları var. Bekliyoruzzz… bekliyoruzzzz… ve bekliyoruzzz. Yani kara listeye bir anlamda kendimi almış oluyorum.yine de kara listeyi kullanıyorum 🙂

Minik bir düşün-parfüm

Manawa ve tabi aslında tüm topluluk, Gezgin’in iç dünyasındaki savaşı apaçık görüyorlardı. Anlayış ve saygıyla onun bu süreçten başarıyla çıkmasını beklediler. Zaten bu koordinatta anda oluşan hiçbir şey diğer bir şeyden daha önemli ya da öncelikli olmadığından bir konuda acele etmek, telaştan doğan psikolojik ve kimyasal veri çıkışları, bunlardan üreyen duygular yok denebilirdi. Manawa tekrar Gezgin’e doğru hareketlenmeden önce minik bir düşün-parfüm daha püskürttü. Aslında bunu yapmayı hiç istemezdi çünkü kişinin bilgisi dışında ona yapılan her şey, niyet her ne olursa olsun, özgür irade ihlali sayılacağından, bu işlem tüm halkı adına bilinçsel bir aciz olarak derinden hissedilmekteydi. Yine de anda yapılması gerekenlerden kaçınamazlardı böyle bir donanım bu frekansta yer almıyordu. Hem zaten Gezgin bu koordinata girdiği andan itibaren onun frekansı ortam tarafından mas edilmekteydi, bu karşılıklı iletişim, evrenin tüm öğelerinin birbirlerine sonsuzca bağlılığının olağan sonucuydu. Olaylar ne yönde gelişirse gelişsin hem bu alan hem de ziyaretçi artık eskisi gibi olamayacaklardı. Kitaptan alıntı

Dostum Manawa-Preshamanlardan izlenimler-2
Urban Shaman / 14 Nisan 2015

MANAWA benim 3. Ve 4üncü haftalardaki prensibimdi. ANda kalmanın gücü beni o kadar etkiledi ki hemen değiştiremedim. Etkisinde daha fazla kalmak istediğim için bir hafta daha uzattım. Bu dönemde farkına vardıklarımın bazıları şunlar: Yediğim, içtiğim, gördüğüm, dokunduğum şeylerin daha fazla farkına vardım. Daha fazla hissettim, zevk aldım, ANladım. Ayrıntılara dikkat ettiğimde büyük resmi daha net gördüğümü anladım. Çok fazla sayıda iş yaptım. Bu kadar işin kısacık AN’a sığmasına şaşırdım. Yapmaya erindiğim ve gözümü korkutan büyük şeylerin hep gelecekte olduğunun, oysa şimdiki Anda yapılabilecek işlerin hepsinin küçük ve kolay olduklarının farkına vardım. Dahası işleri geleceğe atmayıp ANda yaptığımda büyüyüp gözümü korkutacak kadar zorlaşmadıklarını fark ettim. Görsel ve duygusal perspektif anlayışın birbirine zıt olduğunu birinde uzaklaştığında küçülürken diğerinde büyüdüğünü fark kettim. Küçücük şeylerin büyük etkileri olabileceğini daha da anladım Geçmişin etkisinin yaşandığındaki gücünden kaynaklanmadığını, şimdiki ANda ona yüklediğimiz anlamdan kaynakladığını anladım. Şimdik anının kaderi etkileyebilecek tek güç olduğunu, ve hatta, şimdiki ANdan bakınca kader diye bir şeyin olamayacağının farkına vardım. Her hangi bir olaya ANda yüklediğimiz ANlam, o olayın KARMAlaşıp KARMAlaşmayacağını belirlediğini ve bunun farkettiğim ANda karma diye bir şeyin olamayacağının anladım. Bu haftaki prensibim IKE- Dünya düşündüğün-gördüğün şeydir. ALOHA -E.Y. * Bu haftaki prensibim 1. prensim İKE “DÜNYA DÜŞÜNDÜĞÜN ŞEYDİR” Geçen…