12 saniyelik ŞİMDİ

Üç boyutlu gerçekliğimiz, bize fiziksel olarak 12 saniyelik bir ŞİMDİ imkanı veriyor. Her şey, tüm zamanlar ve sonsuzlukla ilgili tüm bilgi ve anlayışlar, her hangi bir 12 saniye içinde mevcut! Anlaşılmasının kolay olmadığını biliyorum. Belki de Huna felsefesi-Urban shaman konseptine aşina olanların anlayabileceği (örneğin kendim) bir terminoloji ile açıklamaya çalışacağım. Öncelikli oniki saniyelik şimdi nedir, bundan ne anlamamız gerekiyor? sorusuna odaklanalım. Evet 12  saniyemizi bu soruda kullanalım; Bu gerçeklik illüzyonunda bize her biri on iki saniye süreli bilgilendirici videolar sunulduğunu ve bunların herbirinin tüm yaradılışın sırrını eksiksiz olarak sunan paketçikler olduğunu anlayalım. Yani hayatınızın toplam süresini 12 saniyeye bölerek, hep aynı mesajı kaç defa aldığınızı bulabilirsiniz! Usandırıcı bir tekrar değil mi? Ve biz hala yaratımın gizi hakkında hiç bir şey bilmiyoruz! Geldik gidiyoruz ve bu sırra vakıf olabilenlerin bikaç elin parmakları ile sınırlı olduğunu duymakla yetinmek zorunda kalıyoruz. Detaya girmeden önce konuyu Aristo mantığı gibi iki seçenekli düşünmemek için kendinizi salın, rüyada  gibi rahat olun, hatta isteyerek teta frekansına girebilmeyi başarabiliyorsanız önce bunu yapın. Olmuyorsa, yazıyı okumayı burada kesin ve hemen en görünür yere bu yazıya geri dönmeniz gerektiğini (kendinize) 12 saniyeler arası mesaj bırakın, sonra hiç bir şey düşünmediğiniz bir yürüyüşe çıkın. konuyu da tüm sorunlarınızı da unutun, kuş…

2013’ün en önemli Kelimesi
esinti / 18 Ocak 2013

Enerji. Bu aslında çok açık. Enerji 21 Aralık’tan beri farklı çünkü öyle olmasını seçtiniz. Enerji çok farklı bir şekilde geliyor. Eski yolları kullanarak gelmiyor. Zihne dolanıp kalmak, tüm o arka yollardan ve dikkat dağınıklıklarında geçmek ve sonunda artık heba olmak istemiyor. Zihnin içinden, bedenin içinden ve her şeyden önce, zamanın içinden akıp gitmek istiyor. Bir sonraki kelimemiz, “İzin verin”. Bu kadar basit. İşiniz, dış görünüşünüz. Dış görünüşünüzdeki değişime izin verin. Her şeydeki değişime izin verin, ilişkilere ve özellikle de olayların tezahür ediş biçimine. Artık çabalama ve strese son. Bu yıla izin vererek, çok basit bir şekilde yapılabilir, hadi enerjilerin gelmesine izin verelim– pat! – o kadar hızlı ve işe yarıyor. Önce biraz rahatsızlık verici olacak çünkü özellikle de biraz daha yaşlı olanlar sizler…Kalıplara alışmış olanlar için – bunu söylemenin daha kolay yolu – hala belirli şekillerde yaşamaya alışıksınız. Ona geri dönmeye çalışırsanız, çok fazla bunalacaksınız. İşleri yoluna koymanın, bilgiyi işlemenin ve enerjiyi kullanmanın eski yöntemlerine geri dönmeye çalışma eğilimi olacak. Bunu yapmaya çalışırsanız, bu çok bunaltıcı olacak. Ve yapacaksınız da. Çünkü geçmişte öğrendiğiniz şey bu. “Ben egemenim. Bunu farklı bir şekilde yapmaya izin vereceğim.” dediğiniz anda ve ona gerçekten izin verdiğinizde, çok çabuk gerçekleşecek. Şaşırtıcı şekilde, çabucak.  Şaşırtıcı şekilde. Ama…

İç-Dış İlişkisi

Gerçek dertliye kendim ilâç, kendim derman; Hem âsıkım, hem masukum, kendim canan; Rahm edeyim, adım Rahman, zatım Sübhan; Bir nazarda içlerini safa kıldım. http://www.halukberkmen.net/pdf/180.pdf İç-Dış İlişkisi ** Bugün bireyselleşme sürecini tanıyabildiğimiz kadarıyla “self” her zaman bir gurup biçimlendirmeye eğilimlidir, bu da bir yandan bütün insanlar için bir duygu bağı, öte yandan belli bireyler için belirli duygu borcu oluşturmakla olur. Bu bağlar ancak self bütünlüğü tarafından kurulursa, gurur çatışmaları, kıskançlık ya da olumsuz yansımaların guruba sıçramıyacağı umulabilir. Elbette bu, görüş farklarının ya da görev çatışmalarının olmayacağı anlamına gelmez, ama her bireyin her seferinde etkin bir şekilde geri çekilmesi, kendi selfinin yönlendirdiği pozisyonu bulmak için iç sesini dinlemesi gerekir. … Ama tek bir birey kendi bireysellaşma sürecini tamamlamışsa onun çevresindekilere olumlu anlam bulaştıran bir etkisi vardır. Bu bir kıvılcım sıçraması gibi ve çoğu zaman da çok konuşulmadan, bilinçli bir amaç gütmeksizin olur. … Mandala simgesinin aynı anda iki temel yönünden söz edilmekteydi. Mandala bir yandan eski düzenin yeniden kurulması gibi tutucu bir amaca, öte yandan da henüz olmayan bişeyi biçimlendirmek gibi yaratıcı bir amaca hizmet ediyordu. Bu ikinci yan birincisi ile çelişkili değildi; çünkü çoğunlukla eski düzenin yeniden kurulması aynı anda bir yeni yaratış olmaksızın yapılamıyordu. Yeninin içinde eski aynı zamanda daha…