Yoksa Nötrinolar sevgi mi?
esinti , Felsefe ve Kuantum , YENİ DÜNYA / 24 Ağustos 2014

Uzay ve zaman birleşerek, birbiri içinde eriyen homojen bir yapı meydana getiriyorlar.Tüm zamanların en büyük keşiflerinden olan uzay-zaman yapısı, anlaşılması oldukça güç bir oluşum. Ve hız… Hele de ışık hızı! Nötrinolar uzay-zamanda kısa bir yol seçerek Cern’den Gran Sasso’ya ek boyutlar aracılığıyla ulaşıyor (2011). Paes: “Böylece nötrinolar aslında daha hızlı olmamalarına rağmen ışıktan daha hızlı hareket etmiş gibi görünebilir” dedi. Nötrinolar; son derece gizemli parçacıklar, çok küçük kütleleri var. Elektrik yüke sahip değiller ve hangi madde olursa olsun yeter ki orada olsun içinden geçme kabiliyetine sahipler. Birkaç santimetre kalınlığındaki kurşun tabaka X ışınlarını tutabilirken 1 ışık yılı kalınlığındaki kurşun tabaka nötrinoyu tutamamaktadır. Dünya’nın bir ucundan girip diğer ucundan çıkıp giderler. Yoksa Nötrinolar sevgi mi? Tarif ede ede tahrif ederek aslını kaybettiğimiz şey hani!

Bazı kavramlar
esinti / 06 Mart 2012

Zamanın (kendimin), -o tıpkı sihirli bir geyikmişcesine- peşinden koşuyorum.. Yakalamak ne mümkün; ama bazen yorulup bi ağacın altına çöktüğünde gelip yanına konuşuyor. Biliyo ki yorgunsun ve nasılsa onu yakalayamazsın. Rahat rahat yanaşıyor, en inanılmaz öykülerini fısıldıyor kıkırdayarak. ** Rüyaya ilk kez simcity oynarken uyanmıştım. Galiba 90 yılıydı. Ondan sonrası lucid rüya ile bilinçsiz rüya arasında kaymalarla geçti. FRP ise yönttemleri keşfettirdi, isimleri koydu. OK, kendi sentezim oldu ve sonra CC tasdik etti. Tabi tüm bunların öncesi aralarda sayılmayacak denli aşamalar oldu, yalnız olmadığımı hissetiren öğretmenler, nadir de olsa bi kaç dost ve vizyonlar, şimşek çakmaları… Hayat ne güzel bi şeysin. ** “Işık hızında olma” kavramını ben çoğu kez, eylemi yaptığımız anda tam bilinçli olmak, eylemin tüm bağlantılarını biliyor olmak diye tarif etmiştim.(bozon vs tam sipinli varlıkların alanı) Farkındalığı ise, eylemi gerçekleştirdiğimiz an ile onun tüm vechelerini bildiğimiz an arasındaki zaman aralığı olarak tarif ediyorum. Bu aralık kısaldıkça farkındalık ışığı artmaktadır, çünkü ışık hızına yaklaşılmaktadır. Salınımcıların (takyon evreni)dünyasında olmak sanırım sürprizlere pek yer bırakmıyor. **

“Gerçek” alem var mı? Aramakla bulunur mu?
Felsefe ve Kuantum , YENİ DÜNYA / 10 Eylül 2011

İki sene önce yazmışım bu notu, kalmış öyle kenarda 🙂 Gerçek alem arayışı, her zaman oyun üste oyun diye tarif edebileceğim sonsuz döngüler arasına sıkışmaktan başka bişeye varmaz bence. (Toltec’lerin eski büyücülerinin düştüğü durum buna benzer) Sebebi de gayet basit; gerçek alemi algılayan bir BEN varsayımından hareket ediliyor! Bu, insanın kendine karşı bir oyun kazanması kadar imkansız bir durum (buradaki imkansızlık öylesine kesin ki benim açımdan DJ’nin “bilinemeyen” tanımındaki bilişe eş! Çok eski bir düşünme pratiğimde şöyle demiş olduğumu hatırlıyorum: siz gidilecek gerçek alemi aramıyorsunuz, BENinizi götürecek yeni bi yer arıyorsunuz!” Bu sadece oyun üstü oyun olacaktır, başka bi şehre ya da eve taşınmak gibi bişey. Benim kendi savaşım, gerçek alemi aramanın çoktan dışına düştü! Yapabileceğimin, sadece bir savaşçı gibi yaşayıp gerisine kafa yormama olduğu sonucuna vardım. Bir sonraki adımı merak etmiyorum, bana ne?! Herşeyi ve hiçbişeyi beklerken zevkli uğraşlar edinme halindeyim. ** “Işık hızında olma” kavramını ben çoğu kez, eylemi yaptığımız anda tam bilinçli olmak, eylemin tüm bağlantılarını biliyor olmak diye tarif etmiştim.(bozon vs tam sipinli varlıkların alanı) Farkındalığı ise, eylemi gerçekleştirdiğimiz an ile onun tüm vechelerini bildiğimiz an arasındaki zaman aralığı olarak tarif ediyorum. Bu aralık kısaldıkça farkındalık ışığı artmaktadır, çünkü ışık hızına yaklaşılmaktadır. Salınımcıların (takyon evreni)dünyasında olmak…