Olgunluk ve nüfus cüzdanı
esinti / 20 Kasım 2012

Çok sevdiğim bir arkadaş vardı, müthiş hayaller kurardı, bazen birkaç gün ve gece sürerdi hayal gezileri -mental açıdan hiç bir sorunu da yoktu- Ona bir gün bu hayalleri gerçekleştirmek için işe bi ucundan başlamak lazım değil mi diye sordum-oldukça gerçekçi zamanlarımdı-, bana gülümseyerek baktı, ben hayal ettiğimde onun tüm motivasyonunu yaşıyorum ve içi boşalıyor zaten dedi. Doğru söylediğini her halinden anlamıştım. Zaten gerçeği sorgulamaya başladığımın ilk yedili evresinin sonlarındaydım, bu durum beni en az kuantum kadar salladı :)) * İnsanların çoğunda sabırsızlık gözlemlerim evvelden beri, istedikleri şey hemen şipşak olsun isterler, isteklerine ulaştıracak merdiven basamaklarını adımlama disiplininden yoksundurlar, çabucak sıkılıp başka bir isteğe atlarlar, o da olmayınca ağlayıp tepinirler, bu bir çocukluk özelliği değil midir? Oysa evreler, kendimizinkiyle birlikte dünyanın evreleri var, beslenme, hazmetme ve posayı dışa atma adeta bu dünyanın en temel sistematiği gibi geliyor bana. Bu süreçleri ancak çocuklar ve ergenler bilmiyor olabilirler. Olgunlaşma öyle bi şey ki, nüfus kağıdı ile tamamen ilgisiz. Geçenlerde nüfus kağıdına göre yetişkin olan -aslında hangi evrelerinde takıldıklarına bakılmaksızın- ebeveynlerin çocukları olmak hiç de adil değil demiştim, hala da aynı fikirdeyim. Senelere tabi bir sistemin parçası olmak istemediğimi kesinkes ilan ediyorum Ezcümle, genetik ağacımızın tüm öğeleri bizi ağırlıklarıyla boğmaya çalışan hayaletler, şüphesiz aralarında…