BAK-Birleşik Alan kullanımı üç yaşında
Eğitimler , esinti , YENİ DÜNYA / 06 Aralık 2012

Ben neyim kimim diye düşünmeye araştırmaya başladığım yirmi küsür yıl önce kendimce ilginç bir yöntem buldum -muhtemeldir ki yine amerikayı yeniden keşfetmişimdir-Çünkü ben neyim deyince cevap veremiyordum fakat ne olmadıklarımı bulmak çok kolay oldu! Nasıl derseniz dilbilgisi kuralları gereği bunu keşfettim. Bahsetmek gerektiğinde şöyle kulllandığımızı fark ettim “benim bedenim, benim duygularım, benim aklım, benim zihnim, bilgilerim, yaşam hikayem, bilincim, bakış açım… Bi baktım ki bunları sahipleniyorum sadece ama bunları sahiplenen ben nedir kimdir bunu bulmak mümkün değil. “Fakat en azından bu sahiplendiğim şeyler olmadığım kesinleşti” o genç yaşımda. Aslında daha o zaman BAK tekniğini bulmuşum da haberim yok! Neden? Çünkü kendimi ifade edecek kerteriz noktalarım çok sınırlıymış. Böylece önce Gurdjief’in hemen ardından Kuantum fiziği ve Jung’un öğrencisi oldum. Öğreniyordum heyecanlıydım, açtım ama aynı zamanda yıllar içinde bilgilerin ciddiyeti ve ağırlığı ile yüklenmiştim. On yıl sonra Toltec-cc öğrencisi olduğumda artık bir çok şeyin bağlantısını biliyor üstelik ifade edebiliyordum. Don Juan ve Jungla geçen on yılın sonunda, aldığım ağırlıkların hepsinden kurtuldum, hafifledim. Her iikisine de aslında yükleyenlere de boşaltanlara da minnetarım. Sonunda yirmibeşsene önce farkına vardığım ben kavramının sistematiğini ifade edebilecek ve uygulamaya koyacak kalibreye üç sene önce geldim. Böylece BAK doğdu. Hani derler ya elimize doğdu 🙂 Yan tesirsiz, özgür irade…

Castaneda uygulama BAK’ı
Carlos Castaneda , Duyuru , Eğitimler / 18 Ekim 2011

Bilindiği gibi, CC serisinde onlarca kavram, yüzlerce olay ve öykü örgüsü içinde anlamlandırılıyor. Kısaca Toltec bilgeliği de denilebilen ancak aramızda Carlos Castaneda izdeşliği olarak gördüğümüz bu konuları okuduk, günlük hayatımızda karşılıklarını bulmaya çabaladık uzun süredir. Bizi buna iten şey hiç bi mecburiyet değildi, yalnızca öğretinin yüreğimizi derinden etkilemesi, bam telimizi titretişi, aşıkçasına bir coşku hissediyor oluşumuzdu. Bu yıl CC öğretisini daha da geniş bir açıdan yaşamak için yeni bir uygulamaya başlıyoruz. İlgilenenlerin bildiği Birleşik Alan Kullanımı (BAK) oyunumuzda, CC kavram ve öykülerine dair sorular yönlendireceğimiz özel BAK toplantıları yapacağız. Onbeş günde bir Cumartesi 16.da Tuva sanat’ta gerçekleşecek oyunlarımız, tüm CC izdeşlerine açık olup, katılmak için gerekli tek şey, onu gerçekten anlama isteğimiz ve çocuk saflığı ile bezenmiş merakımız olmalıdır. Bilmiyoruz deyince akan sular durur. Bunu defalarca gözlemledik. sevgi ve selamlarımla sa Not. Sorularınız için iletişim: Tuva Sanat Berrin Yılmaz : 532 485 9862 Fatih Irmak : 535 560 0014

Atomu parçalamak özgür irade ihlali olabilir.
Felsefe ve Kuantum , YENİ DÜNYA / 24 Mart 2011

Az önce kahvaltımı ederken aklıma bir fikir geldi. Fikri aklıleştirmeye çalıştım fakat tamamlayamadım, öyleyse istim arkadan gelsin. Fikir şuydu: “Atomun parçalanma işlemi, özgür iradenin de parçalanması anlamına geliyor olabilir.” Şimdilik biraz akıl yürüteyim. Atom parçalandığında büyük bir güç ve radyoaktif madde açığa çıkarıyor ve etkileri muazzam ölçüde tahripkar oluyor. Aynı düzlemde, bir kişinin “özgür irade”sinin kırılması da o anda farkında olmadığımız müthiş bir bozulmanın birleşik alanımıza yayılmasına sebep oluyor. Dünyada gördüğümüz ve çoğu kez olmasa keşke dediğimiz insanlığa yakıştıramadığımız bireysel ve kitlesel tahripkar edimlerin, bir tek kişinin özgür iradesinin parçalanması sebebiyle oluştuğunu kısa zamanda anlayacağız. Bunu anladığımızda bırakın köle-efendi uygulamalarını çocuğunuza dahi tavsiye vermekten çekinirsiniz!