Yeni Bir Ben Doğuyor

Arkadaşlar konuşmamı dinlemeye gelecek misiniz? Aslında ben de neler söyleyeceğimi merakla bekliyorum 🙂 Ve eğer yeterince tanış arkadaşımız gelirse bir de BAK oynayacağız çünkü bana nedense çok uzun bir süre tanımışlar bu festivalde 🙂 BAKlayalım diyenlere duyuruyorum http://www.yenibirbendoguyor.com/programfirstday.aspx?day=3 Bu pazar 09.45 -12.00 arasında 2 Aralık pazar günü yani önümüzdeki pazar. Grand Cevahir otel deniyor, ben de bilmiyorum nerededir ama adresini verdiğim sitede haritası var. Fiyatlarda indirim var sayfada göründüğü gibi değil, bir günlük tüm programlara katılım 100 tl sanırım. Festivalin düzenleyicisi ve fikir annesi Türkan Hanım Amerika’da yaşayan kimya mühendisi bir hanım ve kuantumla da yakın ilgisi var.  Geçtiğimiz aylarda onun Yaşam Tasarımını (Human Design) yaptığımda tanıştık. O kadar etkilendi ki dosya üzerine Amerika-Türkiye arası çok uzun sohbetler yaptık. Hatta aslında o bu workshopumda tamamen bu konuyu anlatmamı arzu etmişti ama ben yalnızca bir bölümü buna ayıracağım. http://www.yenibirbendoguyor.com/f4ea92da-d82a-4712-9129-03581d91bd97_presenters_turkan_aydogmus_ph_d_.aspx Görüşmek üzere sevgi selam benden Sibel Atasoy

Birleşik alan Kullanımı

Birleşik alan Kullanımı, dünya oyunundaki mekanizmaları ve hileleri göz ucuyla fark etmiş olabilenlere hitap eden yeni dünyaya dair bir uygulama olup, sizi kendinizi serseme çevirmenizi engelleyen bir donanımla korur. Kuantum Fiziği ve psikolojinin temel önermelerini sadece söylemez UYGULAR. Biz bu aşamaya rüyalardan uyanarak geçebildik. Daha çok bilgi için Tıklayınız: Facebook sayfamızdanbizi takip edebilirsiniz: http://www.facebook.com/pages/BAK-Birle%C5%9Fik-Alan-Kullan%C4%B1m%C4%B1/167561823381620?ref=hl * İnsanların çoğunda sabırsızlık gözlemlerim evvelden beri, istedikleri şey hemen şipşak olsun isterler, isteklerine ulaştıracak merdiven basamaklarını adımlama disiplininden yoksundurlar, çabucak sıkılıp başka bir isteğe atlarlar, o da olmayınca ağlayıp tepinirler, bu bir çocukluk özelliği değil midir? Oysa evreler, kendimizinkiyle birlikte dünyanın evreleri var, beslenme, hazmetme ve posayı dışa atma adeta bu dünyanın en temel sistematiği gibi geliyor bana. Bu süreçleri ancak çocuklar ve ergenler bilmiyor olabilirler 🙂 Bir başka çocukça ve şirin edim ise “ölümsüzlüğe”, “tanrıya ulaşmaya” duyulan istek 🙂 Hani derler ya “yağmurlu bir cumartesi öğleden sonra ne yapacağını bilemeyen insan bir de ölümsüzlük ister!” Genelde erkeklerde gözlemlerim bu yakıcı eğilimleri, kadınlar bunu pek dert etmezler çünkü içleri zaten ölümsüzlüğü ve tanrıyla mesafesizliği biliyordur, çocuk doğurabilme ve onun süreçlerine şahit olma, kadınları daha olgun yapıyor.

Face’deki Sayfalarımız

Sosyal gezinti güzeldir, facede ya da her yerde. Buna zaman zaman hatta her zaman ihtiyacımız var. Bununla birlikte bazen daha belirgin bir alanda bize benzeyen kişilerle daha derine inmek isteriz, yol arkadaşlarıyla özgün soru ve sorgulamalar yapmak, kişiliğimizin sınırlayıcılığı olmaksızın deneyimlerimizi paylaşmak arzu ederiz. Eğer böyle bir ihtiyaçta iseniz sayfa-lar-mız size hizmet için kuruldu. Dayanışma ve hatırlatmalar hepimize gerekli, Jung’un dediği gibi: “bilinç kesikli ve kopuk kopuktur” Rüya Kampı-Dünya yılı 2012 İki dünya ayrımı arasında, zamanın görünümlerinin bakış açısından -birinin ilkelerini diğerininkine karıştırmadan, aklın birinin erdemiyle diğerini tanımasını sağlayarak- ileri geri gidip gelmek özgürlüğü ustanın becerisidir. Kozmik dansçı,der Nietzsche, ağırlığını tek bir noktaya koymaz, neşeyle hafifçe döner ve bir konumdan diğerine sıçrar. Bir anda ancak bir noktadan konuşmak olasıdır ama bu diğerlerinin kavrayışlarını geçersiz kılmaz. BAK-Birleşik Alan Kullanımı Temel parçacıkların atom-altı seviyede kalıcı kayboluş anlamında ölüm yoktur. Her şeyin temelinde yatan kuantum vakum sonsuza dek var olur. Şiirsel olarak vakumu “varlığın kuyusu” diye tanımlayabiliriz. Tüm temel özellikler bu kuyuda muhafaza edilir, hiçbir şey asla kaybolmaz, der Donah Zohar. BAK, uygulamasının temeli bu görüşe dayandırılmıştır. Yıllar süren uygulamalardan sonra BAK’ın çok kadim zamanların şamanik şifa seansı, hailonaya benzerliği keşfedilip şaşırılmıştır. URBAN SHAMAN (Şehir Şifacısı) Eğer bu öğretiyi ve onun uygulayıcısı şamanı…

Yunusların işlevi nedir?

27.07.2012 Birleşik Alan Kullanımı Süreç Notları Dostlarımızla beraber “Yunusların İşlevi nedir’’ diye sorduk. Birleşik Alan da bize aşağıdaki tabloyu işaret etti. Birleşik Alana, Sevgili Sibel Atasoy’a ve katılan, katılmayan tüm dostlarımıza teşekkürler. Yunus diye bildiğimiz varlıkların bu dünyadaki işlevi nedir? Kadın: Oyunun başında garip sesler çıkartıyor. Kendini boşlukta, anlamsız hissediyor. O zamanlar 5. boyut kör gibi olduğu için onu bu dünyaya taşımak istiyor ama erkek daha çekici geliyor. Ne zaman dişi yunus, erkeği bırakıyor o zaman kadın erkeğin arkasına geçiyor. Erkeği seçiyor. Ve tüm oyun boyunca da bırakmıyor. Oyunun sonuna doğru da erkeği de taşıyarak dünyanın dengesiyle birlikte olan dişi yunusun yanına getiriyor. Bi yanlarında da 6. boyut vardı. Oyun boyunca dünyanın dengesinden hiç haz etmedi, nefret etti, sevmedi. Erkek: Kendini mekanik olarak hissediyor, ruh yok. Kibir var çünkü dünyanın yönetiminin onda olduğuna inanıyor. Dünyanın düzenini devam ettiren oymuş, dediğine göre. Oyundaki hareketin çoğalmasını sağlayan erkekti. Fakat tetikleyicisi kadındı. Dişi Yunus: Oyunun başında erkeğin arkasına geçiyor yani erkekten hareket alıyor. Yol aldıklarını söylüyor birlikte. O ara manyetik dalgalanma oluyor şiddetli bir şekilde. Ve erkekten ayrılıyor. Erkekle kadın o an birleşiyor. Dünyanın bilincinden nefret ediyordu. Erkek yunusla ve kadınla hep aralarında bir bağlantı var. Erkek yunus ona çok sevimli geliyor. 5….

Siz hiç BAKladınız mı?

BAK, Biricik eşsiz BEN’ini yitirmeden BİRLEŞİKLİĞİN tadına ve yararlarına ulaşabilmenin eğlenceli ve aydınlatıcı yöntemidir demiştik. Oygulamaya katılanlar neden böyle iizah ettiğimizi anlayacaklardır, gerçekten de “bilmiyorum” hali insanın biricik Beni’ni (parçacık durumu) yarı yarıya geri çeker ve evren boşluk sevmez, boşaltılan kısma birleşikliğimiz hücum eder (dalga yanımız), hem de hangi konuda bilmediğimizi ifade etmişsek (yönelttiğimiz soru) o konunun cevabı haline geliriz. Zaten bu işlem günlük hayatta da tıpkı böyledir ancak bütünlüğümüz tarafından farkındalıksız olarak yürür gider. Oysa bir BAK seansında katılımcılar ve moderatör, her iki hallerinin de farkındadırlar. Oyuna katılmayanlar için (hatta bir kez katılanlar da bunu tam çıkarsayamamış olabilir) BAK’ın sorulara nasıl cevap verdiğini anlatmak istiyorum. Bir çok oyun modere ettiğim için yavaş yavaş bende bazı gözlemler ortaya çıkabilmeye başladı. BAK, sorulan bir konuyu, rollendirilebilmiş etkileşimleri kanalı ile tüm gelişimini resmediyor ve nihayetinde şu andaki son durumu eğilimler halinde gösteriyor. Gelecek henüz netleşmedi. BAK’ın bunu bilmesi mümkün değil, bilseydi özgür iradeden bahsedilmesi olanaksızlaşırdı! Tüm dünya üzerindeki en son eğilimin, önümüzde belirginleşmesi bence müthiş kıymetli bir veridir. Bunu seçim öncesi araştırmalarına benzetebilirsiniz. Olay yaklaştıkça eğilimler,netleşir! Buna rağmen değişmez değildir. Yeterli sayıda yapılan radikal seçim her şeyi alt üst edebilir. Gerçekten ilginç durumlar var. Bu oyunu anlamak için kuantumun basit ilkelerini öğrenmeyi…

What is really Matter?
esinti / 03 Ekim 2012

Tek kişilik Bir BAK oynayayım geldi içimden ve soruyla birlikte geldi: “What is really Matter?” Yani “gerçekten fark eden nedir?” İçimdeki niyet dünya için şu andaki durumu öğrenmekti. Bunun zor bir hesaplama, zaman alabilecek bir bilanço-kar-zarar tablosu olacağını zannettim. Ama aklımdan kovdum. Biliyorsam neden sorayım ki, bilmiyorum dedim. Bilmiyorum. Sonsuzca sürermiş gibi gelen bir dinginlik hissediyorum. Hislerimi yazmak için görevlenirilmiş olan ellerim şu an yazmakta olduğum kelimelerin gerginliğini üstlenmek istemiyor ama yine de görevini yapıyor. Aslında bir enstrüman çalmak ister gibi, ya da çalabilirmiş gibi, havada, tuşlar üzerinde bir dalgalanma halinde parmaklarım, iyi bildiği bir şey bu dalgalanma, onun bildiği benim bilmediğim. Ne tuhaf! Duymadığım ama kesinlikle hissettiğim bir müzik var ve parmaklarım onu biliyor. Gerçekte her hangi bir konuda taraftar olmuş olanların, onlara kapalı alt planında rakipleriyle nasl sarmaş dolaş olduklarnı gösterdi şimdi bana. Bu öylesine bi resim ki bir kez dahi görmek yeter! Zamanmış, öznelermiş, trilyonlarca isimlermiş…Bunlara kahkahalarla gülersiniz, hadi gülelim lütfen. Aksi takdirde her an ağlamaya başlayabiliriz. Onların hepsi, salınımlarımızı ifade etme isteğimizin araçları. Eğer soru olmasaydı, “what is really matter?” dememiş olsaydım, bu benim için bir ölümmüş öyle diyor parmaklarım. Mutlu bir ölüm olurmuş, özlenen bir ölüm. Soru ise işin mekanik olan kısmıymış, onun içeriğini niyetiniz…

Yeni Dünya için Nöronlar

http://www.okyanusum.com/belgesel/tanri-noronlarda.html Yirmi dakikalık bir video olduğu ve manken ya da futbolcu barındırmadığı için sabırla izlemek belki zor olabilir 🙂 Şaka yapıyorum… Bu konu gerçekten de çok önemli; Kendin nedir? işte bu soruya oldukça yalın bir izah yapılıyor; çünkü orada burada devamlı söylenen kendini önemseme, egonu öldür gibi tembihlerin neden yapıldığına dair öncelikle  insanların ikna edilmeleri gerekir. KENDİN denen şeyin seçebildiğin bir arka plan tezine dayanıyor olması, yüceltip yere göğe koyamadığın DUYGUlarının düşünceler tarafından oluşturulduğunu anlamanın değeri çok büyük. Hislerle duyguların bir an önce ayrılması lazım, TDK yı da göreve çağırıyorum, bu şaka değil çok hayati bir durum. Videoda göreceksiniz ki bizler sürekli “akla yakın hale” getirmeye çalışan organizmalarız, yani yabani olanı ehlileştirmeye çabalıyoruz, eğer yapamazsak onu reddedip görüş alanımızdan atıyoruz. Dıştan ve içten sürekli ETİKETLİYORUZ. Bu ise mutluluğumuzun en büyük engelihaline geliyor. Şu anda yaşamaktan söz ederken her sözümüz eğer etiketse, anlıyoruz ki zor dostum zor. Aslında bu da şaka çünkü gerçekten zor değil. Hiç bir şey DIŞSAL değil ve bu varsayımsal bir felsefe değil, günümüzün gerçekliği. O halde ne yapalım: 1.Kendini gözlemle (bundan kaçış yok) 2.Kesinlik yerine olasılık kelimesini koy 3.hepimizin zincirleme bir reaksiyon olduğunu fark et Veeee dördüncü önerim, bulabiliyorsan sık sık BAK oyna. Bİrleşik alan Kullanımı BAK…

Rüya Kampları ve BAK
Eğitimler , Rüya/Psikoloji / 14 Ağustos 2012

Rüya gurubumuz büyüyüp serpiliyor, bu hafta sonu aramıza Ankara’dan iki yeni rüyacı katıldı; Esra ve Özlem frekanslarımız. Gerçekten birlikte güzel ve verimli bir haftasonu geçirdik. Kampımıza üçüncü kez katılan Şenay bazı anlarda bizi aydırmaya başladı. Ayrıca kampın Cumartesi gecesi yapmayı gelenekselleştirdiğimiz BAK seansları az sayıda katılımcıyla bile bizi şaşkınlıktan şaşkınlığa düşüren sonuçlar vermeye devvam ediyor.Bu gelişmeler beni çok sevindiriyor. Kamplar dışında yazmaya niyetlendiğim rüya ve vizyon kitabının oldukça zahmetli alt yapısıyla ilgili çalıştığım için başka hiç bi şeye fırsat bulamıyorum. Ancak şu an itibariyle dokuz-altı bi işte çalışmayan Şenay frekansımız, Nöbetçi Görüşmeci olmaya gönüllü oldu :))) Yani rüyalarını taze taze onunla internet ya da telefon ya da karşılıklı görüşmelerle açığa çıkarmak için bir fırsatınız var. Bu arada dün gece Brüksel’den Rüya kamplarını ve BAK uygulamasını tanıtmam için bi davet aldım. Hoş bi fikir gibi geldi bakalım nasıl olacak 🙂 Rüya Kampları ve etkinlik için tıklayınız. * Rüyalarda ilgimi çeken bir başka özellik de hangi rüyayı hatırlayabiliyor oluşumuzun belirgin bir sebebi olup olmadığı? Bir çok rüyamız saniyeler içinde bozulup gidiveren bulut fallarını andırıyor. Hatta bazen örgünün ufacık bi ip ucunu bile tutamadan geri geri bilinmeyen alanına çekiliyor. Acaba bu rüyaları hatırlamaya hazır mı değiliz yoksa farkındalığımıza bi katkısı olmayan fizik alem…

Rüyalarla yeniden dirilmek
esinti , Rüya/Psikoloji / 26 Haziran 2012

Rüyaların, içindeki muazzam ve haberin dahi olmadığı sen ile buluşmanı sağlıyor, bu büyük olanağın farkında mısın? Yoksa o muazzam senin barındıklarıyla karşılaşıp alabora olmaktan mı çekiniyorsun? Eğer öyleyse bil ki, buzdağının görünen minik ucu olarak eriyip gidersin bu hayattan fakatbu kez tamamen hiçliğe karışamamak seni zamansız gibi zamanlarda yakalar. Korkunun ecele faydası yok der atalar, en hayırlısı hala hayattayken ölüp yeniden dirilmektir. ** Rüya görüşmeciliği yöntemi, insanların için olağanüstü bir aydınlanma ve şifalanma fırsatı sunduğu halde, bununla neden yalnızca bi kaç insan ilgilenir? Bu sorunun cevabı oldukça basit; çünkü insanlar doğdukları andan itibaren “öğretme” denen dıştan yükleme türü eğitime tabi tutulurlar ve sistem onları bilginin dışardan alınacağına dair hipnotize eder. Böylece aslında alıcı/verici bir sistem olan insan mekanizması sadece tek yönlü çalışmaya başlar; cevaplar hep dışarda ve hazır sunulmalıdır insanlara. Bu hayat tarzı, dünya insanını tek yönlülüğe mecbur bırakır, içsel bilgeliğe uzanan diğer yönü kullanılmaya kullanılmaya pas tutar, yaratıcılık ve ayma kapasitesi ve bunun sağladığı doğal sevinç günden güne sönen bir ateş gibi ufalır. Kullanılmayan uzuvlar beden bilgeliğince saf dışı kalırlar ve nesilden nesile giderek kaybolurlar. Bu tespitlerim size bir şeyler hatırlatabildi mi? Birleşik Alan Kullanımı-BAK, mutabakat rüyasının lücididir diyebiliriz.

Fiziki ölüm nedir?
esinti / 18 Mart 2012

Geniş konu: Fiziki ölüm nedir, sonrasında ne olur? Şüphesiz ki bunu deneyimleyen yoktur biz sadece tahminlerde bullunacağız 🙂 İçrek konu: zamAN ve mekAN nedir, bağıntısı var mıdır? Türkçeden gayrı böyle tuhaf şekilde birbirinin içine düşmüş müdür bu iki önemli kelime? Kökleri nereden gelir? Ne kadar çok şeyi merak ediyorum. Ne yapayım ben daha bebeğim. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Kendinize olan samimiyetinize hayranım …. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü zaman insandır.insan da algısının bulunduğu yerdedir.mekanıdır yani. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü o halde zaman ve mekan insanda eşitleniyor mu YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Zaman ve mekan algısı fiziki bedenin algısıdır. YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Fizik beden öldüğünde ne zaman ne de mekan yok mu yanii? YENİ’den DOĞAnlar Kulubü olabilir. dikkat edersek biz zamandan bahsederken çoğunlukla geçmiş ya ada gelecekten bahsediyoruzdur.daha doğrusu algımız böyledir.geçmişte yaptıklarımız, gelecekte yapacaklarımız bize lineer bir zaman kavramı yaratır.hepsi bizizdir aslında.çünkü özellikle geçmişi düşünürken neredeyse tümüyle o anlardayızdır genelde. bir de şimdi ki an var tabi:) YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Yaşıyormuşuz izlenimi veren hatıra ve duyguları lineer zamana bağlanmamışmıdır zaten ?Zaman boyut algısı hissettiren bir illüzyondur… YENİ’den DOĞAnlar Kulubü hani bazen deriz ya “dalıp gittin” diye. sahiden o kişi o dalıp gitme esnasında sadece fiziksel olarak yanımızdadır.aslında bambaşka bir zamana/geçmişe ve bir anıya/mekana gitrmiştir dimi. YENİ’den…

AŞK’a BAKtık
esinti / 15 Aralık 2011

BEN AŞK’IM… Uyanık… Farkında… İyi hisseden… Hafif ve ucucuyum… Sonra, herkesi gören ve görülen… Bir göz’üm… Herkesin farkında ve herkesin farkında olduğu, Farkında olduklarının farkında olmasalar da bildiği… Herkesi seven ve olduğu gibi kabul eden… Şefkatli, Sevgide ve uyumda… Kendine döndüren ve oradan da tüm Evren’e; Böylece değiştiren ve değişen, Aşk’ım ben… İyi hisseden, Çabuk da yorulan… Ama sonsuza kavuşturan, Aşk’ım ben… başka hiç bi şekilde ve hiç bi zamanda bu kadar kesin biçimde tarif edilememişti aşk. Ancak o olunca anlaşılıyor AŞK! ve unuttuğun bi şey de var sanırım, yeni duyu organlarımızın açılmasına sebep oluyorsun. Bu ise bizleri dönüştüren yeni bilince uyumlayan hayati bi işlev. Ben izleyendim ve sen herkesin farkındaydın ama kimse senin farkında değildi, kimse senin yanına gelmedi, kimse seni yakalamak istemedi. Herkesin dilinde ve sözde aradığı AŞK iken, biz gördük ki kimse aşk istemiyor, onun farkında bile değil. Ve ben daha önce bir kez daha aşk’ı izlemiştim (Bodrum’daki BAK’da), aşk istenmediği yerde bi saniye durmuyor. hiç bi şeye müdanası yok 🙂 O çok naif ve kaçıcı 🙂 Ahhh siz kadınlar, ya aşkı görün ya da onu dilinize pelsenk etmeyi bırakın! En azından samimi olursunuz. ÜA: asıl istenen nedir-nelerdir peki? sa: aile, evlilik ve cinsellik, güvence, toplum tarafından…

Gün aydın Frekanslarrrr
Duyuru , Eğitimler / 04 Aralık 2011

Güneşli bi İstanbul sabahına uyanan tüm frekanslarımmm, gün aydın olsun, neşeniz bol, ışığınız parlak olsun. Kendimi çok seviyorumm, cümle alem bilsin. Siz de kendinizi tam ve istisnasız olarak seviyo musunuz, çünkü ben sizleri öyle seviyorum. Her hafta cumartesi saat 16′da Tuva Sanat-Taksimde BAK oynuyoruz. Oynamak için önceden hiç bi bilgiye, hazırlığa gerek yoktur. Onbir yaş ve üzeri tüm oyunseverler davetlidir. Oyununuz gelirse koşarak gelin (dikkat edin ayağınızı burkmayın) Ayrıca, en az 8 katılımcı toplayabildiğiniz her yere gelip BAK oyunu modere etmeye hazırım. Bu şehirlerarası bile olabilir. Buradan duyurmuş olayım. (moderasyonla ilgili ücret filan aldığım yok, aklınıza gelirse diye söylüyorum). Bu oyun hakikaten ilginç 🙂 Oyun hakkında bilgilenmek için tıklayınız.

Yaz içinde ilk ve son
Eğitimler / 13 Ağustos 2011

Birleşik Alan Kullanımı (BAK Nedir?) – Sibel ATASOY Yer: TuVa Sanat Tarih: ‎14 Ağustos 2011 Pazar 14:00 Özleyenlere ve denemek isteyenlere duyurulur 🙂

Bu da bi başka BAK deneyi
YENİ DÜNYA / 14 Temmuz 2011

Geleceği okuyan Mevlana Yumurtası Türkiye’de sadece sizde bulunan, geleceği okuyan Mevlana yumurtasından bahseder misiniz? Küresel Bilinç Projesinin bir parçası olan bu EGG makinesi nedir? Aktüel Dergisinde de çıkan habere göre, ABD’nin Princeton Üniversitesi’nce yürütülen projede cihazların 1999 Marmara Depremi, 11 Eylül saldırıları ve Güneydoğu Asya’daki tusunami felaketini, insanların duygularındaki değişimlere dayanarak önceden fark edildiği anlaşılmış? Mevlana Yumurtası, Princeton Üniversitesi’nin bir projesinde yer alan, benim de ev sahipliğini yaptığım cihaza verdiğim isim. Esalen Enstitüsünün çalışmalarını takip ederken, Internet’te NOOSPHERE projesine denk geldim . Tanrım, işte Global Consciousness yani küresel bilinç projesi önümdeydi. 17-Ağustos-1999 Gölcük depremindeki verileri görünce çok daha şaşırdım ve derhal Princeton Üniversitesi’nden Roger Nelson ile yazıştım. Böylece, bir EGG için ev sahibi olmaya karar verdim. Cihaz artık Karaburun Teknopark’ta, kardeşimin bilgisayarında, orada direkt uydu bağlantılı Internet var ve kesintisiz. Şu sıralar toplam 100 EGG projeye hizmet vermekte. Dünyamızı kocaman bir baş gibi düşünürseniz, 100 adet cihazla, toplu bilincimizin, otomatik üretilen elektronik sinyallere olan etkisi, aynen bir EEG (ElektroEnsefaloGram) da olduğu gibi kayda alınıyor diyebiliriz. Zaten EGG kelimesinin açılımı da metaforik- ElectroGaiaGram dan geliyor. Birde tabii yumurta kelime olarak üremeyi ve üretkenliği de simgeliyor. Bu çok uzun soluklu bir proje, ama bütünün parçası olan bizlerin duygu ve düşüncelerinin bir elektronik…

Birleşik Alan Kullanımı ya da BAK

BAK Hakkında: Birleşik Alan Kullanımı(BAK) uygulaması, gerek kadim öğretiler gerekse kuantum fiziği ile kendi düşünsel ve pratik yolculuğumun verileri bir araya getirildiğinde sanki hep elimizin altında idi buna rağmen deneme aşamasında hepimizi şaşkına çevirdi. Prensipte bu uygulamanın temeli, bir kişi olarak “BEN” öznesi ile her bir cümleye başladığımızda; iki ayrı ve temel ben’den bahsediyor oluşumuzla ilgilidir. Birincisi, her birimizin ben öznesinin TEK bir BEN oluşu, ikincisi ise her birimize has, eşi benzeri olmayan biricik ben oluşudur. Biricik (unique) olan ve dünyadaki insan sayısı kadar çeşitte olan benlerimiz, kendimizi olduğumuz yaşa kadar belirleyip özelleştirdiğimiz benler’dir. Bu yönüyle bireysel benliğimizdir (parçacık). Diğeri ise hepimizde bulunan tek BEN yönüyle bileşik benliğimizdir (dalga). Bu gözlemlerimiz neticesinde Bileşik benliğimizin bir ağ bağlantısı olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. İşte Birleşik Alan Kullanımı uygulamasında biz bu ağ bağlantısına sorular yöneltiyor ve her seferinde onun bizlere gösterdiği cevapları şaşkınlık ve hayranlıkla izliyoruz. Holografik yapımızın bir belirtisi sayılabilecek bu uygulamamız her seansta yeni bir yönüyle kendini ortaya seriyor ve bizi yeni denemeler yapmak için heveslendiriyor. Bu uygulama ile her türlü soruya cevap bulabiliyoruz, yeter ki soruyu akıl edebilelim. BAK uygulamaları ne tür sonuçlar veriyor? BAK’ın  şimdiye kadar gözlemleyebildiğim bikaç işlevi var ve kimbilir bilemediğim daha neleri var 🙂…