Şamanlık nedir, ne değildir? (1)

18 Mayıs 2021

Şamanlık gündelik dünya ile Gölge dünya arasında gezginlik tir. Bir şaman bu faaliyeti sorunları çözmek, şifa getirmek için kullanır. Bu konuda Eliade başta olmak üzere çok sayıda ciddi araştırmacı emek vermiş ve iki-üçbin yıllık verileri toplamayı başarıp bize onları ve faaliyetlerini tanıtmışlardır. Her zaman belirttiğim gibi Şamanizm diye bir kavram, din ya da yönetim şekli yoktur çünkü şamanlık kişisel bir yetenek ya da hastalık, daha doğrusu acayipliktir.Bunu anlamak önemli. Şamanlık konusunda bu sayfalarda, özellikle anadolu şamanlığı ve urban şaman kategorilerinde çok sayıda açıklayıcı değerli alıntılar ve kendi deneyimlerimi ve eğitim çalışmalarımı içeren paylaşım bulunmaktadır. kısa bir örnek için tıklayınız

Bu tanımlardan anlaşılacağı üzere herkes şaman olamaz! O hal bir anomalidir. Her insanın kendine has yazılımları vardır ve yaşam içinde bunların dışına çıkmak da pek olası değildir. O halde yazılımı uygun olan ya da kaza ile şaman niteliği edinmiş olanların bizlere sunduğu aracılığı/elçiliği iyi değerlendirmeliyiz. Bu konuya ileride değinmeyi umuyorum.

Günümüzde birdenbire çoğu insan şaman olmak isteğiyle doldu, bunun sebepleri neler olabilir?

Bunlardan ilki, iletişim çağına geçilmesi ile dünyanın küçülmüş olması ve insanların manevi dünyalarının yozlaşarak yetersiz hale gelmesinin yarattığı boşluk ve anlamsızlık, hedef ve ideal konusunda ciddi bir yoksunluk oluşturmuş olmasıdır. İnsanlar oldum olası kaf dağının ardındaki gizemli kuşa, ulaşamayacaklarını bilseler de inanmışlar ve ona sevgi duymuşlar. Bugün öylesine buram buram romantizm kokan, derinlere işlemiş bir ümit, inanç kalmadı. Marsa mı gidilecekmiş, oluuur? Dünyanın kutupları yer değiştirmiş, oluuur? Uzaylılar bizi gözetliyormuş, oluuur? Cennete gideceğiz, oluuur? örnekler sayısızca artabilir, kimileri bu haberleri yürekten destekler, kimileri şiddetle reddeder fakat temelde ayrım olmaksızın aynı tür bir hissizlik söz konusu. Sanki hislerimiz çağlar boyu yaptığı görevlerden emekli edilerek bu işler teknolojik aygıtlara yüklenmiş gibi. Aslında insanların yüz yıldır korktuğu ya robotlar bizi saf dışı bırakırsa durumu zaten  çoktan tecelli etmiş görünüyor.

Peki ama biz insanlar da çok gelişmiş birer robot, android isek ve bizi imal etmiş  olanlar da bu korkuyu duyuyorlar mıdır?! Bir nevi robot olduğumuzu söyleyen Gurdjieff ve duygularımız olduğu için robot olmadığımızı varsayan insanlar arasında sizlerin yeri ne merak ettim?

Yazılımlar konusunu biraz açacağım, bu yazı devam edecek görünüyor, çünkü asıl konu şamanlığa henüz varamadım.

Sibel Atasoy -Beylikdüzü

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.