Neleri seyrediyorum? Yeni gerçeklikler

30 Aralık 2011

Tabi çevremdeki her bi şeyi (kendim dahil) seyretmeye çalışıyorum. Fakat burda mevzubahis ettiğim televizyon kutusundakilerdi 🙂

The Big Bang Theory’nin eski bölümleri hafta içi her gün comedymax’de, bilginiz olsun 🙂 Yenileri de CnbcE’de pazartesileri. Bu arada Fringe ve The Mentalist’in yeni sezon bölümleri de başladı. Neyse yani, az buçuk seyredecek bişeyler çıktı sayılır 🙂 Demages’i de saymadan olmaz. Glen Close acaip bi kadın! Yenidizilerden;Person of interest, Unforgettable… Henüz isimlerini ezberleyemediğim daha bi sürü doğaüstü kaymaklı yeni gerçeklikler.

**

Işığı sürekli görse de gözümüz, o aslında kesiklidir. iki foton kesiği arasında göremediğimiz kimbilir neler oluyor?

**

Günaydınn frekanslarrr, harika yeni bi gün doğdu doğacak 🙂
Yabancı senaristler, mevcut fizik kurallarını kolayca yıktılar, hem de ağız birliği etmişçesine, gayet eminmişlercesine yıktılar ve yeni fizik kuralları yerleştiriyorlar dünyaya. Bu güzel. Fakat etik kuralları geçemiyorlar bi türlü, hümanizm, iyicillik filan gibi değerlerle yeni fizik kuralları arasına sıkışıp kaldırlar! Bu sebeple yeni ama yine dualitik bi gerçeklik tasarlamaya başladılar! Bir insanın içindeki aydınlık ve karanlığı kucaklamaya hazır değil gibiler. Onlar insanları iyiler ve kötüler olarak ayırıyorlar ki bu şimdi ki gerçeklikten farksız. Aradaki tek fark bu insanlar tıpkı eski nefilimler ya da gözcülerr gibi doğaüstü denebilecek güçlere sahip. Onların dünyası ile sıradan insanların dünyası kesin çizgilerle ayrılıyor. Bu yeni insan tiplemelerinin tek farkı bişey yapmak istediklerinde araca  (silah, ya da çiçek vs)ihtiyaç duymuyorlar, Ol deyince her şey oluveriyor. Tuhaf bi gerçekliğe doğru iteleniyoruz.

İpucu, nerdeyse tüm dizimax ve cnbce dizilerinde mevcut. Merak ediyosanız önce biraz takip etmelisiniz. İzleyenler (muhtemelen gençler) ne demek istediğimi anlayacaklardır. Gerçeklikleri her zaman kurgu’cular oluşturur. Fizikte de böyledir bu, önce kuram sonra deney gelir. Bunlar uzunca süre flört ederler sonuçta evlenir ve nurtopu gibi bi çocukları olur, isimleri değişse de soyadları aynıdır:Kanun :)))

Eskiden (30 sene filan önce) bu tür filmlere ve romanlara bilimkurgu denirdi ve kimse bunları bi gerçekliğin habercisi gibi izlemezdi. Sadece bilim adamları bilirdi bunların yeni gerçekliğin habercileri olduğunu. Artık şimdi öyle bir sınıflama dahi yapılmıyor, bilmem dikkatinizi çekti mi bu ayrıntı? (bu bir ayrıntı değil devasa bi yaptırım aslında)

Peki yeni sorum şu: “sizler yeni dünyada böylesine keskin bi dualite istiyor musunuz?” (senaristlerin kurguladığı gibi) ve ikinci sorum şu: Onları böylesine basit bi gerçeği görmezden gelmeye iten sebepler nelerdir? (Çünkü bu insanlar çok zekiler)

Anja su: insanın kendine memnun hale gelmesi sancıları içindeyiz….tasavvufta son mertebe vardır…iyiliği bırakmak…iyiliği bırakmak aslında gerçekten egoyu bırakmaktır… etik olarak en zor şey de iyiliği bırakmaktır…o kimliği bırakmak anlamını da taşır ki ölmekdir. ölmeden ölmek…ve kendine aşık olmak…ki kendine aşık olan ancak sevmeyi bilebilir…yeni etik bunu istiyor… cevap veriyorum yeni dünyada böylesi bi dualite olamaz durumun kendisi gereği….böylesi bütünlük ve yaratım halinde zıtlık doğal<olarak olamaz…onları görmez hale getiren ne olabilir??? birincisi kendi mutlulukları ve anlayışları içinde olmaları ve zamansal hiyerarşiyi farkında oluşları….ikincisi…..pardon ..ikincisi olamaz çünkü bu anlayışa ulaşmadan bilinçli yaratım olamaz:)) Peki Dualitenin etkisinde kalmadığımız bir oyun nasıl olur????

sa: Bu 65000 pesoluk bi soru! ben bu kadar kazık sormuyordum.

Önce 2005 yılında yazdığım şu kurguyu okuyalım: https://sibelatasoy.com/?p=74 belki bu kazık soruya olası bi cevap doğabilir içimize (garantisi yok)

Anja Su: uff ya niye daha önce okumamımışım…ne kadar muhteşem ne diyimmm bilemedim..maharajın 2011 versiyonu ….kontrat bittiii….ellerine sağlık sibelcim…emeklerine sağlık ..

sa: Epeydir okumamıştım, şimdi ben de okudum ve çok derin bir hüzne kapıldım. Tahmin edebileceğiniz gibi bu bir kurgu değildi, gerçekten olmuştu. Sabah olduğunda Nursel aklında kalanları aceleyle yazdı ve bütün bunlara şahit olan adama okuttu. O da aynıyla vaki olduğunu onayladıktan sonra, bunu bi öykü(!) olarak yayımladı.

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.