Zaman kipleri

05 Ekim 2011

Dün ya da önceki gün bi ara, ya da rüyada aklıma bi düşünce geldi, fakat ipi yumağa saramadan kaçıp gitmişti. Sanki şimdi onu hatırlıyorum. Düşünce şuydu: “Kullandığımız zaman kiplerinden geniş ve gelecek zamanı kaldırmalıyız”.

Gerçekten bi tuhaf işler bunlar. GENİŞ ve GELECEK zaman kayboluyorsa biz şimdiki zamanda ama GEÇMİŞİ de hatırlar biçimde kalacağız. Geçmişi hatırlamanın sebebi ise sonsuzluk denizinde kaybolmamızı engelleyen geçici bi kement gibi sanki. Belimize bağlayıp sallamışız kendimizi boşluğa :)))
Geçmiş, zaten şu an hep yeniden yaratılır, yani pek de bağlayıcı değil.

Bunları ben mi düşünüyorum yoksa şu an bulunduğum frekansın yayını mı bu?

“Eyvahhhh!”

Eyvah ya! Neden biliyo musun, işin berbat yanı belimize bağladığımız o kement de uyduruk zaten, onu da kendimizi sağlama almak için başka bi -boşluktaki-basamağa  bağlamışız ve fakat bunu unutmak durumundayız. İnsanın kendini -bu derece- kandırmasına  dayanan varlığı dehşete düşürücü. O sebeple hemen unutalım derim.

Yine de gülebiliyorum, öyleyse varım! İnsan bu kadar mı yaşamayı sever yaw!

Şu an bedenim yorgun velakin ben yaşamak istiyorum, öyleyse beslenmeyi sürdürmem lazım. (öyleyse gidip biraz yiyecek içecek, hava ve tabi izlenim toplayayım) Çiçek toplayım der gibi oldu :)))

Önceki gün yaptığımız BAK oyununda en öncelikli aklımda kalan şunlar: Yeni doğan çocuk her şeyi yukardan seyrediyormuş, kendini tanrı gibi hissetiğinii söyledi. Sonra EYLEM (fiil) geldi ve onun yerine oturdu. Bi süre sonra kendinin tanrı olduğunu açıkladı. “Sen mi tanrısın, tanrının yerinde misin?”diye sorduğumda buna karar veremedi! İSİMler ise onun dibindeydi ve onu kızdırmaktan zevk alıyordu, çok eğleniyordu. Sonra EYLEM, bi ara tuvalete gideceğinde yerini başkasına özellikle İSİMlere kaptırmamak için yerine geçici bişey atadı, ve o neydi dersiniz? Bi NAR :))) Varın çıkın bu işin içinden 🙂

Yer değiştirmek gerçekten de ilham verici. Birdenbire Dilbilgisi dersine ilgim arttı! Onu bambaşka bi gözle görmeye başladım 🙂

**

Bilinmeyene ilgimiz, insanın varlığını ve hayatı sürdürmeye devam ettireceğine bi karine oluşundandır muhtemelen. Her insana göre de değişebilir, örneğin ben şaşırmaktan hoşlanan biriyim ve beni daha önce bilmediğim bişeyle karşılaşmak şaşırtır. Bu durumda kendi adıma şöyle diyebilirim (şu an, genel bi bağlama olmasın); bilinmeyeni, beni şaşırtma potansiyeli sebebiyle seviyorum 🙂

**

Kapsadığın şey -belli bir seviyeye kadar- insanı pek meraklandırmaz. Sebebi ise gayet basit ANDA yaşamıyoruz! Böylece bi kez gördüğümüz ya da bildiğimiz şeyi kayda alıp onun değişmeyeceğini varsayıyoruz. Oysa her an yeniden bakabilme erki olsaydı bizde, kapsadığımızı da iddia edemeyecektik herhalde.

**

Demek yankı her şeyden alınabiliyomuş, bunun için özel bişeye bağlanmak gerekmiyormuş diye geldi bana, yeter ki boş alan oluşabilsinmiş!

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir