Yüzen gezen gerçeklikler

08 Aralık 2011

“Otur evlat! Bir gün gelecek, bu güneş bizi bu çardağın altında çok arayacak ama, biz o zaman yunus balıklarının karnında bulunacağız. Elin değmişken kafayı çek! Kanın kaynarken gönül kadehini ahu gözli gelinlerin aşk şarabiyle doldur.” (Kızıl Kadırga)

**

Don Juan görme olarak kast ettiği şeyin dünyayı herhangi bir yorum katmadan kavramak olduğunu düşünüyor; saf mükemmel bir algı. Büyücülük bu amaç için aracıdır. Dünyanın size her zaman öğretilen kesinliğinin terk edilmesi için dünyanın yeni bir açıklamasının öğrenilmesi gerekir, ancak o zaman eski ve yeniyi birlikte tutabilirsiniz. Ondan sonra hiçbir açıklamanın kesin olmadığı göreceksiniz. Şaşkınlığı terk edeceksiniz; gerçek şaşkınlık dünyayı yorumlamadan görmektir. CC

**

Bir seçim yaparken aynı zamanda o seçimi niye yaptığımız için bir neden de yaratırız. Daha sonra mantığımız bu nedeni seçimimizi açıklamak için kullanır! (D.Zohar)

O seçimi bize yaptıranın kader olduğunu söyleyebilir miyiz peki? Bence hayır. O son seçim daha önceki trilyonlarca seçimimizin oluşturduğu ve adına “ben” dediğimiz hayali ama hem de gerçek olanın yapabileceği tek seçimdi!

**

Şu ana kadar yaptığımız tüm seçimler geleceğimizi nerdeyse belirginleştirmiş olurlar (falcılar medyumlar bu sayede iş yapabiliyor), geleceğin değiştirilebilmesi tek şartla mümkün olur; şu an, alışık olmadığınız, beklenmeyen, radikal bir karar vermelisiniz. Böyle yapabilirseniz falcılar yeni bi meslek aramak durumunda kalacaktır.

**

Olasılık dalgası görünümündeki bir mütevazı elektron, bir yörüngeden diğerine geçmeye niyetlendiğinde, gelecekteki durağanlığına yönelik, sonunda yerleşebilme olasılığı olan tüm yörüngelerin nabzını aynı anda ölçer!

Bu yoklama mahiyetinde etrafa gönderilen dokungaçlara sanal geçişler denir. Elektronun sonunda geçtiği kalıcı evine ise “gerçek geçiş” denir.

Kapsayan, kapsadığı alana gönderdiği dokungaçları bilir. Kapsanan ise bunu bilmez.

Tesadüf ve mucize bilgileri böyle oluşur.

Bir insan mucize/tesadüfle karşılaştığında, onun, kapsamadığı alandan gelmiş olduğunu kabul etmelidir. Reddetmek işe yaramaz. İnanmak işe yaramaz.

Reddettiğinde yerinde sayar, inandığında yutulur.

Bildiğinde kapsamaya hazır olur.

Yutmak ve yutulmak oyun gereğidir. (Bir Kadını Öldürmek-Oyun Kuramı)

**

Bilim bi kesinlik değil bi yöntemdir diye boşa söylemiyoruz. Daha iyisi bulunana kadar en iyi yöntem. Neden? Çünkü her şey gibi handikapları var, farklılıklar ve azınlıklar, genelleştirme kurbanı olur , bu biiir. Gerçeklik gözleyen etkisine tabidir bu ikiiii 🙂

Belki bu sebeple fizikçiler en geniş bakabilen, en alçakgönüllü bilimcilerdir (benim gözlemim)

**

Gerçekler gül gibidir, sadece kısa bir an için güzelliğin doruğuna erişirler. sa
Bu kadar geçici olmaları yine de kıymetlerini düşürmez değil mi? Biz onu elden geldiğince uzatırız bi yolla; parfümü ile, reçeli ile, fotoğrafları ve bilimum resimleri ile hayatımızın tümüne yaymaya çalışırız 🙂
Aslında dünyadaki hemen herşey gibi çiçekler de bize tüm oluşu özetlemek için her an canla başla uğraş veriyor. Bahçesi olan ve onun bakımıyla uğraşırken zevkten kendini kaybeden isanlara gıpta ile bakıyorum. Onlar bir anlamda çobanlar gibi ulvi bir iş yapıyorlar. Bizim gibi (sanatçılar, filozoflar, vs) gerçekliği saklama ve yayma gayreti içinde değiller, hatta belki bu iş onlara gülünç geliyor olabilir. Mevsimler ve gerçekler birbiri peşisıra gelip geçiyor onların önünden. Sadece çok kısa bi an parlamaları için diplerini çapalıyor, gübreliyor, ilaçlıyor ve hepsinden öte her an onlara dokunuyor ve sevgilerini paylaşıyorlar.

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.