Yolları kısaltmak!

25 Şubat 2013

Uzun yolları kısaltmak, zamandan (yani kendinden) tasarruf etmek için çalıştım hayatım boyunca, yaptığım işleri sevdim, kendimden memnun kaldım Çünkü bu uğurda gece gündüz çalışmak zevkliydi, kendime ve başkalarına yararım olduğuna dair bir hissim mevcuttu ve bundan nedense hiç şüphe duymadım. Bazen, çok nadir olarak faydacılık prensibimin biraz fazla olduğunu düşündüğüm olurdu ama çok kısa süren bir güneş yansıması gibi ortadan kaybolurdu:)
Yolları ne kadar kısalttığımla ilgili sizlere matematiksel kanıtlar sunabilirim -çok kolay- fakat kimsenin ben dahil kanıt istediği filan yok.Sadece şöyle diyenler var: “Bazı kişiler uzun yoldan gitmeyi sever”
E tamaaamm fark etmez. Zamanın olmadığı ancak farz edildiği bir yerde yolları kısaltmakla övünüşüm saçma gelmesin bence, sadece gülelim ne olur ki!

**

Sık sık sevginin karşılığı-karşılıksızlığı ile ilgili güzel sözler duyarız, özellikle yirmibeş yıldır en popüler konu desek yeridir.
Sevgi bedensel bi duyumdur (tüm bedenlerle ilgili), bedenlerimizin hesap kitabı varsa bile bizim aklımız buna ermez. Bu durum ani bir titreme, dalga geçişi, koku bombası vs gibi duyusal olabileceği gibi bir tamlık ve bütünlük anı gibi de yaşanabilir. Bu yel geçip gittiğinde arkasından baka kalırsın, zihin bu şeye anlam bulabimek çin çılgınca koşmaya başlar ve tabi çok çalışıp bişeyler bulur pek insanca olan. Ki sonradan bunlara “karşılık” denebilir ve aynı duyumu alabilmek için bu karşılıkları ödemeye çalışabilir insanlar ve öyle de yapıyorlar! Heyhat sevgi avlanabilir değil, o bilinebilir bi şey değil, çok daha yabani çok daha özde.

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir