Yeniden Programlama

06 Ağustos 2014

Biyoprogramlama ile doluyuz, her biri ayrı telden çalıyor ve kettle gibi fokurduyoruz. Biraz sessiz kalın kulağınızla bile duyarsınız. Oysa huzur doğal halimizdir.
Ya bu programları boşaltıp birbiriyle çelişmeyen yenilerini yükleriz ya da kendimizi önemsemeyi sıfırlarız. Sıfırlama, ben zannettiğini uçurumdan fırlatmaktır, sonrası ne olur kimse bilmiyor. Don Juan özgürleşirsin diyor. Mantığım kendini önemsemenin sıfırlanmasını bu dünyanın tümden çöküşü olarak yorumluyor. Herkes bu dünyadan o kadar da şikayetçi değil! Sıra sıra boy boy arzularla dolu  O halde yeniden programlama ve böylece kendinizle birlikte dünyayı değiştirme ve barış gayet mümkün görünüyor. Tabi değiştirilen biyoprogramların hepsinin temelinde “kendini önemseme” oranının düşürülmesi önceliği var, bunu da gözden kaçırmamalı.

İnsanın kendi yeniden programlaması üzerinde çalışması “tam zamanlı” bir iş. Bunun için maaş bağlansa yeridir 🙂

Sahip olduklarımızı paylaşmalı ve onlar için kutlamalar yapmalıyız. Bu sadece maddi olanla ilgili değil bütünsel bir algılayış.
Sosyalizmin önerdiği ana felsefe, aslında dinlerin de ana felsefesi buna benzer; ancak doktrin ne derse desin onu uygulayacak olan insan malzemesi olduğundan, onbinlerce yılın ayırt edici biyo programları devrede oldukça, doktrinlerdeki ÖZ daha bir tanecik jenerasyonda toz olup uçuyor!. Eskiden Lemuryada toplumun hiç bir ferdinin hiç bir bilgide/farkındalıkta geri kalmasınıa izin verilmezmiş. Yani anca beraber kanca beraber. Ne kadar çaba ne kadar zaman alırsa alsın topluluğun her şeyi paylaşımı öncelikliymiş, özel zümreler oluşması önerilmez, özendirilmezmiş.