Yeni eski şeyler

23 Eylül 2011

Çürütemediğin fikrin, -velev ki en büyük başarın olsun- seni çürütür! Bundan emin ol. 🙂

Böcekler bekliyor.

Soru: Fikilerin kulanım süresi ne kadardır?

7-14 yıllık döngüler, ilk yedide yapamadıysan ikincide yapmalısın çünkü 14 den sonrası seni yemeye başlar!

**

Hayat çizgisel değil, organiktir. Keşke çocuklarımıza rehberlik ederken bunu hatırlayabilsek.

**

http://www.ted.com/talks/lang/tur/sir_ken_robinson_bring_on_the_revolution.html

Frekans kardeşim Ken’i dinleyin çok seveceksiniz, hatta belki
başkalarına da dinletmek isteyeceksinizz. Malum paylaştıkça zevkimiz
artar bizim 🙂

Onun ilk konuşması da çok güzeldi. Yeni dünya ve eğitim gerçekten de şu an en kritik konu. Çocukların hayalleri üzerine basıyoruz, mesele onları ayakkabılarımızın altında ezecek miyiz yoksa bizi yükseltmeleri için hafifleyecek miyiz?

**

Her şey boşluğa basamak dizmektir ve bütün öğretmenler de (kendi
derecelerine göre böyle yaptıklarını bilebilir ya da bilemezler)
boşluğa basamak dizerler. Amaç basamaklarla bi yere çıkmak değil,
basamaklar arasında ya da basamaksız boşlukta gezebilme kıvraklığı ve
özgürlüğü elde edebilmektir (Bakınız Kandırıkçı varlığımız)

**

Teoriye göre arkaplan yetileri denenmeden bilinemez. Bilinebilseydi ne kadar sıkıcı bi dünyamız olurdu düşünsenize 🙂
O halde her şeyi deneyecek miyiz? Buna vaktimiz (yeni ömrümüz-erkimiz) yeter mi?
Ben bu soruyla otuzuma varmadan bi kaç yıl önce ciddi olarak yüzleştim. Ve bi karar verdim, yalnızca hoşuma gidenleri, bende aşk benzeri bir coşku uyandıranları denemeye karar verdim ve öylece yaşayıp gidiyorum. 🙂
Aynı zamanda Çinlilerin I ching sisteminin (64 hegzagramdan oluşan) bu tür sorulara cevap verebildiği söylenir. Bu sebeple Human design sistemini önemsiyorum (http://sibelatasoy.com/?p=4696 ), oradaki 64 kapıdan hangilerinin açık olduğu sizdeki yetenekler hakkında önemli ipuçları veriyor gibi…

**

Dozaj konusunda hep bi hassasiyetim olmuştur. Daha çok zevk, daha çok bişey için miktar artışının çare olmadığını hatta ters etki yaratacağını düşünüyorum.
Sebebi de basit, her şeye alışabilen ve uyumlanabilen bi yapımız var 🙂

**

Jung’a göre, kötülüğü de bilmek (yapmak değil) zorundayız.Kendini her yönü ile tanıma ancak bu şekilde gerçekleşebilecektir. Bütünleşmiş ancak birey olmanın farkındalığını da aynı zamanda hissedebilmiş bilinci yaşamaktır amaç. “Ölülere yedi vaaz”da şöyle geçer: “Kendimizi karşıt çiftlerden nasıl birer ayrı varlık haline getireceğimizi bilirsek kurtuluşa ulaştık demektir. İnsan Tanrıların özünü paylaşandır, tanrılardan gelir, tanrılara gider.”

“İnsanlar(yığınlar) zayıftır ve kendi çeşitliliklerini, farklılıklarını taşıyamazlar.”(sürüden ayrılanlar hariç)

**

Bir yorum

  • Turan 23 Eylül 2011, 07:12

    Bazi insanlar icin kurallar cok iyidir, cünkü baston görevini görür. Kendi basimiza yüremek icin belli bir yastan sonra o bastonlardan kurtulmaliyiz, hizimizi kendimiz belirlemeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir