Yedinci yıl

03 Temmuz 2010

Oyun Kuramı’nın yedinci yılına girmişiz. Bana sanki çok daha uzunmuş gibi geliyor. Bu yıllar içinde bi kaç kez o satırları daha anlaşılabilir hale getirmek gerektiğini düşündüm ama sadece düşündüm. Bunun için gereken motivasyonu bulamadım.. Sihirli bi el omzuma dokunup “işte şimdi sırası” demedi.

Bugün evimde köklü bir tadilat başladı, bikaç senedir akılda olan ve yine yukardaki sebeple öyle yüzer gezer bekleyen bir iş. Umarım kolayca hallolur. Ve ben sessiz sedasız ortalarda gezinirken (ustalardan talimat gelir diye hazır nazır beklemekteyim) birden oyun kuramına neden açıklamalar getiremediğimi anladım. O zaten bendim altı tam bitmiş yıl önceki ben. İnsan kendi hakkında (aynaya bakmaksızın) nasıl açıklama yapabilirdi ki?

Şimdi, yedinci yılın içinde kendimi ona yabancılaşmış hissediyorum. Sanırım artık başka bir yapılanma içindeyim. İnşaat ne zaman biterse ben de o zaman yeni bir gözlükle bakabilmeye başlayacağım. Geçen bu yıllar zarfında yüreğimi kıpırdatan şeylerle ilgilendim, değilse parmağımı bile oynatmak gelmedi içimden. Giderek daha az mantık kullanan biri oluyorum galiba. Bu halim denizin altında sürüklenen bir mayını andırıyor.

Birkaç gündür yeni bir yapmama uygulaması içindeyim. Gerçekten de düşünmeyi durduran bir eylem “yapmama”. Her zamanki gibi beklentisizim. Boşum, gereksizim hatta.

7 Yorum

  • Sibel 07 Eylül 2011, 11:24

    Sekizinci yıla girdik ve ben de içinden çıktığım yumurtayı hem onurlandırıyor hem de her zamanki gibi eksik buluyorum.
    Çok geniş aklın alamayacağı genişlikte bir darlık!

  • Sibel 09 Şubat 2011, 10:00

    Çok haklısın, söylediğin durum benim için dahi geçerli. Çünkü ona ben de artık dışardan bakıyorum 🙂

  • ebruistan 08 Şubat 2011, 16:39

    kuram aynı kuram,
    ama ben bir okuşuyumda tek kelime anlamıyorum
    başka sefer okuduğumdaysa, her şeyi çok açık ve net açıklıyor işte, diyorum.
    bir okuma diğerini tutmuyor kısacası:))

  • Sibel 04 Temmuz 2010, 10:17

    Çok güzel, gayet melodik bir yorum olmuş, teşekkürler 🙂

  • Highlander 04 Temmuz 2010, 09:09

    Oyun kuramıyla oynama.
    O haliyle çok güzel.
    Anlaşılamaması idrak seviyesiyle ilgili.
    Hoca elini uzatır,
    merdiveni çıkacak adımı atmak talebeye kalır.

  • Sibel 04 Temmuz 2010, 08:31

    Bazı kitaplar (öyküler) özellikle de yaşanmışlıkların duygusu ile kaleme alınmışlarsa gerçekten de her okuduğunda başka bir yüzünü gösteriyorlar. Tabi ki aslında bu okuyanla ilgilidir fakat öykünün de küçük bi payı var 🙂

  • nil 03 Temmuz 2010, 11:25

    Hayat, sizin gördüğünüzü düşündüğünüz şeyin hikayesidir,diyorya Byrone Katie, hakikaten hepsi hepsi bir hikaye, tanıklığımızda oynadığımız,bugün yeniden bir kadını öldürmek kitabınızı okuyasım geldi içimden, ilk okuyuşum tam zamanlı bir rastlantıydı hikayemde, belki şimdi görmem gereken başka birşey var içinde..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir