XMRV Virüsü nedir?

13 Ekim 2009

Dünyada yaklaşık 17 milyon kişiyi etkileyen kronik yorgunluk sendromunun faili bir virüs olabilir

 LONDRA – Bilim, kronik yorgunluk sendromunun sebebini buluyor mu? ABD’li bilim insanları, bu rahatsızlığın nedenini anlama yolunda büyük ilerleme sağladı. Uzun süreli halsizlik, uyku ve dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk ve kas-eklem ağrıları belirtileriyle kendini gösteren sendrom dünyada yaklaşık 17 milyon kişiyi etkiliyor. Bu hastalığın rasyonel bir tıbbi açıklaması daha önceden net olarak yapılamıyordu. Bilim insanları şimdi kronik yorgunlukla fare lösemisi virüsü (XMRV) arasında bir bağ olduğunu tespit etti. Science dergisinde yayımlanan makaleye göre, XMRV virüsü, kronik yorgunluk sendromlu 101 hastanın 68’inde görülüyor.
Araştırmayı yürüten Dr. Judy Mikovits, sendromun XMRV virüsüyle bağlantısını diğer bilimciler de kabul ederse, kronik yorgunluk sendromundan mustarip olanlara tedavi yolu açılabileceği müjdesini veriyor. Böylece antiviral ilaçlarla tedavi mümkün olabilecek ve aşı çalışmaları da başlayacak.
Bir grup bilim insanıysa bu rakamların hastalığın nedenini tam olarak açıklamada yetersiz kaldığı, araştırmada kullanılan insan sayısının kronik yorgunluk çeken diğer çoğunluğun hastalık nedenini kesinleştiremeyeceği görüşünde. (The Independent)

 Bu virüs daha öncede prostat kanseri ile ilişkilendirilmişti! Eminim her iki durumun ortak bölenlerini inceliyorlardır. Yoksa birbirlerinden habersizler mi?

6 Yorum

  • susen 02 Kasım 2009, 14:23

    Üzücü gercekten.. Tedavisi güç olan ya da olmayan hastalıklara tanı koymak zor olabiliyor sanırım. Hasta derman arıyor, hekim bir şekilde derman olmaya çalışıyor. Böyle bir durumda kimsenin kötü niyetli olmadığına inanmayı tercih edebilirdim, büyük olasılıkla tıbbın elini kolunu bağlayan bir hastalık grubundan bahsediyoruz, nedenleri konusunda çok az fikir sahibi olunan ve dolayısıyla etkin bir tedavisi de olmayan. Geçmiş olsun.

  • Sibel 01 Kasım 2009, 12:23

    Geçmiş olsun cevabını vermeye bile utanıyorum şu an Seher. Üzgünüm, üzgünüm

  • seher 30 Ekim 2009, 22:44

    benım sorum kendımı yorgun hıssetmektı cok uyurdum ve mıde bagarsak agrıları sıslık cekrdım gastrolojıye gıttım mıdede gastrıt var dedı pıskolojık dıye norolojıye gonderdı ınanırmısınız kullandıgım haplarla mafoldum bır tek pskolojık sorunum yokken hayatla barısık kucucuk seylerle bıle mutlu olan bır ınsanken haplar sayasınde panık atak hastası oldum hapları bırakıyorum bagamlılık yapmıs vucumda kasılmalar ellerımde asırı ve gecmeyen tırremeler dısa cıkamıyorum yurudugumu hıssedemıyorum basım donuyor gozlerım sısıyor ısktan ısıga karsı reaksıyon gosterıyorum ben hıc bır zaman depresyonda olmadıgımı hıx bır doktora anlatamadım dayadılar hapları bende tıp ıyı bılır dıye kullandım ama artık ben ben deyılım.hayatımda sıgara kullanmadım kullandıgım ılaclar yuzunden sıgara alkole alıstım.bı sorun oldugun u anlalıyordum sonra sıteler de kullandıgım ılacların etkılerını arastırayım derken sıteden sıteye ve cok guzel seyler ogrendım ben kronık yorgunluk hastasıymısım cunku panık atagın tek bır reaksıyonunu hıc yasamadım yasadıklarım kronık yorgunluk hastalıgının aynıları asırı yorgun hıssetme kaslarım agrıması mıde bagarsak sorunları yasamam dudakarımmın devamlı ucuklamasıyanı kulak cnlamaları anlayacagınız bu hastalıgın herseyını yasadıgımı gorunce anladımkı ben bu sekılde bır hastayım panık atakla alakası yok sonra cıktıkı bende retravirüs bag dokusu hastalıgı romatızma falan bulgular cıktı.sımdı bana panık atak dıye ılac kakalayan lara ne dıycem .panık atak deyılken kullandıgım haplarla panık atakta oldum.hapa bagamlıyım kullandıgım ılaclarda ole az buz antı deprasanlarda deyıl.sımdı bunu hesabını kım verıcek bana

  • Hit Müzik 16 Ekim 2009, 22:26

    Aman kimseye bulaşmasın

  • Sibel 15 Ekim 2009, 09:54

    Haklısın. Çocukluğumdan beri bilime ilgim büyüktür. Yaşımı başımı dikkate alırsanız küçük yaştan beri sadece Bilim-teknik dergisine abone oluşum diikkate değer doğrusu! 🙂
    Fakat beni hep hafifçe ve geriden rahatsız eden bişey de olmuştur. Şöyle ki; Ben her bilimsel araştırmayı dünyaya bir kuyu açmak gibi görürüm. Bilim adamı bir kuyu açmaya başlar, onu dişiyle tırnağıyla, alınteriyle deriinleştirir. Tabloyu gözünüzün önüne getirin lütfen: Bir çok kuyu kazılmış, içlerinde birer eleman ya da birleşmiş birer gurup, ve fakat öylesine kuyunun içindeler ki dış dünyayla ilişkileri tamamen kesilmiş! Ben kendimi o kuyuların başında dibe doğru karanlığa seslenirken bulurum hep: “heyyy orda kimse var mıııııııı?”
    Ezcümle, bu araştırmaları birbirine bağlayacak mekanizmayı eksik buluyorumm.

  • susen 14 Ekim 2009, 20:40

    Bi de tedavi yolu bulabilseler daha iyi olacak.
    Ne kadar virüsle birlikte yaşıyoruz bu dünyada? Tahmin bile edemiyorum cevabı, ama çok azının adının konabildiğini ve nedeni bilinmeyen pekçok hastalık durumundan sorumlu olduklarını düşünüyorum. “Science” dergisinde yayınlanmış bu araştırma. Değerini zaman ortaya çıkaracak elbette, var olanı bulmaktan başka çok işlevi olamayan günümüz”Bilim”inin ürettikleri benzeri keşiflerle dolu koca bir yığın, çöplüğü andıran, ayıklayabilene aşk olsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir