Vivaldi’nin Çellosu

28 Ağustos 2009

Bir arkadaşım Vivaldi’nin Çellosunu hediye getirmiş bana, Yo-yo MA’nın yorumuyla. Şimdi dinliyorum. Tarifsiz bir güzellik… Güleyim mi ağlayayım mı bilemez haldeyim, ayağa kalkan duygularımın yönünü saptayamıyorum. Bir süredir ayrı düşmüştük V ile, evdeki Cdlerin nerdeyse hepsi gözlerden uzak bi yere saklanmışlardı. Özlemiştim, çok özlemişim.

İnsana böylesine coşku hissettiren bi şey tanrısal olmalı işte. Daha önce de günlüğüme not aldığımı hatırlıyorum, bi insanın ismi içinde iki adet “V” olması pek normal değil demiştim! :))) Niye diye sorsanız, cevap veremem.

Bu şahane müzik eşliğinde biraz serbest çağrışım yapayım:

Gök kubbe  nurdan, meşaleler keza onurdan
Sorma bana ne haldesin diye, ben ben değilim şu an
deniz deniz dalgalar, mavinin her tonu aralarda lila
beyaz köpükler, yeşil çizgiler belli belirsiz dalgalar
geri geri çekilirken birden, beyaz bir yelken girer tabloya
sular kıpırdaşır oynaşır, duygular uyanır, ürperir
Ne yaptığını biliyor biliyor! diye bağırmak isterim
İşte mevcudiyetinin sorumluluğunda bir adam
Ey analar bacılar gitmemiş emekler boşa
Haydi muştula, yere göğe, çiçeğe kelebeğe ağaca
Her satırda yeniden kuruyor sanki dünyayı
rahatına düşüp de öncekine dayamamış sırtını
Misket var bilya var ışıltı ışıltı her yer ışıltı
bütünselliğin mükemmelliğine derin bir yakarı
Talepleri ne kadar yalın ne kadar ince, asil
Dayatırken bile altı dolu buyurganlığının
Gelgitleri, hayat gibi örülmüş ince  nakışları
Ne yaptığını biliyor, gerçekten biliyor bu adam
vazgeçersin herşeyden, ölüm bile hoş gelir bu akışa,
karışırsın yok olursun seve seve, böylesi bir ummana.

sa.
27.08.2009

Antonio Vivaldi (Venedik, 4 Mart 1678Viyana, 28 Temmuz 1741), İtalyan barok besteci.

Beş yüzden fazla konçerto bestelemiş ve konçertonun babasıdır. Klasik müzikle ilgisi olmayanların bile bildiği Dört Mevsim Konçertosu adlı eseri yaratmış bestecidir.

 Antonio Vivaldi, Giovanni Vivaldi ve Camilla Calicchio’nun ilk çocuğu olarak 1678’te Venedik’te dünyaya geldi. Lakabı Kızıl Rahip’ti. Babası, önceleri berberlik yapmış, daha sonra ise başarılı bir kemancı olmuştu. Vivaldi, ilk müzik eğitimini babasından almıştır. Annesi ise bir terzinin kızıydı.

Bir papaz eğitimi alan Antonio Vivaldi 1703 yılında resmi ilk görevine atandı. Ama aynı yıl başka bir işe daha girdi. Ospedale della Pietà adındaki bir kızlar yetimhanesinde keman öğretmeni oldu. Buradaki görevi yetim ya da sakat kızlara keman çalmayı öğretmek ve onlara konserlerde seslendirmeleri için her ay iki konçerto yazmaktı. 1709 yılında bu görevinden ayrılmak zorunda kaldi. Bu dönemde Vivaldi besteci olarak dikkat çekmeye başladı. Op. 1 sonat seti 1705 yılında yayımlandı.

1709’da Op. 2 keman sonatı’nı Danimarka Kralı IV. Frederik’e ithaf eden Vivaldi, bu sıralarda konçerto yazmaya başlamıştır. Hollandalı yayıncı Estienne Roger, Vivaldi’nin 12 konçertodan oluşan L’estro Harmonico adlı eserini yayımladı. Bu dönemin en etkili müziksel yayını oldu. Almanya dışına hiç çıkmayan Bach’in müziğinin İtalyan yanının oluşmasında önemli bir yeri vardır. 1714’te Vivaldi’nin konçertolarını duyan Quantz, Albinoni ile birlikte Vivaldi’ye konçertoda reform yapmaları için ödenek bağlamıştır.

1737’de görevde yaptığı Ferrara’nın yöneticileriyle Vivaldi arasında sergilenecek operaların seçimi konusunda çıkan anlaşmazlık Vivaldi’nin işinden olmasına yol açtı. Bu olayın ardından Vivaldi, Amsterdam’a yerleşti. 1741’de Graz’da Anna’yı dinlemek için Avusturya’ya yaptığı yolculuğu sırasında Viyana’da konakladığı bir dulun evinde öldü. Hemen aynı gün kimsesizler mezarlığına gömüldü.

Vivaldi’nin 500’den fazla konçertosu vardır. Yazdığı konçertolarıyla konçertonun babası diye anılır. Farklı enstrümanlardan yararlanmayı çok seviyordu. Hiç kimse viyolonsel’den solo enstrüman olarak onun yararlandığı kadar yararlanmamıştır. Fransız Barok müziğinde nefesli çalgılar ağırlıktayken, onun müziğinde yaylı çalgılar önem kazanır. 230 keman konçertosunun yanında, flüt, obua, çello, viyola, mandolin konçertoları vardır. Klasik müzikle ilgisi olmayanların bile bildiği Dört Mevsim Konçertosu en sevilen eseridir. Kendisinin 94 tane opera yazdığını söylemesine karşın, bunların ancak 50’si günümüze ulaşabilmiştir. Bitmek tükenmek bilmeyen bir müzik dehası olan Vivaldi’nin hırslı ve güçlü kişiliği, müziğine de yansımıştır.

Vivaldi’nin adı yüzyılımıza dek pek tanınmadı. Ancak 1920’den sonra yapılan araştırmalar sonucunda Vivaldi’nin yüzlerce eseri gün ışığına çıkmaya başladı.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Antonio_Vivaldi

Opera, her ne kadar Vivaldi için önemli olsa da, bugün Vivaldi’nin önemi, bestelediği keman eserlerinde yatar. Çok usta bir çalgıcı olan Vivaldi’nin keman çalışını izlemiş olan Alman gezgin Johann Friedrich Armand von Uffenbach onun için “kimse bugüne kadar böyle çalmadı ve bundan sonra da çalamaz” diyordu.

3 Yorum

  • Sibel 28 Ağustos 2009, 16:28

    Metafizik literatürde Voyvoda negatif olarak yükselmeyi başarmış bir zat olarak bilinir. (En bilinen bir diğer negatif yükselmiş kişi de Cengiz Handır-Burada şu anda onun uzantısı olarak Cem Uzan’ı görüyorum. Venüs Bağlantısı kitabında anlatmıştım. Cem uzan ile cengiz han isimlerini yüksek sesle arka arkaya tekrar ederseniz aynılığı kolayca farkedebilirsiniz)
    “V” harfi Viktory yani zafer ile ilişkili olarak uzun bir zamandır -simge olarak da- kullanılmakta, belki bu sebeple V harfinin coşkusal bir yapısı olabilir.

  • Ismail 28 Ağustos 2009, 15:58

    Ayrıca benim babanem adı Havva. Çok özel 85 yaşında tüm dişleri sapasağlam. Maşallah.

  • Ismail 28 Ağustos 2009, 15:56

    İsminde 2 V olanlar, mesela Voyvoda (Kazıklı Voyvoda) yada nam-ı değer Kont Dracula (aynı kişi). Romanyalılara göre kahraman ama dünyanın diğer kesimleri için bir canavar. Türk işgaline karşı dirnediği için Transilvanya’da ona aziz falan diyorlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir