Valkyrien ve Fortitude

29 Ağustos 2017

Valkyrien  dizisinin insanı sarsan bir teması var. genel anlamda insan psikolojisi,duygular,hastalıklar ve kriminaloji işlenirken, diğer yandan toplumsal hayatı linç edebilecek felaketler ve apokaliptik geleceğe dokunan yanlarıyla, harika bir yapıt olmuş. Dizinin önemli ve ilginç tespitleri ,üzerinde çok düşünülmeyen ama çok ta olası durumlarda karşımıza çıkabilecek senaryoları irdelerken fark ettirmeden aktarılıyor.

tanım: gerçekten çarpıcı ve oldukça başarılı bir norveç dizisi (ekşi sözlükten)

*

Yine bir kuzeyli gizem gerilim dizisi; Fortitude
Arktik Okyanusu’nda bulunan, Norveç’e bağlı Svalbard adlı adalar bölgesindeki küçük bir kasaba olan Fortitude’u zor günler beklemektedir. Eskiden madenleri sayesinde zenginliğini koruyan kasaba, artık yeterince maden çıkartamamaktadır ve madenler birer birer kapatılmaktadır. Bölge valisi, buzdan bir otel projesiyle kasabayı bir turizm merkezine çevirmeyi hedeflemektedir. Bu sayede kasaba eski zenginliğine kavuşacaktır. Gerekli izinler alınmış, araştırmalar yapılmış, planlar çizilmiştir. İnşanın başlamaması için hiçbir sıkıntı görünmemektedir.
Olaylar da tam böylesine sakinlik abidesi hatta garantisi olan yerde aniden patlak veriyor.
Dizinin ikinci bölümünde bir kadın, sessizliğin içinden aniden bir şeyin, bilinmedik bir şeyin çıkıp sizi ısırmasından bahseder.
Beyaz ayı nüfusu 3000 olan yerin insan nüfusu 700 civarı olursa, olayları tahmin edebilirsiniz. Fakat bundan çok çok ötesi var görünüyor bu kaliteli dizide. Esaslı bir dizi bulduğum için gayet mutluyum.
*
Bu hafta polisiyeye geri dönüş yaptım görünüyor yukardaki dizilere ilaveten Michelangelo’nun Defteri kitabını okudum. Gereğinden fazla bilgi verilen Dan Brown romanlarına benzese de, tatlı polisiye anlatımı bana ninni gibi geldi. Teşekkürler Paul Christopher
Arka kapaktan:
New York Üniversitesi’nde tarih eğitimi gören Finn Ryan bir gün rastlantı sonucu Michelangelo tarafından çizilmiş, ölü insan bedenlerini inceleme sonuçlarını kaydettiği efsanevi defterden bir sayfa bulur.
Ancak o gece biri Finn’in dairesine girerek erkek arkadaşını öldürür ve kızın Michelangelo çiziminden aklında kalanları karaladığı not defterini çalar. Yaşamının tehlikede olduğunu gören Finn annesinin ancak olağanüstü durumlarda aramasını tembih ettiği telefon numarası sayesinde eski kitap alım satımıyla uğraşan Michael Valentine’e ulaşır. Birlikte tüm şehri ve tarihin derinliklerini kapsayan uzun bir yolculuğa çıkarak gizemi çözmeye çalışırlar. Bir yandan da öldürülmemeye.. Tüm amaç İkinci Dünya Savaşının son günlerindeki olayın gizeminin açığa çıkartılmasını sağlamaktır.
Öyle bir gizem ki bu yanıtlar ancak Vatikan’ın karanlık labirentlerinin içinde bulunabilir…

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir