Vakur sessizlik

02 Aralık 2009

Yaslara akıtıyor körpeliğimizi haberlerden sızan fesat
ötelerde vakitsiz bir dönüş endişesi çoğalıyor evlere
renkleri şaşkın gölgelere düşüyor bıçkın usturanın
cümleler şikayetçidir böylesi yorgun vakitlerde
unutuşun sefil hikâyesinde gözün seğirmesi gibidir
şaşırmak, derinliklerde sönen nehirlerin sessizliğine

varsa faydası yasağıtlarının sızlayan ömre ağlamak lazım
karışmıştır toprağa akranı ömür kardeşliklerin vedası
gelecek kaygısı güden hayatlardan sakınarak kimliklerimizi
mahşere bırakmalı yalaka ilişkilerden artırdığımız lisanı
kör ağaçlara uzanan patikalardan yükselen tozlar gibidir
haykırmak, canı kemiren acıların hıncı kavuran sessizliğine
      
hüsna zamanlar adına çürürken günler tazetende
görmeyen gözlermiş hayat çukurlarını dolduran boşluğu
kangal’a erişmeyen kesik kol gibi uzuyor dışlık’ın köy yolu
ebemin duası asılı durur hâlâ kıraç kepez’in yamaçlarında
su kenarlarında kısmetsiz yeşeren madımaklar gibidir
yakarmak, tenha avlularda kalbi çatlak toprağın sessizliğine
      
vefakâr dostlukların yine de nazı yadigâr kalır fesleğenlere
göğün yüzünde açılır bir mezar, bulutlar sararıp solar
belki hayat kendine bile baki kalmaz, sadedir edası evrenin
savrulur malı satıcıların, tezgahta gezinir insanın külyüzleri
vakit tamama erdiğinde mührü kırıp helâlle ödeşmek gibidir
ölmek, temize çekilmiş alacaksız ömürlerin vakur sessizliğine
Bayram Balcı
Not. Küresel fayda için AĞ konuşmasına bir cevap olarak geldi.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir