Türk Piramitleri

09 Ocak 2009

   …

Bilindiği kadarıyla Mısır uygarlığından çok önceleri mükemmel birşekilde ilk insan mumyalayanlar Altay Türkleridir. Bugün SaklıPiramitlerin bulunduğu bölge ise Mu kıtası araştırmalarıyla ünlü ve naacaltabletlerini okuyan araştırmacı James Churchward’ın verdiği bilgilere veçizdiği haritaya göre “Büyük Uygur İmparatorluğu”bölgesidir. “Çin efsaneleri Uygurların 17.000 yıl önce uygarlıklarının zirvesinde olduklarını anlatır. 

Bu Piramitler “Büyük Uygur Türkİmparatorluğu” zamanında yapılmış piramitlerdir. Yıpranmışlıklarıdikkate alınırsa, yapım tarihleri M.Ö. 5000 – 15.000 tarihleriarasında olduğu söylenebilir. Çünkü bu zaman aralığı Büyük Uygur Türkimparatorluğunun medeniyetinin parlak dönemleridir. Bu bölge Uygur-Türk Bölgesidir ve piramitlerin tahmini yaşı uyarınca(Piramitlerin incelenmesine izin verilmediği için sadece tahminlerdebulunulabiliyor) Türkler tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Yine bu Piramitlerin içerisinde Proto-Türk yazılarının olduğu tahmin edilmektedir.

Çinlilerin kendi atalarına ait olmayan bu eserleridünyadan gizlemeye çalışmalarını da onların bakış açılarına göre anlayabiliyoruz. Sonuçta insanlık tarihinin yeniden yazılmasıgerekebilir. Bu durumda birçok gerçek değişecektir ve haliyle yerleşikotoriteler bu değişikliği istememektedir. Çinli yetkililer “Turfan”da bulunan mumyalar üzerine bazı açıklamalar yapmakla yetinmişlerdir. Bu açıklamalarda ise şu bilgiler veriliyor: “Turfan mumyaları eski Mısırmumyalarından çok farklı ve teknik olarak Mısır mumyalarından daha mükemmeldir.” Daha sonra Mısır mumyaları ile karşılaştırmalar yapılmış ve Turfan mumyalarının üstünlüğü bilimsel olarak ta ispat edilmiştir. Eldekibirçok veriye dayanarak bugün rahatlıkla söyleyebiliriz ki”Mumya kültürü Türkler tarafından ilk olarak kullanılmış vegeliştirilmiştir. Mısır uygarlığını geri planda bu kültür açısındanbesleyen bir alt yapının olmadığı bilinmektedir. Mumyalama kültürünü vetekniğini bulan ve geliştiren Türklerin bu kültürü Mısır halkına öğretmişolması muhtemeldir. Aynı şekilde Piramit bilgileri deMısırlılara Türkler tarafından öğretilmiş olabilir. 

·                Urumçi mumyaları ise başlı başına birer şaheserdir. Öyle ki urumçi debulunan ve “Lolan” adı verilen M.Ö. 2000 yılına ait olduğu hesapedilen bir bayan mumyası çok dikkat çekmektedir. Bu mumya 4000yaşındadır ve iç organları bile çıkartılmamıştır ve Mısırmumyalarından çok daha iyi durumdadır. Bazı mumyaların üzerinde iseameliyat izleri bulunmaktadır. At kılı ile dikiş atılmıştır. Bubilinen en eski tıbbi operasyondur.

·                Ön-Türk araştırmacısı olan Kazım Mirşan’ın araştırmalarına göreÖn-Türkler tarafından OT-OG olarak isimlendirilen Mısır’a M.Ö. 3000yıllarında Anadolu’dan  Isub-Ög yazısının gittiğini tespit etmiştir.Araştırmacı Bilim Adamı Kazım Mirşan’ın diğer çalışmaları ise şöyledir: Anlamı çözülemeyen 184 mısır hiyeroglif yazısını Ön-Türkçe olarak okumuş ve çözümlemiştir. Bu ilginç bir tespittir. Hiyerogliflerle Ön-Türk dili iç içedir. Kazım Mirşan yaptığıaraştırmalar sonucunda şunları ileri sürmektedir:

·                Yazı, Türkler tarafından M.Ö. 16.000 yılında icat edildi. Anadolu’da da ÖnTürkçe yazıtlar bulunmaktadır. Latin, Yunan, Fenike ve Kiril alfabeleri ÖnTürkçe’den oluşmuştur. Roma’nın küllerinden kurulduğu medeniyet olanEtrüskler Türk’tür. (Etrüskçe yazıtlar ilk defa 2004 senesinde KazımMirşan tarafından çözümlenmiştir.) Romalılardan önce İtalya Yarımadası’ndayaşayan Etrüsklerin konuştuğu dil olan Etrüskçe, Türkçe kökenlidir.İskandinavya dahil, tüm Avrupa’da 5000’den fazla Türkçe yazıtbulunmaktadır. 

 ·                Mısır’daki eşteşlerinden 2000 yıl daha eski ve iki kat dahabüyük olan ve şu anda yasaklanmış bölgede bulunan piramitler Türklertarafından yapılmıştır. Kazım Mirşan ve HalukTarcan tarafından ortaya çıkarılan yeni bir tez, Türk Tarihi’nin M.Ö.16.000’li yıllara dayandığını söylemektedir. Bu teze göre yazıyıTürkler bulmuştur. Tüm dünya alfabelerinin kökeni Türk alfabesidir. Ayrıcabilinen ilk Türk devleti olan Hun İmparatorluğu’nun ilk Türk devletiolmadığı, ilk Türk devletinin Bir Oy Bil olduğugörüşündedirler. Ardından At Oy Bil, Türükbil- (karşılığı: Göktürk) gelir. 

 ·                Türk tarihinin çok eskilere dayanması gerektiğini gösteren en büyük delilise; Orhun Yazıtlarıdır. Çünkü Orhun Yazıtları’ndakullanılan dil ve noktalama işaretleri bu dilin en gelişmiş haliolduğu sonucuna götürmektedir. Böyle bir dilin oluşabilmesi için en az 3000 yıl geriye gidilmesi gerekir. Bugün Çin sınırları içerisinde 300metre boyunda piramitler bulunduğu ve bu piramitlerin Mısır’dan çok önce inşa edildiği tespit edilmiştir. Mısır’ın dip kültüründe de Türkler olduğu iddia edilmektedir. 

·                Norveç, İsveç, Portekiz veFransa’daki mağaralardaki yazıların Türk damgaları (harfleri) ileokunduğunda anlamlaştığı ileri sürülmektedir. İskitlerin yaniSakalar’ın Türk kökenli oldukları ileri sürülmektedir. Etrüskler,Truvalılar, Sümerler, Hititler ve Friglerin dip kültüründe Türkuygarlığı olduğu görüşü de ileri sürülmektedir. Bu kavimler Türkolmasa bile dip kültüründe Türk etkisi vardır. Japon ve Çinmedeniyetinin de dip kültüründe M.Ö. 4000 yıllarında Orta Asya’dan Çin’eve Japonya’ya göçen Türklerin olduğu kabul edilmiştir. 

·                Türkler Anadolu’ya 1071’de değil, M.Ö. 7000’li yıllarda gelmişlerdir. Çevresi denizle çevrili Anadolu’yu sürekli besleyen Türk göçleri buraya sıkışmışlar ve Türk varlığını tesis etmişlerdir. Oğuzlar Anadolu’ya geldiklerinde karşılarında aynı dili konuşan pek çok Türk grubu ile karşılaşmışlardır. M.Ö. 10.000 yıllarında ılıman iklim ve büyük göllerin olduğu anlaşılan Orta Asya’nın kuruması ve çölleşmesiyle Türk gruplarının çevreülkelere yayıldığı ve diğer kültürlere etki yaptıkları ileri sürülmektedir. Bering Boğazı’ndan geçerek Kızılderili ve Güney Amerika kültürlerinin diplerinde de Türk etkileşimi olduğu ileri sürülmektedir. 

(Kazım Mirşan, Vikipedi Türkiye)

Gerçekten ilginç iddialar, bir kısmını daha önceden de duymuştum, örneğin Çin’deki piramitlerin varlığını, yazının Türkler tarafından icad edilmiş olabileceğini vs. Fakat yukarıdaki alıntıda bundan daha fazlası da var.

Bütün bu önermeler doğruysa birden çok çok mu sevineceğim? Milliyetçilik damarlarım mı kabaracak?

Hiç sanmıyorum, evet ufak bir rahatlama yaşayabilirim sebebi ise; sürekli kökleri tırpanlanarak daha dün doğmuş gibi bilgisiz, cahil ve barbar olduğuna inandırılmış ve böylece aşağılık kompleksine sardırılmış halkımın doğasına dönmesi beni rahatlatır. Doğası neyse ben ona RAZIyım.

Not. Ayrıca yukarıdaki bilgiler Sümer kayıtlarıyla ters düşmüyor. Annunakiler konusu hala gizemini korumaya devam ediyor bence.

Not: Antik Mısır ilginizi çekiyorsa, bu konudaki gezi notlarımın adresi: http://sibelatasoy.com/?p=80

Bir yorum

  • mike 17 Eylül 2010, 09:09

    COK GUZEL HERKES PAYLASSIN..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir