Çocuk Kitapları Yazmak
esinti / 10 Ağustos 2012

“Çocuk kitapları yazıyorsunuz değil mi?” Evet anneciğim “Kitaplarınızı çok beğeniyorum-gerçek kitaplarınızı yani; çocuk kitaplarınızı okumadım tabii!” Tabi babacığım. “Arada bir de basit(!) şeyler yazmak rahatlatıcı olmalı.” Tabii basittir çocuklar için yazmak. Onları yetiştirmek kadar basit. Bütün yapacağınız, seksi çıkartmak ve küçük kısa kelimeler, küçük salakça fikirler kullanmak, çok korkunç olmamak ve mutlu bir son olmasına dikkat etmektir.Tamam mı? Kolay. Hemen yazın. Haydi. UGH Ursula Hemşiremiz çok haklı, ben yazamadım. Dört yıldır hazırlık yapıyorum, cesaret biriktiriyorum ama daha kaç yıl geçecek yazabilmem için bilemiyorum. Belki de onlara hitap edebilmeye hiç bi zaman yetkin olamayacağım, ya da bi gün aniden sevinçle şakıyacağım. Doğrusu tam bir muamma şimdilik. Ahlaki iyiliğin en güçlü aracı hayal gücüdür demiş Shelley. Oysa  şimdilerde hayal kurma eğer bir teknoloji ortaya çıkarabileceksen ancak müsamaha edilen bi edimdir, değilse bull shit (pardon Türkçe kullanmadığım için) Rüyalar boş, hayal kurmak bomboş öyle mi? Öyleyse sizi ben bile kurtaramam 🙂 * Bir kurgu (roman, senaryo,piyes ) yazdığınızda -bilmeden-yüzlerce rüyanızı yazmış gibi olursunuz.Bilinçaltınızdan devasa bir kütle dışarı çıkar ve tabi eğer ne yazdığınıza ayabilecek olursanız şifalanırsınız hatta onu okuyup seyredenler de özdeşlik kurarsa onlar da şifalanır.sa

Bir forum sohbetinden…
Blog / 05 Nisan 2009

Bir seyahatim esnasında havaalanında iki saat geçirmem gerekiyordu ve orada Amerikadaki kızını ve torunun ziyerettten dönen bir kadınla karşılaştım, zarif ve faydalı meraka sahip biriydi, önceleri kendimi sınırladım (çoğunlukla belli yaşın üstünde insanların yanında hep yaptığım gibi)fakat hanımefendi sınırları yıkmayı başardı. Ve beni tam bir saat konuşturdu, nasıl? Soruları, etkili bir dikkatle dinleyen ve algılayan gözleri sayesinde! Ve sonunda bana “bunları küçük bir kitapçık olarak yazmalısınız” dedi, ben umutsuzdum “kim okuyacak, ya da takacak ki” diyecek oldum. İtiraz etti ve hatta kitapçığa bir de isim koydu: “kadınlar, Dünya sizin eserinizdir” ve bir de alt başlık vardı “sadece anne olanlar ve olma potansiyeli olanlar için” Aradan iki sene geçti, hala yazmadım, belki yeterli umuda sahip değilim, bilemiyorum. Belki sadece tembelim ve 1 cmküplük fırsatı değerlendiremedim. Aslında o kitapçığı o zarif hanımın yanında bir saatte yazmıştım! Sözler kaybolmuyor, hatta Don Genaro, Castaneda’ya parmağıyla havaya yazmasını önermişti bir defasında! :)))    Yazmayı öğrendiğimden beri onbinlerce sayfa yazdım, yayımlanmış kitaplarım fazla olmayabilir ama ben hep yazdım, biriktirmeden, öylesine yazdım. Eskiden kendime biraz hakimdim, oldu olası radikaldir fikirlerim; fakat ben onları yumuşatmayı, ehlileştirmeyi biraz da olsa beceriyordum. Bazıları (çok nadir insan)bunu farkediyordu ve kendimi sınırladığım için bana kızıyorlardı. Hatta ben de latife olsun diye “biz az yakılmadık, aklımız…