Yalan ve EGO konusunda kısa bir hatırlatma
esinti , Rüya/Psikoloji , Urban Shaman / 19 Ekim 2017

Dinleyici sorusu: Sürekli bana yalan söylenen bir ilişki içersindeydim. Bu insan artık hayatımda yok ancak yalan söylenmesi neden bu kadar acı veriyor? Hala toparlanma sürecindeyim. Eckhart Tolle: Acı veriyor çünkü bunu kendi üzerine alındın ve şu anda acı veren şey senin egon. Egon sana: “Bana yalan söyledi” diyor. Egon karşındakinin farkındalık seviyesine göre davrandığını anlamıyor ve bu kişi şu anda da muhtemelen bir başkasına yalan söylüyor. Yani sen o kişi tarafından “bu kıza yalan söyleyeceğim” şeklinde belirlenmiş değilsin. Ancak tabii egonun tercümesi: bana yalan söyledi, bana! Şeklinde olacaktır. Senin kendini konu dışına çekmen lazım. 4 anlaşmadan 1 tanesi “hiçbir şeyi kendi üzerine alınma” dır ki harika bir öneridir. Yani karşındakinin şu anki bilinç seviyesi yalan söyletmektedir, belki bunun farkında bile değildir belki de kendi yalanlarına inanmaktadır. Durumun ağırlığı her bireyin kendi bilinç seviyesine göre davrandığını ve sizinle bir ilgisi olmadığını düşündüğünüz zaman değişir. * Aslında kendine yalan söylenen kişinin yapacağı iki şey var: 1. İnsan şu soruyu kendisine samimiyetle sormalıdır: Acaba bu kişi üzerinde, bana bu yalanı söylemesini gerektirecek bilinçli ya da bilinçsiz bir baskı uyguluyor muyum? Ona hiç söylememiş olsam da hayallerimde düşüncelerimde onu yargılıyor, komplo teorileri kuruyor muyum? 2. Cevabım hayır, kişiyle böylesi bir iletişimim yok. O halde…

Burçların yalanla arası Nasıldır?
esinti / 13 Eylül 2013

Adresteki tüm yazilarin, bilgi, zeka ve mizah dolu oluşuna şaşırabilirsiniz, Mutlaka göz atın derim ve Juno’ya sevgilerle yaylar nasil yalan soylermis alintiliyorum: Burçlar Hakkında ”SİVRİ, HINZIR & CÜRETKAR” Yorumlar – Yalanla Arası Nasıldır? Hiç yalan söylemeyen kişi yok gibi bir şeydir 🙂 Ama bazı insanlar bunu annesinin memesinde öğrenmiş gibi doğallıkla yaparken, bazıları yüzüne gözüne bulaştırmayı özenle becerir! Burçlara göre ”yalan atma” yeteneği hakkında sivri, hınzır ve cüretkar yorumlar… Buyurun efendim; KOÇ:  Koç’un eğilimi yalan söylemekten ziyade olanı abartmak yönündedir. Hani bir mekana iki üç kere gittiyse, orada itibarının yüksek olduğunu ima etmek, tatile gittiğinde eskaza bir ünlüyle aynı otelde kaldıysa, bütün yazı al takke ver külah geçirdiklerinden dem vurmak gibi zararsız şeyler :))) Ne var canım yani… niyahetinde onun şahsiyeti hakkaten fırsatını bulsa bütün bunları yapmaya yetmez mi? ELBET YETER!  Öte yandan Koç insanı adlı sanlı bir şekilde yalan söylemese daha iyi eder! Zira insanlarla ilgili detaylara fazla dikkat etmeyi sevmediklerinden, daha sonra attıkları adımlarda kime ne anlattıklarını hesap etmeye üşenirler. Akıllarına eseni yapmaya meraklı oldukları için de, kendileri ile ters düşecekleri ihtimaline aldırmadan davranırlar. Yani ortalık biraz fazla karışabilir 🙂 Ama Koç’un böyle rezilliği çıkan durumlarda bir de rahatlığı vardır! Çok üstüne geldiler mi; ”Aaaa Allah Allah canım! O…

YalAN İnsAN
esinti / 27 Nisan 2012

” Yalan olduğunu bilsen dahi inanacaksın insan oğluna, yani dinleyeceksin onu, niçin yalan söylediğini anlamaya çalışacaksın. Bazen yalan, insanın özünü gerçeklerden daha çok açığa vurur!…” Maksim Gorki Elvan E Kişiliği kuvvetli anne babaların evlâtlarında gözlemeye başladım yalan söyleme halini.. belki de çocuk yetiştirirken en önemli şey onların kişiliğine basmamak,özgün olabilmeleri için onlara oksijen sağlamak…belki o zaman yalanların arkasına bakmaya dahi gerek olmaz.. Sibel Atasoy Çocukken yalanlar çoğu kez gerçekliğin onlarda oturmaması (henüz mutabakat rüyasına sıkıca bağlanmamış olma) sebebiyle olabilir ancak büyüdükçe bu halin devamını evdeki şartlarda aramak lazım. Benim gözlemlerim bu yönde Elvan E Ne güzel söylediniz, henüz mutabakat rüyasına bağlanmamış olma hali… çocukların en güzel ,saf halleri :)) Sibel Atasoy Yalana bakışımda üç tür gözlemlemişimdir; birincisi (çok az olan), oyun olsun diye, eğlenmek için yalan söyleyenler. İkincisi (en çoğu), yalanı, yalan olduğunu bilerek söyleyenler (Kişilerin kendilerini de çok bunlatır bu iş-onları yalan söylemeye iten sebepler üzerinde durmalı), üçüncüsü söylediklerinin gerçek olduğuna kendini inandırmışların yalanı, ki bu oldukça ilginç bir gurup. Elvan E Anneleri onlara hiç Pinokyo masalını anlatmamış :)) Yoksa biz mi çok saf idik masallardan feyz aldık bilmem.. Sibel Atasoy o hem masalı sunma şekline hem de sunulana göre değişir sanırım.

İlişkiler -3
esinti / 17 Şubat 2012

Konununöncesi için tıklayınız “Sevgili arkadaşlar, başkasıyla samimiyeti anlamak için, kendinize samimi olmalısınız. Oradan başlayın. Teşekkür ederim.” Diyor Tobias Bu samimiyet eşiği, eğer geçerken sağ kalırsanız acaip bi yola sokuyor sizi. Samimiyet, kendine karşı berraklık… Her bir kar tanesinin birbirini iterek tek tek düşmesi! Bunun üzerinde biraz düşünmenizi rica ediyorum. Eğer bir kişi kendini kabul edip onaylamazsa nasıl kabul ve onay elde edebilir? Diye soruyor Adamus. Kendimize inancımızın bu derece sarsılmış olması inanılacak gibi değil! Sizler de bu ahmaklığa nasıl, nerede, neden düşmüş olduğumuzu hiç merak ediyor musunuz? Kurtuluş basittir; çünkü herşey elimizdeki “karar” erki ile – ki ben ona ışın kılıcımız diyorum- kes-k-in bir kararla derhal düzeltilebilir. Madem öyle neden sebepleri düşünelim? Bozulmayı sağlayan, vaktiyle verilmiş kararlar yürürlükten kaldırılmazsa, şimdi vereceğiniz karar cerrahi bir müdahale olur, belki bir süre işe yarar ancak yürürlükten kaldırılmayan eski taahhütler halen iş başındadır, bir süre sonra yeniden bozulum başlar. O halde kendinizle ilişkiye geçin ve ona bu ahmaklığın nerde ne zaman neden başladığını sorun! Cevapları anında alacaksınız ve o zaman bu eski sözleşmeleri ne yapmak istediğinize samimiyetle karar verin. Onları bozacak mısınız yoksa muhafaza mı edeceksiniz? Turan E: ‎””Eğer bir kişi kendini kabul edip onaylamazsa nasıl kabul ve onay elde edebilir?”” Gercekten de cok…