Dikkat Dağıtıcılık
esinti , YENİ DÜNYA / 29 Haziran 2015

Dünyada pek çok insan dikkatini sanal iletişime akıtırken, dünyanın fizik maddeleri üzerindeki “gerçeksin sen gerçek kal” baskısı azalmış oluyor ve belki bazı yeni düzenlemeler için bu bir fırsattır. Kimbilir Geri döndüğünüzde bir bakmışsınız rüya/nesnel gerçeklik değişmiş 🙂 Dikkat dağıtıcılık çok temel bir gerçeklik değişimi enstrümanıdır. * “Her yer AVM, çalışmak isteyen yok” diyenlere cevaben: Köle gibi çalışılan binlerce yıl geçiren insanın biraz yorulmuş olması doğaldır ancak bir zaman sonra (hatta hemen yakında-dünya çapındaki depresyon illetinin sebebi bulunduğunda) yoğun çalışmanın insan doğası üzerine binen kaotik baskıyı fark etmemek için alınmış bir önlem olduğu ve insanın bu ezici basıncı karşılayabilecek bilinci henüz edinemedikleri ortaya çıkacak. sabırlı olun * Esneklik yumuşaklık değildir. Yumuşaklık, sorun çıkmasın eğilimiyle hareket eder, kavgadan hoşlanmaz ve tabi bu isteğini/eğilimini birçok kez hoşuna gitmeyen şeyler yapmak ya da yerlerde bulunmakla öder fakat eğilimini sürdürebildiği için dışardan göründüğü gibi “ezilen” değildir onun hisleri, memnundur . Diğer yandan esneklik, bununla hemen hiç bağdaşmaz; esneklik, her yerin, her kişinin, her durumun doğru olduğunu bilmektir! Bilir çünkü esnek olduğundan yerinden kolayca kalkar 360 derece hareket edebilir. İşte bu sebeple esneklik ustalara atfedilen bir özelliktir. Esneklik öğretilebilir, tarif edilebilir bir şey değil. Onu elde edebilmek için önce “Kesin inançlı” oluyorsun, sonra kesin inançlılarla oyunu sürdürebilmenin…

Faydalı Keyfilik (ayrılık) Nedir?
Carlos Castaneda , Urban Shaman / 19 Haziran 2015

Gezgin şamanın yolu, Huna bilgeliğinin 7 ana prensibinden ilki olan İKE, bütün sınıflamaların (sistemlerin, inançların, kanunların), kaynağı ne olursa olsun, potansiyel olarak faydalı ancak keyfi olduğunu söyler. Ayrılık, sadece pratik değeri olan, faydalı bir yanılsamadır. Bu bilgi, eğer içeriğini deneyimlerimizle örtüştürebildiysek bizi her şeyin BİR olduğuna ikna etmeye yeter. Her şeyin BİRliği çıkarımı yeni bir şey değildir, özellikle mistik öğretilerin hem açılış hem kapanış cümlesi budur aslında. Gezgin şamanın mistiklerden farkı bu bilgiyle ne yaptığımız konusunda ortaya çıkar; Mistikler ayrılığı getiren tüm bu sistem ve inançlardan soyunmayı, çıplak(!) kalmayı böylece tanrıyla bir olmayı salık verirler, amaçları budur. Bu sebeple insanın tüm anlam verme çabalarının ürünü olan çıkarsamaları kötüleyip reddederler. Sonuç olarak aralarında gerçekten BİRliğe ulaşmış olanlar var ise dünyanın bu boyutundan -aslında tüm boyutlardan, yani VARLIK aleminden -uzaklaşmışlardır. Oysa gezgin şaman BİRliğe olan kesin imanını, şu an ve burada pratik uygulamalara dökmek isteyendir, bu sebeple de tüm sistem ve inançların bir yanılsama olduğunu bile bile bunları “anda gerekeni yapmak” şeklinde kullanmayı seçerler. Bu keyfilik, Tolteklerin “denetimli delilik” kavramıyla örtüşen bir esneklik yani ustalık kazanmanın provasıdır.

Ustalık ve asansör
Kitap Özetleri / 31 Temmuz 2011

Kısaca, öğrenci kendini usta sanır, oyuncu ise bi bok olmadığını bilir; fakat olma ümidindedir diyebilirim. Usta ise ümidini bile kaybetmiş olandır. Çünkü ümidin en büyük engel olduğunu bilir. Go oyununda usta olmak için oyuna kendinden bir şeyler koymak gerekirmiş. Yani artık önceden hazırlanmış göze hoş gelen şekilleri kendince değiştirebilen, tesuji yapabilen, usta sınıfına giriyor. Usta artık, oyun atlamaya adaydır tabii belli zamanlarda gelen asansörü yine de bekleyecek. Yani hasat ya da kıyameti(evrensel asansör-bakınız the cube filmi). Ustalığında kendi içinde dereceleri var. Zaten her iki ucun arasında sayısız kademeler, kademelerin altında sayısız alt kademeler var. Eğer buna girecek olursak kendimizi kaybederiz. Size anlattığım her şeye, aslında gündelik hayatınızın içinde ve belki bir günde yüzlerce kez şahit oluyorsunuz. Örneğin, öğrenci-oyuncu-usta sınıflaması için olimpiyat oyunlarını bir gözden geçirin. Olimpiyat için milyonlarca insan hazırlanmaya başlar; ama yalnızca bir tanesi madalya alır. Altın madalyalı bir sporcunun ne zaman gezgin olduğunu, nasıl alt oyunların etkisine kapılabildiğini ve nasıl derecesinden düştüğünü, bilen bilir. Fakat bütün bunlar bana göre yine de boş şeyler. Oyun oyundur. -Bir Kadını Öldürmek- Kitabından alıntı Tesuji: Belli bir alandaki en başarılı, verimli hamle; beceri dolu taktik hamlesi; belli bir bölgedeki taşların en verimli kullanılmasını sağlayan hamle.

Çağdaş köleliğin günleri sayılı!
YENİ DÜNYA / 03 Aralık 2009

Böylece, geçen ay o kapıları açıp da geçmiş potansiyellerin gelip sizi Şimdi ânında ziyaret etmesine izin verdiğinizde, bu potansiyellere izin vermekle Tanrı benliğinizin yarısına izin verdiğinizi ileri sürüyorum. Geçmişte belli şeyler deneyimlediniz – işten kovuldunuz, örneğin. Bu iyi bir şeydir. Tobias buna değindi ve ben de pekiştireceğim. Er ya da geç, sevgili dostlar, köleleştirmeye dayalı o ağır kitle bilinci ağından çıkmanız gerekecek – ve ben açıkça ona bu adı veriyorum. Bu, çağdaş (modern) günlerin köleliğidir. Lütfen. Lütfen – size özgür olduğunuz söyleniyor, ama değilsiniz. Bunu biliyorsunuz. Diyorlar ki, “Ha, istediğin herşeyi yapabilirsin.” Bir kez olsun bunu yapmayı deneyin. Özgür değilsiniz. Bu köleliktir ve biz onunla da oynayacağız. Onu aşacağız. Bu, kendi adınıza çalışmanızla ya da en azından kesinlikle sevdiğiniz bir şey yapmanızla sonuçlanacak. Ama eğer o işte ya da o döngüdeyseniz… ben bunun bugün Dünya’da hâlâ var olduğuna bile inanamıyorum, ve giderek de beter olacak. Sürekli kölelikten, bir başkası için çalışmaktan, ‘o adam’ için çalışmaktan, maaş çekinden ve oturmaktan oluşan bu sistem… Ah Tanrım, eğer küçücük bir bölmede oturuyorsanız, Pazartesi günü gidip onu bir balyozla yıkın. (kahkahalar) Ve sonra iyi bir avukat bulup mahkemeye gidin ve deyin ki, “Bir insanı böyle bir bölmeye koymak insanlık dışıydı”, ve sonra tazminat olarak…

Deneyimlerinizin İzini Sürün ve Paylaşın
YENİ DÜNYA / 11 Ekim 2009

Ustalık Serisi -1- devam 7 Ben sizden deneyimlerinizin izini sürmenizi isteyeceğim. Bu bir günlük olabileceği gibi, bir blog ya da kendiniz için aldığınız notlar da olabilir; uzun uzadıya yazmak zorunda değilsiniz, ve bunu her gün yapmanız da gerekmiyor. Biz birlikte yeni topraklarda bir maceraya atılıyoruz. Siz Yeni Dünya’ya giriyorsunuz, ama bu kez Yeni Dünya Avrupa’nın öbür tarafındaki toprak parçası değil. Yeni Dünya yeni bilinçtir, Yeni Enerji. Bir günlük tutun. Ona ihtiyacınız olacak. Onu isteyeceksiniz. O, özellikle zor olan günlerde bir noktadan ötekine nasıl geldiğinizi anlamanızı sağlayacaktır. Ben ‘zor’ derken, eski tarzların, biçimlerin zorluğunu kastetmiyorum; zorluktan kastettiğim, zihnin kandırılması, hiç mantıklı gelmemesi anlamındadır. Bu da dikkatinizi çekmem gereken bir başka nokta, bazı şeyler size hiç mantıklı gelmeyecek. Sizden bu konuda rahat olmanızı isteyeceğim. Bir yanınız anında devreye girip analiz etmek ve mantığını falan anlamak isteyecek, ve onda hiçbir mantık bulamadığınızda, her türlü mantığa ve fizik kurallarına kafa tuttuğunda, çok rahatsız olacaksınız. Ve o zaman gerçekten çok tuhaf hissedeceksiniz. Kendinizi fazlasıyla kontrolden çıkmış hissedeceksiniz. Eski Enerjinin güvenliğine geri koşmak isteyeceksiniz. İşte bu, durup derin bir nefes almak ve deneyimlemek zamanıdır; bunun nasıl bir şey olduğunu deneyimlemek. Bunların tümünü bırakın gitsin. Bazılarınız başının döndüğünü hissedecek, aklınızı şimdi sandığınızdan çok daha fazla kaybediyormuşunuz gibi…

Geçmişin Kilidini Açmak
YENİ DÜNYA / 09 Ekim 2009

 Ustalık dizisi 1 – devam 6 Biz, benim şahsen ilgilendiğim bir şeyi araştıracağız. Biz, geçmişin kilitli ya da saklı potansiyellerini araştıracağız. Geçmiş, muazzam miktarlarda sevgi içerir. Geçmiş, Yeni Enerji denen bu şeyle birleşmeye çalışıyor, ama geçmişin büyük bir bölümü inanç sistemlerinde ve tarih içinde kilitli kalmış. Bu arada, tarih… tüm tarihi bir kenara atabilirsiniz, çünkü o çok lineer bir biçimde yazılmıştır. Kendi tarihinizi/geçmişinizi de (kenara atabilirsiniz). Geriye bakıyor ve diyorsunuz ki, “Sen ne söylüyorsun, Adamus, benim çok açıkça tanımlanmış bir geçmişim var, en azından bu yaşamımda.” Hiç de değil. Diyorsunuz ki, “Ama Adamus, işte tüm fotoğraflarım burada. Sana doğduğum andan bugüne kadar olanları gösterebilirim, geçmişim gayet açık tanımlanmış bir halde.” Siz kendi tarihinizin, kendi geçmişinizin yalnızca bir dilimini görüyorsunuz. Olan şuydu, geçmişinizin potansiyelleri kilit altındaydı. Onlar saklıydı, çok, çok akıllıca saklanmışlardı, böylece bir zamanlar sahip olduğunuz gerçek kimlik yerine, şimdiki kişi olduğunuzu düşünecektiniz. Siz onları kilit altına aldınız, başkalarının kilit altına almasına izin verdiniz, ve kendinizi çok dar bir spektrumda tanımladınız. Ama bu hiç de kim olduğunuz değildir. Geçmişe gidip onun potansiyellerinin ve onun, sizin deyiminizle, alternatif gerçekliklerinin kilidini açmak – ki bunlar hiç de alternatif değildir, çünkü gerçekten var oldular; siz yalnızca onları görmezden gelmeyi seçmiştiniz – ama geçmişe…

Ustalık konusu

Bir önceki konuda aklıma gelen pasajı buldum:  Bireyselleşmiş olan ruh, oyuna tekrar döndüğünde (yeni bir bedende can bulduğunda) çok önemli bir kaza olmazsa artık bu konumunu hep devam ettirecek demektir. Taa ki “usta” oluncaya kadar.  Dünya oyununda öğrenci ile oyuncu arasında ne gibi farklar var?  Bu farkları yazmaya zahmet etmeyeceğim. Kısaca, öğrenci kendini usta sanır, oyuncu ise bi bok olmadığını bilir; fakat olma ümidindedir diyebilirim. Usta ise ümidini bile kaybetmiş olandır. Çünkü ümidin en büyük engel olduğunu bilir.  Go oyununda usta olmak için oyuna kendinden bir şeyler koymak gerekirmiş. Yani artık önceden hazırlanmış göze hoş gelen şekilleri kendince değiştirebilen, tesuji yapabilen, usta sınıfına giriyor. Usta artık, oyun atlamaya adaydır tabii belli zamanlarda gelen asansörü yine de bekleyecek. Yani hasat ya da kıyameti. Ustalığında kendi içinde dereceleri var. Zaten her iki ucun arasında sayısız kademeler, kademelerin altında sayısız alt kademeler var. Eğer buna girecek olursak kendimizi kaybederiz. Size anlattığım her şeye, aslında gündelik hayatınızın içinde ve belki bir günde yüzlerce kez şahit oluyorsunuz. Örneğin, öğrenci-oyuncu-usta sınıflaması için olimpiyat oyunlarını bir gözden geçirin. Olimpiyat için milyonlarca insan hazırlanmaya başlar; ama yalnızca bir tanesi madalya alır. Altın madalyalı bir sporcunun ne zaman gezgin olduğunu, nasıl alt oyunların etkisine kapılabildiğini ve nasıl derecesinden düştüğünü,…

Yeni Enerjiyi Keşfetmek
YENİ DÜNYA / 03 Ekim 2009

Ustalık(Yüksek lisans) eğitimi-1’den alıntı: Yeni Enerji burada. Önceki Şaudlarmızda uzun uzadıya ondan söz ettik. O burada, o, Yuva’nın dışında yaratılmış olan, sizin tarafınızdan yaratılmış olan bir enerjidir. Onun fizik (kuralları) ve özellikleri, çalışmaya alışık olduğunuz titreşimsel enerjiden belirgin bir biçimde farklıdır. Bu, yaşamınızdan titreşimsel enerjiyi tümüyle bertaraf edeceğiz demek değildir – hiç değildir. Biz, Yeni Enerji denen şeyi bütünleştirmeye başlayacağız. Açıkçası, ne ben Adamus, ne Tobias, ne de Yükselmiş Üstatların herhangi biri, onun nasıl çalıştığını tam olarak bilmiyoruz. Bazı kuramlara sahibiz. Bir fikrimiz var, özellikle de Dünya üzerinde son zamanlarda yaşamış olanlarımızın. Onun yaşamınızda nasıl iş göreceğine ilişkin bazı genel fikirlere sahibiz. Biz sizinle, Yeni Enerjiyi nasıl getirebileceğinizi anlamanız konusunda çalışacağız. Bu, zaman zaman, belki, zorlayıcı, kafa karıştırıcı olabilir, çünkü Yeni Enerji hakkında bildiğimiz bir şey varsa, o da onun, Eski Enerji gibi kendine şablonlar ya da kalıplar oluşturmadığıdır. Eski Enerji sanki tek bir iz üzerinde gider. Kendini tekrar ve tekrar ve tekrar yineleme eğilimindedir, taa ki büyük bir dışsal kuvvet ya da uyarıcı onu kendi eski kalıbından dışarı atana kadar. Birçoğunuz yaşamının şu son yıllarında bundan geçti, Eski Enerjinin o eski kalıbından çıkmaya çalıştı. Böylece, gelmekte olan, sizin tarafınızdan yaratılmış olan bu bir tür aşıyı, ama sizi Eski Enerjinin…